16 Ocak tarihinde Erenler ilçesi Kayalarreşitbey Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, E.Y.Ö. isimli vatandaşın evinden 35 bin dolar ve 20 bin TL olmak üzere yaklaşık 475 bin TL değerinde nakit para ile bazı eşyalar çalındı. Konununun haber verilmesi üzerine harekete geçen jandarma ekiplerince olayın faillerinin A.C.H. (20), S.S.Ç. (17), A.B. (17) ve M.N. (17) isimli şahıslar olduğunu tespit edildi. Görevli Ekiplerce yakalanan şüphelilerden A.C.H. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğer iki şüpheli ise serbest bırakıldı. Şüphelilerden ele geçirilen 400 dolar ve çalıntı eşyalar sahibine teslim edilirken, bahse konu olayda adı geçen ve yakalanan Y.T. (38)’de tutuklanarak cezaevine gönderildi.
adli olaylar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adli olaylar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ocak 2022 Perşembe
25 Mayıs 2014 Pazar
Köprüden atlayan ile aynı isimli kızı çıldırttılar.
Çok meraklı millet olduğumuz kadar bir o kadarda patavatsız yaratılmışız.Gün içinde bir kadının boğaz köprüsünden çıplak olarak atlayıp intihar ettiği haberi haber sitelerinde yer almıştı.Bir kısım işgüzarlar yememiş içmemiş araştırıp aynı isimli 17 yaşındaki bir kızcağıza musallat olmuşlar.
İşte o yazışmalar:
niye atliyosun hadi atliyosun niye soyunuksun hadi soyunuksun niye köprü hadi körüdesin niye götünü arabalara çeviriyosun hadi çeviriyosun devamı gelecek :d
olm sen şans eseri mi doğdun? hani seni beklemiyolardı da babanın sarhoş anına mı denk geldin? atlayan ben değilim 35 yaşında bi kadın, ben 17 yaşındayım ayrıca atlayan kişi ben olmasam bile bu yaptığınız saygısızlık, biraz beyin ya..biraz...
27 dakika önce
ankaraya yeni köprü yapılıyomuş haberin var mı ? sizi bana sırayla mı gönderiyolar? 32 dakika önce
Götündeki dövmeye 3 posta addirdim burcu LA BEN ANKARA'DA YAŞIYORUM İNTİHAR FELAN DA ETMEDİM Bİ SİKTİRİN GİDİN YETER! yaklaşık 2 saat önce
neden soyunarak intihar ettiniz? Hay ebenizi ya yaklaşık 2 saat önce
Suya düşmen kaç saniye sürdü ? Senin beynin kadar küçük bir süreydi yurdum insanı...BEN O KADIN DEĞİLİM. yaklaşık 2 saat önce
neden çıplak atladın La mal mısın ben ANKARA'da yaşıyorum ne işim var köprüde yaklaşık 2 saat önce
ne kadar işsiz var türkiyede Aynen yaklaşık 2 saat önce
biz çok meraklı milletiz yaaa... intihar edeni ararken burda buldum kendimi O da iyimiş yaklaşık 2 saat önce
Köprüden atlayanı ararken seni buldum Ülkede bi tane burcu namlı vardı zaten o da boğazdan atladı....gerçekten çok zekisiniz.... yaklaşık 3 saat önce
Hacı atlamadıysan da atlamış kadar oldun AYNEN yaklaşık 3 saat önce
intihar eden kız sen misin Ya evet intihar ettim sonra da ask.fm açtım zaten 35 yaşındayım ya yaklaşık 3 saat önce
yasin kac 17 yaklaşık 3 saat önce
qnq su serin mi Tam kararında :D yaklaşık 5 saat önce
unlu oldun :D Ya sormaa yaklaşık 5 saat önce
burcu? ? yaklaşık 5 saat önce
burcu sana bişrey sorcaktım Evet? yaklaşık 5 saat önce
köprüden atlayan burcu namlı sen misin? 35 yaşında gibi mi görünüyorum? yaklaşık 5 saat önce
yaşıyo musun? La bak insana zorla küfür ettirtiyosunuz yaklaşık 6 saat önce
sen mi atladın :( atladın derken? yaklaşık 7 saat önce
İşte o yazışmalar:
niye atliyosun hadi atliyosun niye soyunuksun hadi soyunuksun niye köprü hadi körüdesin niye götünü arabalara çeviriyosun hadi çeviriyosun devamı gelecek :d
olm sen şans eseri mi doğdun? hani seni beklemiyolardı da babanın sarhoş anına mı denk geldin? atlayan ben değilim 35 yaşında bi kadın, ben 17 yaşındayım ayrıca atlayan kişi ben olmasam bile bu yaptığınız saygısızlık, biraz beyin ya..biraz...
27 dakika önce
ankaraya yeni köprü yapılıyomuş haberin var mı ? sizi bana sırayla mı gönderiyolar? 32 dakika önce
Götündeki dövmeye 3 posta addirdim burcu LA BEN ANKARA'DA YAŞIYORUM İNTİHAR FELAN DA ETMEDİM Bİ SİKTİRİN GİDİN YETER! yaklaşık 2 saat önce
neden soyunarak intihar ettiniz? Hay ebenizi ya yaklaşık 2 saat önce
Suya düşmen kaç saniye sürdü ? Senin beynin kadar küçük bir süreydi yurdum insanı...BEN O KADIN DEĞİLİM. yaklaşık 2 saat önce
neden çıplak atladın La mal mısın ben ANKARA'da yaşıyorum ne işim var köprüde yaklaşık 2 saat önce
ne kadar işsiz var türkiyede Aynen yaklaşık 2 saat önce
biz çok meraklı milletiz yaaa... intihar edeni ararken burda buldum kendimi O da iyimiş yaklaşık 2 saat önce
Köprüden atlayanı ararken seni buldum Ülkede bi tane burcu namlı vardı zaten o da boğazdan atladı....gerçekten çok zekisiniz.... yaklaşık 3 saat önce
Hacı atlamadıysan da atlamış kadar oldun AYNEN yaklaşık 3 saat önce
intihar eden kız sen misin Ya evet intihar ettim sonra da ask.fm açtım zaten 35 yaşındayım ya yaklaşık 3 saat önce
yasin kac 17 yaklaşık 3 saat önce
qnq su serin mi Tam kararında :D yaklaşık 5 saat önce
unlu oldun :D Ya sormaa yaklaşık 5 saat önce
burcu? ? yaklaşık 5 saat önce
burcu sana bişrey sorcaktım Evet? yaklaşık 5 saat önce
köprüden atlayan burcu namlı sen misin? 35 yaşında gibi mi görünüyorum? yaklaşık 5 saat önce
yaşıyo musun? La bak insana zorla küfür ettirtiyosunuz yaklaşık 6 saat önce
sen mi atladın :( atladın derken? yaklaşık 7 saat önce
24 Mayıs 2014 Cumartesi
by kralgaste
"Ayhan Yılmaz gaz fişeği ile vuruldu" iddiası.
"Ayhan Yılmaz gaz fişeği ile vuruldu"
Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ve kimliği dün akşam saatlerinde belirlenen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeği ile vurulduğuı öne sürüldü.
Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ikinci kişinin kimliğinin 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.
Uğur Kurt isimli gencin polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından çıkan olaylarda hayatını kaybeden ancak kimliği belirlenemeyen kişinin 1972 Giresun doğumlu 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.
GÖZÜNDEN ŞARAPNEL PARÇASI ÇIKTI
Çıkan olaylarda atılan el bombasının patlaması sonucu ağır yaralandığı iddia edilen kişi bugün hayatını kaybetti. Sağ gözünden şarapnel parçası çıkarılan ve beyin kanaması geçiren kişinin üzerinden sadece bir çakmak çıkmıştı.
AF ÖRGÜTÜ: AYHAN YILMAZ GAZ FİŞEĞİ İLE VURULDU
Uluslararası Af Örgütü, Okmeydanı’nda polis tarafında vurulduğu iddia edilen Uğur Kurt ve Ayhan Yılmaz’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yaptı.
Açıklamada el yapımı bir patlayıcıdan çıkan şarapnel parçasınin kafasına gelmesi sonucu ağır yaralandığı belirtilen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeğinde yaralandığı öne sürülerek, "ilk raporlara göre bir kişi sağ gözünden gaz yaşartıcı gaz fişeği ile vuruldu. Hastaneye kaldırıldı fakat aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti" denildi.
Gezi Parkı eylemlerinden bu yana polisin aşırı şiddet kullanımına vurgu yapılan açıklamada “Okmeydanı'ndaki iki ölüm, Türkiye'nin gösterilerde sürekli olarak aşırı güç kullandığı bir dönemin ardından gerçekleşti. Haziran 2013'ten bu yana hak ihlali niteliğindeki güç kullanımı yüzünden dört kişi doğrudan olay yerinde öldü. Yetkililerin polisin gerçekleştirdiği hak ihlalleri ile ilgili derhal ve etkili bir soruşturma başlatma konusundaki başarısızlığı halkın artan öfkesini körükledi” ifadesi kullanıldı.
Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ve kimliği dün akşam saatlerinde belirlenen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeği ile vurulduğuı öne sürüldü.
Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ikinci kişinin kimliğinin 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.
Uğur Kurt isimli gencin polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından çıkan olaylarda hayatını kaybeden ancak kimliği belirlenemeyen kişinin 1972 Giresun doğumlu 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.
GÖZÜNDEN ŞARAPNEL PARÇASI ÇIKTI
Çıkan olaylarda atılan el bombasının patlaması sonucu ağır yaralandığı iddia edilen kişi bugün hayatını kaybetti. Sağ gözünden şarapnel parçası çıkarılan ve beyin kanaması geçiren kişinin üzerinden sadece bir çakmak çıkmıştı.
AF ÖRGÜTÜ: AYHAN YILMAZ GAZ FİŞEĞİ İLE VURULDU
Uluslararası Af Örgütü, Okmeydanı’nda polis tarafında vurulduğu iddia edilen Uğur Kurt ve Ayhan Yılmaz’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yaptı.
Açıklamada el yapımı bir patlayıcıdan çıkan şarapnel parçasınin kafasına gelmesi sonucu ağır yaralandığı belirtilen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeğinde yaralandığı öne sürülerek, "ilk raporlara göre bir kişi sağ gözünden gaz yaşartıcı gaz fişeği ile vuruldu. Hastaneye kaldırıldı fakat aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti" denildi.
Gezi Parkı eylemlerinden bu yana polisin aşırı şiddet kullanımına vurgu yapılan açıklamada “Okmeydanı'ndaki iki ölüm, Türkiye'nin gösterilerde sürekli olarak aşırı güç kullandığı bir dönemin ardından gerçekleşti. Haziran 2013'ten bu yana hak ihlali niteliğindeki güç kullanımı yüzünden dört kişi doğrudan olay yerinde öldü. Yetkililerin polisin gerçekleştirdiği hak ihlalleri ile ilgili derhal ve etkili bir soruşturma başlatma konusundaki başarısızlığı halkın artan öfkesini körükledi” ifadesi kullanıldı.
22 Mayıs 2014 Perşembe
by kralgaste
17 yaşındaki kıza aile boyu tecavüz etmişler.
DİYARBAKIR’DA köyde ailesiyle yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden olay tarihinde 17 yaşında olan Z.K., savcılığa şikayette bulundu.
Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.
K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.
TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.
ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.
Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.
K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.
TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.
ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.
Okmeydanında polis taşeron işçi'yi başından vurdu.
Uğur Kurt olaylar esnasında gerçek silah mermisi ile vuruldu. Kurt'u vuran merminin polisin silahından çıktığı iddia edildi.
Okmeydanı’nda bugün yaşanan olaylarda Beyoğlu Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışan Uğur Kurt başından vurularak ağır yaralandı. Okmeydanı SSK Hastanesine kaldırılan Uğur Kurt’un hayati tehlikesi hala devam ediyor.
Uğur Kurt olaylar esnasında gerçek silah mermisi ile vuruldu. Yaşanan bu gelişmeden sonra gün boyu silahın polis tarafından ateşlenip ateşlenmediği tartışıldı. Ortaya çıkan görüntülerde ise olaylar sırasında polis olduğu iddia edilen bir kişinin silahını beline yerleştirdiği görülüyor.
Görüntülerde yüzleri kapalı eylemcilerin polislere molotofla saldırdığı görülüyor. Grubun saldırısının ardından arka arakaya silah sesleri duyuluyor. Tam bu anlarda bir ayrıntı dikkat çekiyor. Akrep adlı aracın yanında polis olduğu iddia edilen bir kişi silahını beline koyuyor. Bu görüntü silahı ateşleyenin o polis mi olduğu sorularını akıllara getiriyor. Bir fotoğrafta da olay anında polislerin ellerindeki silahlar açık bir şekilde görülüyor.
Okmeydanı’nda bugün yaşanan olaylarda Beyoğlu Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışan Uğur Kurt başından vurularak ağır yaralandı. Okmeydanı SSK Hastanesine kaldırılan Uğur Kurt’un hayati tehlikesi hala devam ediyor.
Uğur Kurt olaylar esnasında gerçek silah mermisi ile vuruldu. Yaşanan bu gelişmeden sonra gün boyu silahın polis tarafından ateşlenip ateşlenmediği tartışıldı. Ortaya çıkan görüntülerde ise olaylar sırasında polis olduğu iddia edilen bir kişinin silahını beline yerleştirdiği görülüyor.
Görüntülerde yüzleri kapalı eylemcilerin polislere molotofla saldırdığı görülüyor. Grubun saldırısının ardından arka arakaya silah sesleri duyuluyor. Tam bu anlarda bir ayrıntı dikkat çekiyor. Akrep adlı aracın yanında polis olduğu iddia edilen bir kişi silahını beline koyuyor. Bu görüntü silahı ateşleyenin o polis mi olduğu sorularını akıllara getiriyor. Bir fotoğrafta da olay anında polislerin ellerindeki silahlar açık bir şekilde görülüyor.
19 Mayıs 2014 Pazartesi
Liseli Dilan 4 gündür kayıp
Mardin'in Midyat İlçesi'nde, geçen cuma sabahı okula gitmek üzere evden çıkan lise öğrencisi 16 yaşındaki Dilan Kuş'tan bir daha haber alınamadı.
Midyat’ın Akçakaya Mahallesi’nde oturan Behiye- Abdülkerim Kuş çiftinin 9 çocuğundan 6'ncısı olan Anadolu İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Lisesi öğrencisi Dilan Kuş, geçen cuma sabahı okula gitmek üzere evden çıktı. Liseli Dilan, akşam eve dönmedi. Kızlarının eve dönmemesi üzerine arama başlatan aile, Dilan'ın okul arkadaşları ve okul idaresine, kızlarının eve dönmediğini haberini verdi. Kızlarının o gün okula da gitmediğini öğrenen Kuş çifti daha sonra da polise giderek, kayıp başvurusu yaptı. Evlerinde gözleri yaşlı bir şekilde kızlarından gelecek müjdeli haberi bekleyen aile, yetkililerden çocuğunun bulunması için yardım istedi.
'ALLAH RIZASI İÇİN KIZIMI BULUN'
Ağlayarak kızının bulunmasının isteyen baba Abdülkerim Kuş, "Kızım sabah evden okula gitmek için çıktı ve bir daha kendisinden haber alamadık. Okul çıkışı eve gelmeyince kızımı aramaya başladık. Okul idaresinden kızımı sorunca, o gün derse girmediğini öğrendim. Onu kendi imkanlarımızla ilk olarak aradık, daha sonra polise başvuruda bulunduk. Kızım 4 gündür kayıp. Aramadığımız, sormadığımız hiçbir yer kalmadı. Ama kızımı bulamadık. Allah rızası için kızımın bulunması için yardım istiyorum. Kızımın evde hiç kimse ile bir sorunu yoktu. Onu bulanlar, görenler bize lütfen haber versin. Gözümüze uyku girmedi, huzurumuz kalmadı. Hayatından endişe ediyoruz. Bir keçi bile kaybolduğunda hemen bulunuyor, ama hala kızım ortalıkta yok" dedi.
Kızı Dilan'ın kaybolmasından bu yana bilgisayar başında kızının fotoğraflarına bakan ve bulunması için dua eden anne Behiye Kuş ise, "Herkesten yardım bekliyorum. Lütfen kızımı bulun ve eve gelsin. Onu çok özledik. Artık her kapıyı açan acaba o mudur diye hepimiz kapıya bakıyoruz. Kızım çok küçük. O bizim her şeyimiz. Onu görenler ve yerini bilenler, lütfen bize haber versin" diye konuştu.
Midyat’ın Akçakaya Mahallesi’nde oturan Behiye- Abdülkerim Kuş çiftinin 9 çocuğundan 6'ncısı olan Anadolu İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Lisesi öğrencisi Dilan Kuş, geçen cuma sabahı okula gitmek üzere evden çıktı. Liseli Dilan, akşam eve dönmedi. Kızlarının eve dönmemesi üzerine arama başlatan aile, Dilan'ın okul arkadaşları ve okul idaresine, kızlarının eve dönmediğini haberini verdi. Kızlarının o gün okula da gitmediğini öğrenen Kuş çifti daha sonra da polise giderek, kayıp başvurusu yaptı. Evlerinde gözleri yaşlı bir şekilde kızlarından gelecek müjdeli haberi bekleyen aile, yetkililerden çocuğunun bulunması için yardım istedi.
'ALLAH RIZASI İÇİN KIZIMI BULUN'
Ağlayarak kızının bulunmasının isteyen baba Abdülkerim Kuş, "Kızım sabah evden okula gitmek için çıktı ve bir daha kendisinden haber alamadık. Okul çıkışı eve gelmeyince kızımı aramaya başladık. Okul idaresinden kızımı sorunca, o gün derse girmediğini öğrendim. Onu kendi imkanlarımızla ilk olarak aradık, daha sonra polise başvuruda bulunduk. Kızım 4 gündür kayıp. Aramadığımız, sormadığımız hiçbir yer kalmadı. Ama kızımı bulamadık. Allah rızası için kızımın bulunması için yardım istiyorum. Kızımın evde hiç kimse ile bir sorunu yoktu. Onu bulanlar, görenler bize lütfen haber versin. Gözümüze uyku girmedi, huzurumuz kalmadı. Hayatından endişe ediyoruz. Bir keçi bile kaybolduğunda hemen bulunuyor, ama hala kızım ortalıkta yok" dedi.
Kızı Dilan'ın kaybolmasından bu yana bilgisayar başında kızının fotoğraflarına bakan ve bulunması için dua eden anne Behiye Kuş ise, "Herkesten yardım bekliyorum. Lütfen kızımı bulun ve eve gelsin. Onu çok özledik. Artık her kapıyı açan acaba o mudur diye hepimiz kapıya bakıyoruz. Kızım çok küçük. O bizim her şeyimiz. Onu görenler ve yerini bilenler, lütfen bize haber versin" diye konuştu.
Olmaz demeyin oldu burası Türkiye!
Korku emaresi görülmemiş!
İzmir'de 10 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından gözaltına alınmak istendiği ve korkudan altını ıslattığı şeklindeki haberlere ilişkin İzmir Valiliği'nden yazılı bir açıklama geldi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"13.05.2014 tarihinde Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen acı olayda hayatlarını kaybeden maden işçilerinin ölümünü protesto maksadıyla kentin değişik bölgelerinde kanunsuz eylemler düzenlenmiş, bu eylemlere katılanlara gerekli uyarılar yapılmış, eylemlerde şiddet kullanan, sokakları trafiğe kapatıp işyerlerine, bankalara ve kamu mallarına zarar vererek, tahribat yapanlara yönelik, müdahale ve gözaltı işlemi uygulanmıştır."
"UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI"
"Kent trafiği işlemez duruma gelmiş, güvenlik görevlilerince yolların trafiğe açılması için yapılan her müdahaleye taşlı sopalı, havai fişekli saldırılar gerçekleşmiştir. 16.05.2014 günü aynı gruplar Talatpaşa Bulvarı'nı dört yönden barikat oluşturarak trafiğe kapatmış ve yine trafiği açmak için yapılan polis müdahalesine taşlı, sopalı ve havai fişekli saldırılar olmuş, eylemci gruplar üzerlerine TOMA’larla kademeli ve artan oranda su sıkılmak sureti ile dağıtılmış, dağılmamakta ısrar edenlere yönelik gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu esnada söz konusu eylemlere iki gün boyunca sürekli katıldığı ve aktif rol aldığı gözlenen basın yayın organlarında bilgi ve görüntüleri aktarılan bahse konu çocuk başta olmak üzere yaşıtı diğer çocuklarla beraber zarar görmemesi ve yaralanmaması amacıyla eylemci grubun içerisinden uzaklaştırılmaya çalışılmış, medya organlarınca da bahse konu bu görüntüler yayınlanmıştır. Bu aşamada yapılan eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırılmasıdır ve burada gözaltı işlemi kesinlikle uygulanmamıştır."
''13 YAŞINDA''
Açıklamada, "17.05.2014 günü yapılan eylemlerde görülen ve aktif olarak olayların içerisinde yer aldığı anlaşılan çocuğun ve diğer küçük çocukların suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alınmış, bu çocuğun 2001 doğumlu (13 yaşında) A.K. olduğu, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğü, üç gündür evine gitmediğini çocuğun bizzat kendisinin beyan etmesine rağmen ailesi tarafından kayıp müracaatında bulunulmadığı tespit edilmiş, konu Nöbetçi Çocuk Savcısına aktarılmış, hakkında 2911 Sayılı Kanuna muhalefetten suça sürüklenen çocuk sıfatı ile işlem yapılması, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesi talimatı alınmış, alınan talimat gereğince 20.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmek üzere A.K. adlı çocuk annesine teslim edilmiştir."
Olay nasıl olmuştu:
10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istediler!
İzmir'de Soma protestosuna polis gece saatlerinde müdahale etti. Bu sırada yakınlarıyla eğlenmeye gelen 10 yaşındaki çocuğun da gözaltına alınmak istemesine çevredekiler tepki göstermişti.
Kentin en işlek caddesi Kıbrıs Şehitleri’ne yakınlarıyla eğlenmeye geldiği öğrenilen 10 yaşlarındaki bir çocuğun gözaltına alınmaya çalışılmasına, çevredekiler tepki gösterdi. Diğer polislerin de araya girmesiyle çocuk, kısa sürede bırakıldı.
İzmir'de 10 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından gözaltına alınmak istendiği ve korkudan altını ıslattığı şeklindeki haberlere ilişkin İzmir Valiliği'nden yazılı bir açıklama geldi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"13.05.2014 tarihinde Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen acı olayda hayatlarını kaybeden maden işçilerinin ölümünü protesto maksadıyla kentin değişik bölgelerinde kanunsuz eylemler düzenlenmiş, bu eylemlere katılanlara gerekli uyarılar yapılmış, eylemlerde şiddet kullanan, sokakları trafiğe kapatıp işyerlerine, bankalara ve kamu mallarına zarar vererek, tahribat yapanlara yönelik, müdahale ve gözaltı işlemi uygulanmıştır."
"UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI"
"Kent trafiği işlemez duruma gelmiş, güvenlik görevlilerince yolların trafiğe açılması için yapılan her müdahaleye taşlı sopalı, havai fişekli saldırılar gerçekleşmiştir. 16.05.2014 günü aynı gruplar Talatpaşa Bulvarı'nı dört yönden barikat oluşturarak trafiğe kapatmış ve yine trafiği açmak için yapılan polis müdahalesine taşlı, sopalı ve havai fişekli saldırılar olmuş, eylemci gruplar üzerlerine TOMA’larla kademeli ve artan oranda su sıkılmak sureti ile dağıtılmış, dağılmamakta ısrar edenlere yönelik gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu esnada söz konusu eylemlere iki gün boyunca sürekli katıldığı ve aktif rol aldığı gözlenen basın yayın organlarında bilgi ve görüntüleri aktarılan bahse konu çocuk başta olmak üzere yaşıtı diğer çocuklarla beraber zarar görmemesi ve yaralanmaması amacıyla eylemci grubun içerisinden uzaklaştırılmaya çalışılmış, medya organlarınca da bahse konu bu görüntüler yayınlanmıştır. Bu aşamada yapılan eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırılmasıdır ve burada gözaltı işlemi kesinlikle uygulanmamıştır."
''13 YAŞINDA''
Açıklamada, "17.05.2014 günü yapılan eylemlerde görülen ve aktif olarak olayların içerisinde yer aldığı anlaşılan çocuğun ve diğer küçük çocukların suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alınmış, bu çocuğun 2001 doğumlu (13 yaşında) A.K. olduğu, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğü, üç gündür evine gitmediğini çocuğun bizzat kendisinin beyan etmesine rağmen ailesi tarafından kayıp müracaatında bulunulmadığı tespit edilmiş, konu Nöbetçi Çocuk Savcısına aktarılmış, hakkında 2911 Sayılı Kanuna muhalefetten suça sürüklenen çocuk sıfatı ile işlem yapılması, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesi talimatı alınmış, alınan talimat gereğince 20.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmek üzere A.K. adlı çocuk annesine teslim edilmiştir."
Olay nasıl olmuştu:
10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istediler!
İzmir'de Soma protestosuna polis gece saatlerinde müdahale etti. Bu sırada yakınlarıyla eğlenmeye gelen 10 yaşındaki çocuğun da gözaltına alınmak istemesine çevredekiler tepki göstermişti.
Kentin en işlek caddesi Kıbrıs Şehitleri’ne yakınlarıyla eğlenmeye geldiği öğrenilen 10 yaşlarındaki bir çocuğun gözaltına alınmaya çalışılmasına, çevredekiler tepki gösterdi. Diğer polislerin de araya girmesiyle çocuk, kısa sürede bırakıldı.
16 Mayıs 2014 Cuma
Soma faciasını soruşturacak savcı Akp il başkanı adayı çıktı!
Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 284 kişinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmada çarpıcı ayrıntı. Savcı Ömer Türken AKP il başkan adayı çıktı.
Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 284 kişinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmada görevlendirilen savcı Ömer Türken’in daha AKP’den il başkan adayı olduğu ortaya çıktı.
Soma’daki kömür ocağında meydana gelen faciayı araştırın savcılardan biride Ömer Türken. Daha önce avukat olan Türken, savcılık sınavı kazanarak 2012 yılında Akhisar Cumhuriyet Savcılığı görevine atandı.
Bilecikli olan Ömer Türken uzun süre İstanbul’da avukatlık yaptı. Bir süre İstanbul Bilecikliler Derneği Başkanlığı görevini yürüten Ömer Türken, 2009 yılında AKP Bilecik il kongresinde başkan adayı oldu.
Ancak seçimi, Ömer Türken’in rakibi Ramazan Kurtulmuş 28 oy farkla kazandı. Türken, 2010 yılında başkanın AKPli olduğu Bilecik Belediyesi’nde avukat olarak göreve başladı. 2 yıla yakın belediye avukatlığı görevini sürdüren Ömer Türken, girdiği savcılık sınavlarını kazanarak 2012 yılında Soma Cumhuriyet Savcılığına atandı.
Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 284 kişinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmada görevlendirilen savcı Ömer Türken’in daha AKP’den il başkan adayı olduğu ortaya çıktı.
Soma’daki kömür ocağında meydana gelen faciayı araştırın savcılardan biride Ömer Türken. Daha önce avukat olan Türken, savcılık sınavı kazanarak 2012 yılında Akhisar Cumhuriyet Savcılığı görevine atandı.
Bilecikli olan Ömer Türken uzun süre İstanbul’da avukatlık yaptı. Bir süre İstanbul Bilecikliler Derneği Başkanlığı görevini yürüten Ömer Türken, 2009 yılında AKP Bilecik il kongresinde başkan adayı oldu.
Ancak seçimi, Ömer Türken’in rakibi Ramazan Kurtulmuş 28 oy farkla kazandı. Türken, 2010 yılında başkanın AKPli olduğu Bilecik Belediyesi’nde avukat olarak göreve başladı. 2 yıla yakın belediye avukatlığı görevini sürdüren Ömer Türken, girdiği savcılık sınavlarını kazanarak 2012 yılında Soma Cumhuriyet Savcılığına atandı.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
by kralgaste
Üç yaşındaki kıza tecavüz etti.İyi hal indiriminden yararlandı.
Esenyurt’ta 3 yaşındaki küçük kız çocuğuna tecavüz ederken yakalanan Soner Aydın’a, mahkeme üst sınırdan 15 yıl ceza vermesi gerekirken, iyi halden ‘2 yıl 4 ay’ ceza ceza verdi.
Esenyurt’ta 2012 yılında meydana gelen olayda; Soner Aydın (32) dondurma alarak kandırdığı 3 yaşındaki S.B’yi ve 5 yaşındaki kardeşi T.B.’yi bir parka götürdü. Daha sonra T.B.’yi bir şekilde kandırarak yanlarından uzaklaştıran Soner Aydın, S.B.’yi parkın ücra bir yerine götürerek tecavüz etti. Çevredekilerin ihbarıyla polis, Soner Aydın’ı suçüstü yakaladı.
Çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen S.A. savunmasında, ‘Alkollüydüm. Evet, dondurma aldım ama tecavüz etmedim. Herkes bana iftira atıyor’ dedi. Yaklaşık iki yıldır devam eden davada sanığı suçüstü yakalayan polisler mahkemede tanık olarak dinlendi. Polisler sanığın tecavüz fiilinde bulunduğuna tanık olduklarını aktardılar. Adli Tıp Kurumu da mağdur S.B.’nin ruh sağlığının ağır şekilde bozulduğuna dair rapor verdi. Sanık Soner Aydın’ın savunması için İstanbul Barosu tarafından atanan 3 avukat da reddetti. Sanığın savunmasını yapacak bir avukat bulunmadığı için mahkemenin kararı alması bir ay kadar gecikti. Daha sonra kararın alınabilmesi için baro tarafından görevlendirilen bir avukat karar duruşmasına katıldı. Ancak savunma yapmadı.
Sanık Soner Aydın, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan, Türk Ceza Kanunu’nun 103/2 ve 106/6 maddeleri gereği üst sınır olan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme sanık Soner Aydın’ın cezasını, cezaevinde kaldığı süre ve ‘duruşmadaki iyi halini’ göz önünde bulundurup 12 yıl 6 aya indirdi. İnfaz yasasına göre de bu cezanın 3/2’sini yatacağı için cezası 8 yıl 4 aya düşecek. 2 yıldır tutuklu olduğu içinde sanık Aydın 6 yıl sonra serbest kalacak. Yaşanan olayın ardından çocuklarının ruh sağlığının ağır şekilde bozulduğunu belirten aile çocuklarının olayı unutmasına iyi gelir umuduyla İstanbul’u terk etmeyi planlıyor.
VATAN’a konuşan mağdur S.B.’nin avukatı Erdem Canan ise duruşmaların yeniden görülüp S.B.’nin daha fazla zarar görmemesi için karara itiraz etmeyeceklerini açıkladı.
Yeni tasarıda iyi hal indirimi yok
Adalet Bakanlığının tecavüz suçları ile ilgili hazırladığı yasaya göre çocuğa karşı işlenen tecavüz suçunun üst sınırı 15 yıldan 20 yıla çıkarılırken tecavüzcülere iyi hal indirimi uygulanmayacak. Mağdurdan da rapor istenmeyecek. Bu suç yeni yasadan önce işlendiği içinde bu davada yeni hükümler etkili olmayacak.
Esenyurt’ta 2012 yılında meydana gelen olayda; Soner Aydın (32) dondurma alarak kandırdığı 3 yaşındaki S.B’yi ve 5 yaşındaki kardeşi T.B.’yi bir parka götürdü. Daha sonra T.B.’yi bir şekilde kandırarak yanlarından uzaklaştıran Soner Aydın, S.B.’yi parkın ücra bir yerine götürerek tecavüz etti. Çevredekilerin ihbarıyla polis, Soner Aydın’ı suçüstü yakaladı.
Çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen S.A. savunmasında, ‘Alkollüydüm. Evet, dondurma aldım ama tecavüz etmedim. Herkes bana iftira atıyor’ dedi. Yaklaşık iki yıldır devam eden davada sanığı suçüstü yakalayan polisler mahkemede tanık olarak dinlendi. Polisler sanığın tecavüz fiilinde bulunduğuna tanık olduklarını aktardılar. Adli Tıp Kurumu da mağdur S.B.’nin ruh sağlığının ağır şekilde bozulduğuna dair rapor verdi. Sanık Soner Aydın’ın savunması için İstanbul Barosu tarafından atanan 3 avukat da reddetti. Sanığın savunmasını yapacak bir avukat bulunmadığı için mahkemenin kararı alması bir ay kadar gecikti. Daha sonra kararın alınabilmesi için baro tarafından görevlendirilen bir avukat karar duruşmasına katıldı. Ancak savunma yapmadı.
Sanık Soner Aydın, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan, Türk Ceza Kanunu’nun 103/2 ve 106/6 maddeleri gereği üst sınır olan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme sanık Soner Aydın’ın cezasını, cezaevinde kaldığı süre ve ‘duruşmadaki iyi halini’ göz önünde bulundurup 12 yıl 6 aya indirdi. İnfaz yasasına göre de bu cezanın 3/2’sini yatacağı için cezası 8 yıl 4 aya düşecek. 2 yıldır tutuklu olduğu içinde sanık Aydın 6 yıl sonra serbest kalacak. Yaşanan olayın ardından çocuklarının ruh sağlığının ağır şekilde bozulduğunu belirten aile çocuklarının olayı unutmasına iyi gelir umuduyla İstanbul’u terk etmeyi planlıyor.
VATAN’a konuşan mağdur S.B.’nin avukatı Erdem Canan ise duruşmaların yeniden görülüp S.B.’nin daha fazla zarar görmemesi için karara itiraz etmeyeceklerini açıkladı.
Yeni tasarıda iyi hal indirimi yok
Adalet Bakanlığının tecavüz suçları ile ilgili hazırladığı yasaya göre çocuğa karşı işlenen tecavüz suçunun üst sınırı 15 yıldan 20 yıla çıkarılırken tecavüzcülere iyi hal indirimi uygulanmayacak. Mağdurdan da rapor istenmeyecek. Bu suç yeni yasadan önce işlendiği içinde bu davada yeni hükümler etkili olmayacak.
13 Mayıs 2014 Salı
Mustafa İslamoğlu erkek çocuğuna tecavüzden ceza aldı mı?
Dinci kesim içerisinde önemli yer tutan bir isim var. Onun adı: Mustafa İslamoğlu. İslamoğlu"nun başını çektiği "Akabe Grubu" olarak bilinen büyük bir cemaati var. Hilal TV"nin sahibi olan Mustafa İslamoğlu Vakit ve Yeni Şafak Gazeteleri"nde köşe yazarlığı yapmasıyla bilindi, tanındı.
İslamoğlu; Vakit"te Arif Çevikel, Yeni Şafak"ta Sami Hocaoğlu müstear isimlerini kullandı. Son dönemde Gülen Cemaati ile de yakınlaşan İslamoğlu, geçtiğimiz Haziran ayında ABD"ye yaptığı seyahatte Fethullah Gülen"i ziyaret etti. İslamoğlu, son dönemde orduya karşı atılan adımlara verdiği destekle de biliniyor. İslamoğlu"nun Akabe Vakfı ve Hilal TV"si sık sık Taraf"a reklam veriyor.
İslamoğlu"nun sırrı
Mustafa İslamoğlu"nun İslamcı kesim içinde herkesin bildiği ama "kol kırılır yen içinde kalır" diyerek saklanan bir sırrı var. O sırrı bir Müslüman dergi açıkladı. O dergi İBDA düşüncesine yakınlığıyla bilinen Baran dergisi. Baran dergisi ilk olarak 28. sayısında olayı gündeme getirdi. Habere göre Mustafa İslamoğlu"nun 1981 yılında hakkında kesinleşmiş bir hapis cezası vardı. Bu cezanın nedeni İslamoğlu"nun küçük bir erkek çocuğuna tecavüz etmesiydi.
Çocuk emanet ediliyor
Yıl 1980"¦ İslamoğlu"nun Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü"nde öğrenci olduğu günler...Aslen Kayserili ancak Ankara"da yaşayan ve Mustafa İslamoğlu ile tanışan M.D. isimli şahıs, İslamoğlu"ndan oğlu T.D"ye dini konularda ders vermesini istedi. İslamoğlu"nun teklifi kabul etmesi üzerine M.D. oğlu T.D."yi Kayseri"de yaşayan babaannesine bıraktı. T.D. geceleri babaannesinde kalırken, gündüzleri İslamoğlu"ndan dini konularda dersler aldı.
Tecavüze uğruyor
Ve bir gün...
T.D"nin babası M.D. Ramazan Bayramı nedeniyle Kayseri"nin Develi ilçesine geldiğinde oğlunu rengi sararmış ve dudakları morarmış gördü. Oğluna ne olduğunu sordu. Oğlu "rahatsızım" cevabını verdi. Ancak çocuğun amcaları T.D"yi sıkıştırdığında acı gerçek ortaya çıktı. Devamını Baran dergisinin 28. sayısında yayınladığı dava dosyasından okuyalım: "Kendisinden daha samimi davranan amcaları Sami ile Mevlüt"ün mağduru sonradan konuşturmaları üzerine olayı onlardan işittiğini, bunların aktarmasına göre sanığın mağduru dudaklarından öptüğünü, penisini kıçını oynayıp karıştırdığını, banyoda yıkadığını hatta arkadan ırzına geçtiğini duyduğunu olayın ortaya çıkmasından sonra aslen Develili olan ancak Ankara"da avukatlık yapan her iki tarafın yakın aile dostu Mehmet Boyvada Develioğlu isimli bir şahsın olayın gerçek içyüzü hakkında bilgi toplamak ve değerlendirme yapmak için tarafların yakınlarından oluşan bir aile meclisinde olay ile konunun tartışıldığını, sanığın yakınlarının onun bu suçu işlemiş olabileceği kanısına vardıklarını bildirerek sanıktan şikayetçi olduğunu söylemiştir."
Polis ifadesi
Tecavüze uğrayan T.D. ise polise verdiği 13 Ağustos 1980 tarihli ifadesinde şunları anlatıyordu: "Yanında Kuran kursu eğitimi gördüğü sanığın (Mustafa İslamoğlu) kendisini zaman zaman sıkıştırıp dudaklarından öptüğünü, önüne tutup ayıp hareketler yaptığını, hatta bir gün ablasının evinde banyoya sokarak kendisini yıkadığını, ordan dışarı çıkıp somyanın üzerine yatırınca da pantolonunu ve külotunu çıkartdığını, yüzü koyun yatırarak anüsüne bir şeyler sürttüğünü sonra bir ara kan gördüğünü"¦"
Şikayet daha sonra Adli Tıp Kurumu"na yansıdı. Adli tıp uzmanı Dr. Şahin Türkboyları tarafından düzenlenen ilk raporda: mağdurun anüs mukazasında eritem eve ekimoz tesbit edildiği, anüse küt cisimle bir darbe yapıldığı tespit edildi ve İslamoğlu"nun T.D."ye tecavüzü kanıtlandı.
Ülkücülerin iftirası
İslamoğlu ise verdiği ifadede ailenin "ülkücü" görüşe sahip olduğunu, kendisinin "Akıncı" görüşe sahip olması sebebiyle iftiraya maruz kaldığını söyledi.
Mahkeme şahitlerin beyanları, Adli Tıp raporu ve mağdurun ifadesi doğrultusunda İslamoğlu"nu TCK"nın 414/1 maddesin göre cezalandırdı. Adli Tıp raporuna göre İslamoğlu çocuğa tam olarak tecavüz edememişti. Cinsel birleşme tam olarak gerçekleşmemişti. Mahkeme ırza geçmeye teşebbüs suçundan 2 buçuk sene ceza verdi.
TC Develi Ağır Ceza Mahkemesi"nin 1980 / 77 esas nolu, 1981 / 63 karar nolu davasına Mahkeme Başkanı 19030 sicil nolu Metin Yüksel"in kararına göre İslamoğlu"nun cezası kesinleşti.
Babası "sapık" dedi
Baran dergisi olayın peşini hiç bırakmadı. 35. sayısında Mustafa İslamoğlu"nun babası Ahmet İslamoğlu"nun oğlu hakkında Ali Eren Hoca"ya yazdığı mektubu yayınladı. Mektupta İslamoğlu"nun babası "Muhterem Hocam Mustafa"nın dâl (sapık) ve mudilliği (saptırıcılık), baba olarak bizi çok huzursuz etmektedir. Salahına dua etmekteyiz. Sizlerden de ıslahına dua istirham etmekteyiz" diyordu. Babası Mustafa İslamoğlu ile ilişkisini kesmişti.
Baran dergisi 98. sayısında ise mahkemenin verdiği kararın resmi evraklarını yayınladı.
Konu üzerine konuştuğumuz haberi yapan muhabir Aydın Alkan ise Odatv"ye bu konuyu neden haberleştirdiklerini anlattı. Alkan açıklamasında İslamoğlu"nun çalışmalarının İslami kesime zarar verdiğini, bu tür insanların sapkınlıklarını bu nedenle deşifre ettiklerini anlattı. Alkan, son dönemde rantçı, sapkın eğilimlerin İslamcı kesimde artmasından rahatsızlığını dile getirdi. Alkan, kendilerinin bu kesimlerden ayrışmaya çalıştıklarını, bu nedenle "bizdendir" diyerek kimseyi kollamadıklarını anlattı.
Odatv"yi de eleştiren Alkan, "dinci, İslamcı, Müslüman" diyerek anılan kesimin bir bütünlük oluşturmadığını, içinde her akımda olduğu gibi çürük elmaların bulunduğunu, samimi Müslümanlar"ın İslamoğlu ile bir tutulmamasını rica etti. Alkan, her fikir akımının kendi içinde bu tür eğilimlerle mücadele etmesini önerdi.
İşte Baran"ın "kol kırılır yeni içinde kalır" düşüncesini gütmeyerek, 98. sayısında yayınladığı o belge:
İslamoğlu; Vakit"te Arif Çevikel, Yeni Şafak"ta Sami Hocaoğlu müstear isimlerini kullandı. Son dönemde Gülen Cemaati ile de yakınlaşan İslamoğlu, geçtiğimiz Haziran ayında ABD"ye yaptığı seyahatte Fethullah Gülen"i ziyaret etti. İslamoğlu, son dönemde orduya karşı atılan adımlara verdiği destekle de biliniyor. İslamoğlu"nun Akabe Vakfı ve Hilal TV"si sık sık Taraf"a reklam veriyor.
İslamoğlu"nun sırrı
Mustafa İslamoğlu"nun İslamcı kesim içinde herkesin bildiği ama "kol kırılır yen içinde kalır" diyerek saklanan bir sırrı var. O sırrı bir Müslüman dergi açıkladı. O dergi İBDA düşüncesine yakınlığıyla bilinen Baran dergisi. Baran dergisi ilk olarak 28. sayısında olayı gündeme getirdi. Habere göre Mustafa İslamoğlu"nun 1981 yılında hakkında kesinleşmiş bir hapis cezası vardı. Bu cezanın nedeni İslamoğlu"nun küçük bir erkek çocuğuna tecavüz etmesiydi.
Çocuk emanet ediliyor
Yıl 1980"¦ İslamoğlu"nun Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü"nde öğrenci olduğu günler...Aslen Kayserili ancak Ankara"da yaşayan ve Mustafa İslamoğlu ile tanışan M.D. isimli şahıs, İslamoğlu"ndan oğlu T.D"ye dini konularda ders vermesini istedi. İslamoğlu"nun teklifi kabul etmesi üzerine M.D. oğlu T.D."yi Kayseri"de yaşayan babaannesine bıraktı. T.D. geceleri babaannesinde kalırken, gündüzleri İslamoğlu"ndan dini konularda dersler aldı.
Tecavüze uğruyor
Ve bir gün...
T.D"nin babası M.D. Ramazan Bayramı nedeniyle Kayseri"nin Develi ilçesine geldiğinde oğlunu rengi sararmış ve dudakları morarmış gördü. Oğluna ne olduğunu sordu. Oğlu "rahatsızım" cevabını verdi. Ancak çocuğun amcaları T.D"yi sıkıştırdığında acı gerçek ortaya çıktı. Devamını Baran dergisinin 28. sayısında yayınladığı dava dosyasından okuyalım: "Kendisinden daha samimi davranan amcaları Sami ile Mevlüt"ün mağduru sonradan konuşturmaları üzerine olayı onlardan işittiğini, bunların aktarmasına göre sanığın mağduru dudaklarından öptüğünü, penisini kıçını oynayıp karıştırdığını, banyoda yıkadığını hatta arkadan ırzına geçtiğini duyduğunu olayın ortaya çıkmasından sonra aslen Develili olan ancak Ankara"da avukatlık yapan her iki tarafın yakın aile dostu Mehmet Boyvada Develioğlu isimli bir şahsın olayın gerçek içyüzü hakkında bilgi toplamak ve değerlendirme yapmak için tarafların yakınlarından oluşan bir aile meclisinde olay ile konunun tartışıldığını, sanığın yakınlarının onun bu suçu işlemiş olabileceği kanısına vardıklarını bildirerek sanıktan şikayetçi olduğunu söylemiştir."
Polis ifadesi
Tecavüze uğrayan T.D. ise polise verdiği 13 Ağustos 1980 tarihli ifadesinde şunları anlatıyordu: "Yanında Kuran kursu eğitimi gördüğü sanığın (Mustafa İslamoğlu) kendisini zaman zaman sıkıştırıp dudaklarından öptüğünü, önüne tutup ayıp hareketler yaptığını, hatta bir gün ablasının evinde banyoya sokarak kendisini yıkadığını, ordan dışarı çıkıp somyanın üzerine yatırınca da pantolonunu ve külotunu çıkartdığını, yüzü koyun yatırarak anüsüne bir şeyler sürttüğünü sonra bir ara kan gördüğünü"¦"
Şikayet daha sonra Adli Tıp Kurumu"na yansıdı. Adli tıp uzmanı Dr. Şahin Türkboyları tarafından düzenlenen ilk raporda: mağdurun anüs mukazasında eritem eve ekimoz tesbit edildiği, anüse küt cisimle bir darbe yapıldığı tespit edildi ve İslamoğlu"nun T.D."ye tecavüzü kanıtlandı.
Ülkücülerin iftirası
İslamoğlu ise verdiği ifadede ailenin "ülkücü" görüşe sahip olduğunu, kendisinin "Akıncı" görüşe sahip olması sebebiyle iftiraya maruz kaldığını söyledi.
Mahkeme şahitlerin beyanları, Adli Tıp raporu ve mağdurun ifadesi doğrultusunda İslamoğlu"nu TCK"nın 414/1 maddesin göre cezalandırdı. Adli Tıp raporuna göre İslamoğlu çocuğa tam olarak tecavüz edememişti. Cinsel birleşme tam olarak gerçekleşmemişti. Mahkeme ırza geçmeye teşebbüs suçundan 2 buçuk sene ceza verdi.
TC Develi Ağır Ceza Mahkemesi"nin 1980 / 77 esas nolu, 1981 / 63 karar nolu davasına Mahkeme Başkanı 19030 sicil nolu Metin Yüksel"in kararına göre İslamoğlu"nun cezası kesinleşti.
Babası "sapık" dedi
Baran dergisi olayın peşini hiç bırakmadı. 35. sayısında Mustafa İslamoğlu"nun babası Ahmet İslamoğlu"nun oğlu hakkında Ali Eren Hoca"ya yazdığı mektubu yayınladı. Mektupta İslamoğlu"nun babası "Muhterem Hocam Mustafa"nın dâl (sapık) ve mudilliği (saptırıcılık), baba olarak bizi çok huzursuz etmektedir. Salahına dua etmekteyiz. Sizlerden de ıslahına dua istirham etmekteyiz" diyordu. Babası Mustafa İslamoğlu ile ilişkisini kesmişti.
Baran dergisi 98. sayısında ise mahkemenin verdiği kararın resmi evraklarını yayınladı.
Konu üzerine konuştuğumuz haberi yapan muhabir Aydın Alkan ise Odatv"ye bu konuyu neden haberleştirdiklerini anlattı. Alkan açıklamasında İslamoğlu"nun çalışmalarının İslami kesime zarar verdiğini, bu tür insanların sapkınlıklarını bu nedenle deşifre ettiklerini anlattı. Alkan, son dönemde rantçı, sapkın eğilimlerin İslamcı kesimde artmasından rahatsızlığını dile getirdi. Alkan, kendilerinin bu kesimlerden ayrışmaya çalıştıklarını, bu nedenle "bizdendir" diyerek kimseyi kollamadıklarını anlattı.
Odatv"yi de eleştiren Alkan, "dinci, İslamcı, Müslüman" diyerek anılan kesimin bir bütünlük oluşturmadığını, içinde her akımda olduğu gibi çürük elmaların bulunduğunu, samimi Müslümanlar"ın İslamoğlu ile bir tutulmamasını rica etti. Alkan, her fikir akımının kendi içinde bu tür eğilimlerle mücadele etmesini önerdi.
İşte Baran"ın "kol kırılır yeni içinde kalır" düşüncesini gütmeyerek, 98. sayısında yayınladığı o belge:
12 Mayıs 2014 Pazartesi
Cinsel suçlulara kimyasal tıbbi tedavi uygulanacak
Adalet Bakanı Bozdağ, yeni yargı paketine ilişkin, "Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerde yaşamamak gibi tedbirlere tabi tutulacak" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni yargı paketine ilişkin, "Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerde yaşamamak, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamda çalışmamak, çocuklarla ilgili meslek icra etmemek tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulacak" dedi.
Bozdağ, "Çocuklara karşı işlenen bir suçtan dolayı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yerine 39 yıl, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yerine 33 yıl ceza infaz kurumunda kalacak" diye konuştu.
Bakanı Bozdağ,, "(Cinsel saldırıda) beden ve ruh sağlığının bozulması, yasa tarafından peşinen kabul edilmektedir. Böyle bir saldırıya uğrayanın beden sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı bilirkişi incelemesine gidilmeyecektir" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni yargı paketine ilişkin, "Cinsel suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar, tıbbi tedavi, mağdurun bulunduğu yerde yaşamamak, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamda çalışmamak, çocuklarla ilgili meslek icra etmemek tedbirlerinden bir veya birkaçına tabi tutulacak" dedi.
Bozdağ, "Çocuklara karşı işlenen bir suçtan dolayı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 30 yıl yerine 39 yıl, müebbet hapis cezası alanlar 24 yıl yerine 33 yıl ceza infaz kurumunda kalacak" diye konuştu.
Bakanı Bozdağ,, "(Cinsel saldırıda) beden ve ruh sağlığının bozulması, yasa tarafından peşinen kabul edilmektedir. Böyle bir saldırıya uğrayanın beden sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı bilirkişi incelemesine gidilmeyecektir" dedi.
10 Mayıs 2014 Cumartesi
by kralgaste
Brezilya'da kara büyü cinayeti.
Brezilya'da bir sahil kasabasında işlenen linç cinayeti, sosyal medyada söylentilerin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi.
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, Sao Paulo yakınlarındaki Guaruja'da da insanlar haberleri gazetelerden çok Facebook sayfalarından alıyor.
Guaruja Alerta, en ünlü sayfalardan biri. Sayfayı 50 binden fazla kişi beğenmiş. Ancak buradaki bazı paylaşımların bir cinayet işlenmesine neden olduğu belirtiliyor.
Geçen Cumartesi 2 çocuk annesi 33 yaşındaki Fabiane Maria de Jesus, güpegündüz ellerinde taşlar ve sopalar bulunan bir grubun saldırısına uğradı, ağır şekilde dövüldü. Bu saldırı cep telefonlarıyla görüntülendi. Görüntüler internete kondu. De Jesus aldığı yaralardan Pazartesi öldü ve avukatları ölümünden Guaruja Alerta'nın Facebook sayfasının sorumlu olduğunu söylüyor.
Kasabada haftalardır, bir kadının çocukları kaçırıp, üzerlerinde kara büyü yaptığı söylentileri dolaşıyordu. Polisin iddiaları yalanlamasına karşın, Facebook sayafasında bir çok iddia yer aldı. İddialara göre çocukları kaçıran kadın yanında İncil taşıyordu.
Saldırıya uğradığu gün De Jesus da İncil taşıyordu ve bir çocuğa muz verirken görülmüştü.
De Jesus'un avukatı Airton Sinto, "Katilin Facebook sayfasının sahibi olduğunu düşünmüyoruz. Ama onun yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gereken sorumsuz bir insan olduğunu düşüyoruz" dedi.
Sayfanın sorumluları, Facebook sayfalarında polisin hiçbir çocuğun kaçırılmadığına dair açıklamasına yer verdiklerini söylediler, ancak daha önceki paylaşımları kaldırmayıp söylentileri tartışmaya devam ettiklerini kabul ettiler.
Sayfanın sahiperinin avukatları, Facebook sayfasını suçlayanların yanlış kişileri aradıklarını, bunun yerine katillerin peşine düşülmesi gerektiğini söylediler.
Polis yetkilileri, De Jesus cinayetinin söylentilerle bağlantısı olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtiyor. Ancak cinayetle bağlantılı olarak gözaltına alınan bir kişi söylentileri duyduğunu kabul etti.
Brezilya'da halihazırda sosyal medyada şayia yaymayı cezalandıran bir yasa yok.
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, Sao Paulo yakınlarındaki Guaruja'da da insanlar haberleri gazetelerden çok Facebook sayfalarından alıyor.
Guaruja Alerta, en ünlü sayfalardan biri. Sayfayı 50 binden fazla kişi beğenmiş. Ancak buradaki bazı paylaşımların bir cinayet işlenmesine neden olduğu belirtiliyor.
Geçen Cumartesi 2 çocuk annesi 33 yaşındaki Fabiane Maria de Jesus, güpegündüz ellerinde taşlar ve sopalar bulunan bir grubun saldırısına uğradı, ağır şekilde dövüldü. Bu saldırı cep telefonlarıyla görüntülendi. Görüntüler internete kondu. De Jesus aldığı yaralardan Pazartesi öldü ve avukatları ölümünden Guaruja Alerta'nın Facebook sayfasının sorumlu olduğunu söylüyor.
Kasabada haftalardır, bir kadının çocukları kaçırıp, üzerlerinde kara büyü yaptığı söylentileri dolaşıyordu. Polisin iddiaları yalanlamasına karşın, Facebook sayafasında bir çok iddia yer aldı. İddialara göre çocukları kaçıran kadın yanında İncil taşıyordu.
Saldırıya uğradığu gün De Jesus da İncil taşıyordu ve bir çocuğa muz verirken görülmüştü.
De Jesus'un avukatı Airton Sinto, "Katilin Facebook sayfasının sahibi olduğunu düşünmüyoruz. Ama onun yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gereken sorumsuz bir insan olduğunu düşüyoruz" dedi.
Sayfanın sorumluları, Facebook sayfalarında polisin hiçbir çocuğun kaçırılmadığına dair açıklamasına yer verdiklerini söylediler, ancak daha önceki paylaşımları kaldırmayıp söylentileri tartışmaya devam ettiklerini kabul ettiler.
Sayfanın sahiperinin avukatları, Facebook sayfasını suçlayanların yanlış kişileri aradıklarını, bunun yerine katillerin peşine düşülmesi gerektiğini söylediler.
Polis yetkilileri, De Jesus cinayetinin söylentilerle bağlantısı olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtiyor. Ancak cinayetle bağlantılı olarak gözaltına alınan bir kişi söylentileri duyduğunu kabul etti.
Brezilya'da halihazırda sosyal medyada şayia yaymayı cezalandıran bir yasa yok.
8 Mayıs 2014 Perşembe
Karısını öldüren adam hapisten bırakılınca gelinini boğup gömdü.
11 yıl önce karısını, şartlı tahliye olduktan sonra da geçtiğimiz yıl 19 yaşındaki gelinini öldüren Mehmet Yılmaz hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Yılmaz’ın iple boğarak gelinini öldürdüğü belirtilen savcılık iddianamesinde, Yılmaz’ın cesedi Şile’de gömdükten sonra ofisine gidip yattığı belirtildi.
Şile’de geçtiğimiz yıl Kasım ayında, oğlunun 19 yaşındaki imam nikahlı eşi Ayfer Adıyeke’yi boğarak öldürdüğü gerekçesiyle Mehmet Yılmaz (46) hakkında "Tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
’BAŞKA ERKEKLERE BAKIYORSUN’ DEDİ, PENCERELERE DEMİR PARMAKLIK TAKTI
Şile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılıp 6 ay boyunca süren soruşturma, Şile Adliyesi’nde Ağır Ceza Mahkemesi bulunmadığı gerekçesiyle Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Ayfer Adıyeke, Mehmet Yılmaz’ın oğlu Kadir Yılmaz ile imam nikahıyla evlendi.
Bir süre sonra Adıyeke’ye "Evden dışarı çıkıyorsun, başka erkeklere bakıyorsun" diyen kayınpeder Yılmaz, evin pencerelerine demir parmaklıklar taktırdı ve genç kadını darp etmeye başladı.
CESEDİ GÖMDÜKTEN SONRA OFİSE GİDİP YATTI
Olay günü "Biraz konuşalım" diyerek Ayfer Adıyeke’yi araca bindiren Mehmet Yılmaz, aracı Şile istikametinde bulunan Gözlemeciler Mevkii’ne götürdü. Bu mevkiide aracı asfalt yoldan çıkartıp toprak yola giren Yılmaz iddianameye göre, aracı durdurduğu sırada genç kadının boğazını sıkmaya başladı. Ayfer Adıyeke’nin üzerinde bulunan eşofman ipini eşofmanından çıkartıp Adıyeke’nin boğazına dolayan Yılmaz, genç kadının öldüğünden emin olana kadar iple boğazını sıktı. Gelinini öldürdükten sonra üzerindeki kıyafetleri çıkaran kayınpeder Yılmaz, eliyle toprağı kazıp Ayfer Adıyeke’yi gömdü ve Dudullu’da bulunan ofisine gidip yattı.
CESET BULUNMASIN DİYE KÜREKLE DÜZELTTİ
Daha sonra kızı Kübra Yılmaz ile konuşup kendisini Gözlemeciler Mevkii’ne götürmesini istediği savcılıkça belirtilen Yılmaz, olay yerine geldiğinde araçtan inip yanına kürek aldı. Kızını olay yerinden gönderip Şile yolunda beklemesi gerektiğini söylemesi üzerine babasının bu tavrından şüphelenen Kübra Yılmaz, aile bireylerine telefon etti. Bu sırada Mehmet Yılmaz’ın cesedi gömdüğü yere gittiği ifade edilen iddianamede, cesedin bulunmaması için kürekle düzeltme yaptığı belirtildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İSTEMİ
Mehmet Yılmaz’ın daha sonra eve dönüp üzerindeki kıyafetleri ve çamurlanan spor ayakkabılarını yıkadığı ve jandarmadaki ifadesinde suçlamayı kabul ettiği belirtilen iddianamede, Mehmet Yılmaz hakkında "Tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında güvenlik güçlerine imam nikahlı eşinin kaybolduğunu bildiren Kadir Yılmaz’ın ihbarı üzerine araştırma yapan Şile Jandarması aile bireylerinin verdiği ifadeler doğrultusunda Mehmet Yılmaz üzerinde toplanan şüpheleri değerlendirdi. Jandarma ekipleri yaklaşık 300 asker ile kokuya duyarlı köpeklerle olay yerinde arama çalışma başlattı, ceset bulundu. Polis ekipleri de Cumhuriyet savcısından alınan izinle, daha önce de gelinini birçok kez dövdüğü öne sürülen Mehmet Yılmaz’ın evine baskın düzenledi. Asayiş Büro ekipleri, yüzünde, kollarında ve boynunda tırnak izleri fark ettikleri Yılmaz’ı gözaltına aldı, Yılmaz sorgusunda cinayeti itiraf etti. Mehmet Yılmaz’ın 11 yıl önce eşine tabancayla vurarak öldürdüğü, 1 yıl önce de şartlı tahliye edildiği öğrenildi.
Yılmaz’ın iple boğarak gelinini öldürdüğü belirtilen savcılık iddianamesinde, Yılmaz’ın cesedi Şile’de gömdükten sonra ofisine gidip yattığı belirtildi.
Şile’de geçtiğimiz yıl Kasım ayında, oğlunun 19 yaşındaki imam nikahlı eşi Ayfer Adıyeke’yi boğarak öldürdüğü gerekçesiyle Mehmet Yılmaz (46) hakkında "Tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
’BAŞKA ERKEKLERE BAKIYORSUN’ DEDİ, PENCERELERE DEMİR PARMAKLIK TAKTI
Şile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılıp 6 ay boyunca süren soruşturma, Şile Adliyesi’nde Ağır Ceza Mahkemesi bulunmadığı gerekçesiyle Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Ayfer Adıyeke, Mehmet Yılmaz’ın oğlu Kadir Yılmaz ile imam nikahıyla evlendi.
Bir süre sonra Adıyeke’ye "Evden dışarı çıkıyorsun, başka erkeklere bakıyorsun" diyen kayınpeder Yılmaz, evin pencerelerine demir parmaklıklar taktırdı ve genç kadını darp etmeye başladı.
CESEDİ GÖMDÜKTEN SONRA OFİSE GİDİP YATTI
Olay günü "Biraz konuşalım" diyerek Ayfer Adıyeke’yi araca bindiren Mehmet Yılmaz, aracı Şile istikametinde bulunan Gözlemeciler Mevkii’ne götürdü. Bu mevkiide aracı asfalt yoldan çıkartıp toprak yola giren Yılmaz iddianameye göre, aracı durdurduğu sırada genç kadının boğazını sıkmaya başladı. Ayfer Adıyeke’nin üzerinde bulunan eşofman ipini eşofmanından çıkartıp Adıyeke’nin boğazına dolayan Yılmaz, genç kadının öldüğünden emin olana kadar iple boğazını sıktı. Gelinini öldürdükten sonra üzerindeki kıyafetleri çıkaran kayınpeder Yılmaz, eliyle toprağı kazıp Ayfer Adıyeke’yi gömdü ve Dudullu’da bulunan ofisine gidip yattı.
CESET BULUNMASIN DİYE KÜREKLE DÜZELTTİ
Daha sonra kızı Kübra Yılmaz ile konuşup kendisini Gözlemeciler Mevkii’ne götürmesini istediği savcılıkça belirtilen Yılmaz, olay yerine geldiğinde araçtan inip yanına kürek aldı. Kızını olay yerinden gönderip Şile yolunda beklemesi gerektiğini söylemesi üzerine babasının bu tavrından şüphelenen Kübra Yılmaz, aile bireylerine telefon etti. Bu sırada Mehmet Yılmaz’ın cesedi gömdüğü yere gittiği ifade edilen iddianamede, cesedin bulunmaması için kürekle düzeltme yaptığı belirtildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İSTEMİ
Mehmet Yılmaz’ın daha sonra eve dönüp üzerindeki kıyafetleri ve çamurlanan spor ayakkabılarını yıkadığı ve jandarmadaki ifadesinde suçlamayı kabul ettiği belirtilen iddianamede, Mehmet Yılmaz hakkında "Tasarlayarak öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında güvenlik güçlerine imam nikahlı eşinin kaybolduğunu bildiren Kadir Yılmaz’ın ihbarı üzerine araştırma yapan Şile Jandarması aile bireylerinin verdiği ifadeler doğrultusunda Mehmet Yılmaz üzerinde toplanan şüpheleri değerlendirdi. Jandarma ekipleri yaklaşık 300 asker ile kokuya duyarlı köpeklerle olay yerinde arama çalışma başlattı, ceset bulundu. Polis ekipleri de Cumhuriyet savcısından alınan izinle, daha önce de gelinini birçok kez dövdüğü öne sürülen Mehmet Yılmaz’ın evine baskın düzenledi. Asayiş Büro ekipleri, yüzünde, kollarında ve boynunda tırnak izleri fark ettikleri Yılmaz’ı gözaltına aldı, Yılmaz sorgusunda cinayeti itiraf etti. Mehmet Yılmaz’ın 11 yıl önce eşine tabancayla vurarak öldürdüğü, 1 yıl önce de şartlı tahliye edildiği öğrenildi.
5 Mayıs 2014 Pazartesi
Bagaja kilitledikleri gençe işkence yapmışlar.
Eskişehir'de Ali İsmail Korkmaz'ın sopalarla dövüldüğü gün hemen yan sokakta, Tevfik Caner Ertay adlı bir başka üniversiteli de polisler tarafından, iddiaya göre demir sopalarla darp edilerek polis otosunun bagajına kilitlenmişti.
Şehir içinde dolaştırılan Ertay, iki hastane gezdirildikten sonra avukatlarından saklanarak gözaltına alınmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne ait kameralarda Ertay'ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar var.
Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, savcılığın bilirkişi olarak atadığı Ankara Emniyeti, gencin yanında kameralara yansıyan ve yüzü açık olan polisleri teşhis edemedi. Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Tevfik Caner Ertay, 2 Haziran 2013 akşamında polislerce demir sopalarla dövülüp, polis otosunun bagajına kilitlenerek ölümle tehdit edildiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunmuştu. Ertay'in dilekçesine göre, o gece AKP Eskişehir İl Binası'na yürüyen grubun içindeydi. Gruba polis müdahale edince Ertay gazdan kaçıp bir otoparka saklandı. Arkasından gelen 20-30 polis, Ertay'ı tekme, yumruk ve copla dövdü. Baygın düşen Ertay gözünü açtığında polislerin gittiğini fark etti.
Yaşadığı kâbusun bittiğini düşünerek otoparkın üst katına çıktı. Ancak asıl kâbus ondan sonra başladı. Ertay bundan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bir saat sonra bulunduğum yere Eskişehir Terörle Mücadele Şubesi'nde çalışan, bildiğim, sivil giyimli beş polis geldi. Beni darp edip kimliğimi aldılar. Sürükleyerek merdivenlerden indirdiler. Aşağıda 15 polis daha vardı. Ellerindeki demir ve ahşap sopalarla bana saldırdılar. Yerde yatarken polis yüzüme biber gazı sıktı. Beni parka doğru sürüklediler, aracın bagajına sıkıştırıp, kapağını kapattılar. Aralarında 'Bunu yok edelim' diye baskı uyguluyorlardı. Bilmediğim bir caddeye götürdüler. Bagaj açıldığında da polis amiri olan 'Ayhan' isimli şahısla yaklaşık 10 polis vardı. Ayhan, 'İyi yapmışsınız, şimdi götürün' dedi. Bagajdan çıkartmaya çalıştılar. Direnince dövüp tekrar kapattılar."
Ertay, aracın bagajında iki hastaneye götürüldüğünü, rapor yazan doktora baskı uygulandığını, avukatlarını aramasının engellendiğini ve en sonunda polis merkezinde tutulduğunu savundu. Ertay'ın, Adli Tıp muayenesinde 'burnu ve elinde kemik kırığı, yüzünde yaygın şişlik, sağ göz altında 10x5 santimetre çapında morluk, sırtında, ensede, batında ve sol uylukta büyük kızarıklıklar' saptandı. Eskişehir Başsavcılığı, soruşturma sonunda Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin kemaralarına el koydu.
Eskişehir Devlet Hastanesi kamerasına göre saat 02.29 sularında girişe sivil bir araç yanaşıyor ve sivil giyimli üç kişi iniyor. Sonra aracın bagajı açılıyor. Bagajdan çıkan Ertay topallayarak yürüyor. Bu halde hastaneye götürülüyor. 10 dakika sonra Ertay koluna iki polis girmiş halde yeniden bagaja bindiriliyor. Araç, saat 02.49'da Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne varıyor. Ertay, tekerlekli sandalyeyle götürülüyor. Bu sırada koridorda, Ertay'ı getiren iki polis beliriyor. Biri şapkalı iki polis, kısa bir muayenenin ardından Ertay'la odadan ayrılıyor.
Ertay'ın Eskişehir Devlet Hastanesi'ne giriş kayıtlarını inceleyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nün 14 Mart tarihli bilirkişi raporunda, 'kayıt çözünürlülüğünün düşük olması, kayıtların uzak mesafe olması ve şüpheli şahısların yüzünü temsil eden görüntü bilgisinin yeterli düzeyde olmaması' nedeniyle teşhis yapılamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin koridor kamerası görüntülerini ise incelemedi.
Şehir içinde dolaştırılan Ertay, iki hastane gezdirildikten sonra avukatlarından saklanarak gözaltına alınmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne ait kameralarda Ertay'ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar var.
Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, savcılığın bilirkişi olarak atadığı Ankara Emniyeti, gencin yanında kameralara yansıyan ve yüzü açık olan polisleri teşhis edemedi. Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Tevfik Caner Ertay, 2 Haziran 2013 akşamında polislerce demir sopalarla dövülüp, polis otosunun bagajına kilitlenerek ölümle tehdit edildiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunmuştu. Ertay'in dilekçesine göre, o gece AKP Eskişehir İl Binası'na yürüyen grubun içindeydi. Gruba polis müdahale edince Ertay gazdan kaçıp bir otoparka saklandı. Arkasından gelen 20-30 polis, Ertay'ı tekme, yumruk ve copla dövdü. Baygın düşen Ertay gözünü açtığında polislerin gittiğini fark etti.
Yaşadığı kâbusun bittiğini düşünerek otoparkın üst katına çıktı. Ancak asıl kâbus ondan sonra başladı. Ertay bundan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bir saat sonra bulunduğum yere Eskişehir Terörle Mücadele Şubesi'nde çalışan, bildiğim, sivil giyimli beş polis geldi. Beni darp edip kimliğimi aldılar. Sürükleyerek merdivenlerden indirdiler. Aşağıda 15 polis daha vardı. Ellerindeki demir ve ahşap sopalarla bana saldırdılar. Yerde yatarken polis yüzüme biber gazı sıktı. Beni parka doğru sürüklediler, aracın bagajına sıkıştırıp, kapağını kapattılar. Aralarında 'Bunu yok edelim' diye baskı uyguluyorlardı. Bilmediğim bir caddeye götürdüler. Bagaj açıldığında da polis amiri olan 'Ayhan' isimli şahısla yaklaşık 10 polis vardı. Ayhan, 'İyi yapmışsınız, şimdi götürün' dedi. Bagajdan çıkartmaya çalıştılar. Direnince dövüp tekrar kapattılar."
Ertay, aracın bagajında iki hastaneye götürüldüğünü, rapor yazan doktora baskı uygulandığını, avukatlarını aramasının engellendiğini ve en sonunda polis merkezinde tutulduğunu savundu. Ertay'ın, Adli Tıp muayenesinde 'burnu ve elinde kemik kırığı, yüzünde yaygın şişlik, sağ göz altında 10x5 santimetre çapında morluk, sırtında, ensede, batında ve sol uylukta büyük kızarıklıklar' saptandı. Eskişehir Başsavcılığı, soruşturma sonunda Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin kemaralarına el koydu.
Eskişehir Devlet Hastanesi kamerasına göre saat 02.29 sularında girişe sivil bir araç yanaşıyor ve sivil giyimli üç kişi iniyor. Sonra aracın bagajı açılıyor. Bagajdan çıkan Ertay topallayarak yürüyor. Bu halde hastaneye götürülüyor. 10 dakika sonra Ertay koluna iki polis girmiş halde yeniden bagaja bindiriliyor. Araç, saat 02.49'da Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne varıyor. Ertay, tekerlekli sandalyeyle götürülüyor. Bu sırada koridorda, Ertay'ı getiren iki polis beliriyor. Biri şapkalı iki polis, kısa bir muayenenin ardından Ertay'la odadan ayrılıyor.
Ertay'ın Eskişehir Devlet Hastanesi'ne giriş kayıtlarını inceleyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nün 14 Mart tarihli bilirkişi raporunda, 'kayıt çözünürlülüğünün düşük olması, kayıtların uzak mesafe olması ve şüpheli şahısların yüzünü temsil eden görüntü bilgisinin yeterli düzeyde olmaması' nedeniyle teşhis yapılamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin koridor kamerası görüntülerini ise incelemedi.
4 Mayıs 2014 Pazar
Altın yumurtlayan adam!
Bağırsaklarından 12 külçe altın çıktı!...Kolayca çıkarırım sandı ama işler istediği gibi gitmedi.
Hindistan’ın Yeni Delhi Eyaleti’nde cerrahlar ağrı şikayetiyle gelen 63 yaşındaki kişinin bağırsaklarında 12 tane küçük altın buldu.
Bir işadamı 33 gramlık, ‘Altın bisküvi’ olarak bilinen küçük altın külçelerini Singapur’da satın alarak yuttuktan sonra 28 Mart tarihinde de Hindistan’a giriş yaptı. Dışkı yoluyla altınları çıkarmayı planlayan işadamı küçük altın külçelerinin ince bağırsaklarında takılı kalması ile acı içerisinde kaldı.
Bol miktarda su ve müshil ilacı içmesine rağmen bunları çıkaramayan işadamı 7 Nisan’da hastaneye gidip pet şişe kapağı yuttuğunu ve ağrı yaptığını söyleyerek ameliyat olmak istedi. 9 Nisan’da yapılan X-ray sonuçlarında bağırsaklarında yabancı bir metal olduğu saptandı. Doktorlar çıkardıkları şeylerin altın parçaları olduğunu görünce polis ve gümrük görevlilerine haber verdi.
Gümrük görevlileri 12 küçük külçe altının toplam değerinin 1.2 milyon rupi (yaklaşık 45 bin lira) olduğunu açıkladı. İşadamı hastaneden çıkarılıp gözaltına alındı.
Tedaviyi gerçekleştiren doktor, “Chandni Chowk’da iyi işler yapan zengin bir işadamı” diye nitelendirdiği kişinin böyle bir şeyi yapmasına çok şaşırdıklarını söyledi.
Hindistan hükümetinin gümrük vergisini yüzde 8′den yüzde 10′a çıkardığından bu yana altın kaçakçılığında artış görüldüğü bildirildi.
Hindistan’ın Yeni Delhi Eyaleti’nde cerrahlar ağrı şikayetiyle gelen 63 yaşındaki kişinin bağırsaklarında 12 tane küçük altın buldu.
Bir işadamı 33 gramlık, ‘Altın bisküvi’ olarak bilinen küçük altın külçelerini Singapur’da satın alarak yuttuktan sonra 28 Mart tarihinde de Hindistan’a giriş yaptı. Dışkı yoluyla altınları çıkarmayı planlayan işadamı küçük altın külçelerinin ince bağırsaklarında takılı kalması ile acı içerisinde kaldı.
Bol miktarda su ve müshil ilacı içmesine rağmen bunları çıkaramayan işadamı 7 Nisan’da hastaneye gidip pet şişe kapağı yuttuğunu ve ağrı yaptığını söyleyerek ameliyat olmak istedi. 9 Nisan’da yapılan X-ray sonuçlarında bağırsaklarında yabancı bir metal olduğu saptandı. Doktorlar çıkardıkları şeylerin altın parçaları olduğunu görünce polis ve gümrük görevlilerine haber verdi.
Gümrük görevlileri 12 küçük külçe altının toplam değerinin 1.2 milyon rupi (yaklaşık 45 bin lira) olduğunu açıkladı. İşadamı hastaneden çıkarılıp gözaltına alındı.
Tedaviyi gerçekleştiren doktor, “Chandni Chowk’da iyi işler yapan zengin bir işadamı” diye nitelendirdiği kişinin böyle bir şeyi yapmasına çok şaşırdıklarını söyledi.
Hindistan hükümetinin gümrük vergisini yüzde 8′den yüzde 10′a çıkardığından bu yana altın kaçakçılığında artış görüldüğü bildirildi.
Masaj salonunda müşterilerle cinsel ilişkiye giriyorlarmış!
Adana emniyet Müdürülğü Ahlak Bürosu ekipleri, müşterileri ile para karşılığı cinsel ilişkiye giren kadınların çalıştığı masaj salonuna baskın düzenledi
Polisin gözaltına aldığı işyeri sahibi 43 yaşındaki Selda T. tutuklandı, masörlük yapan kız kardeşi 37 yaşındaki Sema T. İle 29 yaşındaki Birgül K, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Merkez Sarıçam ilçesi İncirlik Yenimahalle’de bulunan bir masaj salonunda masöjlük yapan kadınların para karşılığı müşterileri ile cinsel ilişkiye girdiğini belirledi. İşyerine baskın düzenleyen polis, müşteri ve çalışanları yakaladı. Erkek müşterilerden Ş.Ç, para karşılığı ilişkiye de girdiğini söyledi. Ş.Ç.’nin ifadesi üzerine masaj salonunun sahibi Selda.T., masör olarak çalışan işyeri sahibinin kız kardeşi olan Sema. T ve Birgül K gözaltına alındı.
Ahlak Bürosu’ndeki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen Selda T. ‘para karşılığı fuhuş yaptırmak, fuhuşa yer temin etmek ve aracılık’ suçlarından tutuklandı. Masöj olduklarını ileri süren Sema T ile Birgül K ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Polisin gözaltına aldığı işyeri sahibi 43 yaşındaki Selda T. tutuklandı, masörlük yapan kız kardeşi 37 yaşındaki Sema T. İle 29 yaşındaki Birgül K, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Merkez Sarıçam ilçesi İncirlik Yenimahalle’de bulunan bir masaj salonunda masöjlük yapan kadınların para karşılığı müşterileri ile cinsel ilişkiye girdiğini belirledi. İşyerine baskın düzenleyen polis, müşteri ve çalışanları yakaladı. Erkek müşterilerden Ş.Ç, para karşılığı ilişkiye de girdiğini söyledi. Ş.Ç.’nin ifadesi üzerine masaj salonunun sahibi Selda.T., masör olarak çalışan işyeri sahibinin kız kardeşi olan Sema. T ve Birgül K gözaltına alındı.
Ahlak Bürosu’ndeki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen Selda T. ‘para karşılığı fuhuş yaptırmak, fuhuşa yer temin etmek ve aracılık’ suçlarından tutuklandı. Masöj olduklarını ileri süren Sema T ile Birgül K ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Nişanlısını öldüren vahşi katiline polis kıyafeti giydirdiler
Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Emirbeyazıt Mahallesi'nde 4 ay önce nişanlandığı B.K.'yi falçatayla ağır yaraladıktan sonra Menteşe Komiser Hamdi Bey Karakolu'na teslim olan A.Ş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Ağır yaralanan kız arkadaşı B.K. ise, dün akşam gerçekleşen ameliyatın ardından sevk edildiği Marmaris Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.
Polis, katil zanlısına Menteşe Komiser Hamdi Bey Karakolu'nda çelik yelek ve polis elbisesi giydirirken zanlının bulunduğu ekip aracına da 2 ayrı ekip otomobili eskortluk etti.
Sağlık kontrolü için önce Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen katil zanlısı daha sonra 'Kasten Adam Öldürme' suçuyla adliyeye sevk edildi.
Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Ağır yaralanan kız arkadaşı B.K. ise, dün akşam gerçekleşen ameliyatın ardından sevk edildiği Marmaris Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.
Polis, katil zanlısına Menteşe Komiser Hamdi Bey Karakolu'nda çelik yelek ve polis elbisesi giydirirken zanlının bulunduğu ekip aracına da 2 ayrı ekip otomobili eskortluk etti.
Sağlık kontrolü için önce Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen katil zanlısı daha sonra 'Kasten Adam Öldürme' suçuyla adliyeye sevk edildi.
Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Köpeğin ağzında bebek cesedi.Görünce ŞOK Oldu.
Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde bir çalılığın altında sahipsiz köpek tarafından çıkarılan bebek cesedi bulundu. Cesedi köpeğin ağzında görenler şoke oldu.
Korkunç olayda köpeğin toprağı eşeleyerek bir şey çıkardığını gören 29 yaşındaki Ebru Tekdemir, ne olduğunu anlamak için baktığında hayvanın ağzında bir bebek cesedi olduğunu görünce gözlerine inanamadı! Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde gömülmüş bir kız bebeği cesedi bulundu.
Bir köpek tarafından gömüldüğü yerden çıkarılmasıyla fark çedilen bebeğin ölüm nedeni bilinmezken, 10-15 gün önce gömüldüğü tahmin ediliyor.Saat 10.00 sıralarında Kadirli İlçesi'ne 10 kilometre uzaklıktaki Yenigün Köyü'nün Ziyaret Mevkii'nde bir köpeğin toprağı eşeleyerek bir şey çıkardığını gören 29 yaşındaki Ebru Tekdemir, ne olduğunu anlamak için baktığında hayvanın ağzında bir bebek cesedi olduğunu görünce, babası İsmet Tekdemir'e haber verdi.
İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ve cumhuriyet savcısı, yaptığı incelemede bebeğin kız olduğunu tespit ederken, cesedi Kadirli Devlet Hastanesi Morgu'na kaldırıldı. 10-15 gün önce gömüldüğü tahmin edilen bebeğin burada yapılan ön otopsinin ardından, kaç aylık olduğu, cinayet sonucu mu, yoksa doğal yollarla mı öldüğünün tespiti için Adana Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
'ELLERİNİ GÖRÜNCE KORKTUM'
Ebru Tekdemir, toprağı eşeleyen köpeğin ağzında bir şey gördüğünü belirterek, "Ağzındakinin tavuk olduğunu zannettim. Köpeğin yanına vardığımda bebeğin elleri ve kollarını görünce çok korktum. Hemen annemi ve babamı çağırdım. Daha sonra jandarmaya haber verdik" dedi.Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, bebeğin ailesinin tespit etmek için de jandarma geniş çaplı bir araştırma başlattı.
Korkunç olayda köpeğin toprağı eşeleyerek bir şey çıkardığını gören 29 yaşındaki Ebru Tekdemir, ne olduğunu anlamak için baktığında hayvanın ağzında bir bebek cesedi olduğunu görünce gözlerine inanamadı! Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde gömülmüş bir kız bebeği cesedi bulundu.
Bir köpek tarafından gömüldüğü yerden çıkarılmasıyla fark çedilen bebeğin ölüm nedeni bilinmezken, 10-15 gün önce gömüldüğü tahmin ediliyor.Saat 10.00 sıralarında Kadirli İlçesi'ne 10 kilometre uzaklıktaki Yenigün Köyü'nün Ziyaret Mevkii'nde bir köpeğin toprağı eşeleyerek bir şey çıkardığını gören 29 yaşındaki Ebru Tekdemir, ne olduğunu anlamak için baktığında hayvanın ağzında bir bebek cesedi olduğunu görünce, babası İsmet Tekdemir'e haber verdi.
İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ve cumhuriyet savcısı, yaptığı incelemede bebeğin kız olduğunu tespit ederken, cesedi Kadirli Devlet Hastanesi Morgu'na kaldırıldı. 10-15 gün önce gömüldüğü tahmin edilen bebeğin burada yapılan ön otopsinin ardından, kaç aylık olduğu, cinayet sonucu mu, yoksa doğal yollarla mı öldüğünün tespiti için Adana Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
'ELLERİNİ GÖRÜNCE KORKTUM'
Ebru Tekdemir, toprağı eşeleyen köpeğin ağzında bir şey gördüğünü belirterek, "Ağzındakinin tavuk olduğunu zannettim. Köpeğin yanına vardığımda bebeğin elleri ve kollarını görünce çok korktum. Hemen annemi ve babamı çağırdım. Daha sonra jandarmaya haber verdik" dedi.Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, bebeğin ailesinin tespit etmek için de jandarma geniş çaplı bir araştırma başlattı.
1 Mayıs 2014 Perşembe
Cani Ablasını vermediler diye Gizem’i öldürdü
Adana'da pazar gününden bu yana kayıp olarak aranan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in cesedi yakılmış halde bulundu. Elleri ve ayakları koli bandıyla sarılan minik Gizem'in önce bıçaklandığı daha akabinde boğularak öldürüldüğü belirlendi.
Vahşi cinayeti, küçük kızın ablasıyla evlenmesine izin verilmeyen 25 yaşındaki akrabaları Süleyman Akdeniz'in 'intikam' için işlediği anlaşıldı. Cinayeti ilk gün işleyen zanlının, iki gün devam eden arama faaliyetlerine da katıldığı anlaşıldı. Merkez Seyhan ilçesi Tellidere mahallesinde önceki pazar günü annesi pazara gidince sokağa çıkan ve tekrar haber alınamayan ilkokul birinci sınıf öğrencisi Gizem Akdeniz'i bulabilmek için neredeyse tüm şehir seferber oldu.
Ancak acı haber dün sabaha karşı geldi. Asayiş ve Çocuk Şube Müdürlüğü'nde Gizem'i bulmak için kurulan özel ekip, havadan ve karadan gece gündüz çalışmalarını sürdürdü. Çevredeki 100'den çok işyerinin kameraları tek tek incelendi. Kamera kayıtlarında bazı görüntülere ulaşan polis, mahalleden yüzlerce kişiyle yüz yüze görüştü. Birkaç görgü tanığının, Gizem'i en son akrabası Süleyman Akdeniz ile el ele yürürken gördüklerini söylemesi üzerine Akdeniz 'şüpheli' listesine alındı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, özel bir sitede emniyet elemanı olarak çalışan ve bekâr olan Süleyman Akdeniz'i ifadesini almak için evvelki sabah emniyete götürdü. Gizem'in kaybolduğu gün hangi yerde olduğu sorulan Akdeniz, "Otomobilimle ailemle pikniğe gittim" dedi. Polis Süleyman Akdeniz'den yol güzergâhını öğrenip serbest bıraktı.
ELLERİ AYAKLARI BAĞLI
Akdeniz'den aldığı yol haritası üzerine ekipler MOBESE kameraları ve çevredeki işyerlerinin kameralarını inceledi. Süleyman Akdeniz'in kullandığını söylediği güzergâh ile aracının MOBESE'lerde tespit edilen güzergâhı birbirini tutmadı. Bütün delilleri değerlendiren polis, önceki akşam 22.00 sularında Süleyman Akdeniz'i yeniden tutukladı. Yaklaşık 30 dakika boyunca çelişkili ifadeler veren zanlı sonunda Gizem'i öldürdüğünü itiraf etti. Süleyman Akdeniz'in cesedin yerini söylemesi üzerine harekete önceki polis, dün 01.30 sularında Kabasakal Mezarlığı Rüzgârlı Tepe mevkisinde küçük kızın el ve ayaklarının koli bandı ile sarılmış, bıçaklanmış ve üzerine benzin dökülerek bir kısmı yakılmış haldeki cesedini buldu. İlk incelemede işkence yapıldıktan akabinde boğularak öldürüldüğü belirlenen Gizem'in cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
KAN DONDURAN İFADE
Baba Mustafa Akdeniz'in amcasının oğlu olan ve aynı sokaktaki karşı binada oturan Süleyman Akdeniz'in ilk ifadesinde "Üniversitede hemşirelik bölümünü okuyan Gizem'in ablası Gamze'yi ailesinden istedim. Babası izin vermedi. Ben de intikam almak için Gizem'i kaçırdım. Aynı gün akşam saatlerinde öldürdükten akabinde Gizem'in evine geldim" dediği açıklandı. Zanlının, dikkat çekmemek için küçük kızın arama faaliyetlerine da katıldığı öğrenildi. Sağlık kontrolüne zırhlı araçla götürülen zanlıya çelik yelek de giydirildi. Zanlının ailesinin de evlerini ve mahalleyi terk ederek kaçtığı öğrenildi.
Çıkarıldığı 4. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan zanlının sorgusuna katılması için Adana Barosu tarafından çağrı yapılan avukatlar ise negatif yanıt verdi. Bunun üzerine baro yönetim kurulu üyesi bir kişi sorguya yer aldı. Zanlı Akdeniz'in ifadesinde "Gizem olmasa o aileden başka birini öldürecektim. Olay günü Gizem dışarıda oynuyordu. 'Pikniğe gideceğiz' diyerek kandırdım. Boş arazide otomobili park ettim. Koli bandıyla, ellerini ayaklarını bağladım. Ağzını bantladım.
Sonra bıçakladım. Ayağa kalkınca üzerine benzin döküp yaktım. Çığlıklar attı. 25 dakika bekledim, ağladım ve olay yerinden ayrıldım" dediği öğrenildi. Öte yandan morgda kızının cesedini teşhis eden baba bayıldı. Anne Hatice, 3 ablası ve yakınları sinir krizleri geçirdi. Yakınları "Asın bu katili" diyerek haykırırken, abla Gamze ise "Onu kendi ellerimle öldüreceğim. Kardeşimin suçu neydi, ona nasıl kıydı" diyerek feryat etti. Gizem'in cenazesi Kabasakal Mezarlığı'nda toprağa verildi.
'ACİLEN TEDBİR ALMAMIZ LAZIM'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, çocuk ölümleriyle alakalı olarak, "Hiç yaşamayı istemediğimiz olaylar. Acilen önlem almamız gerekiyor" dedi. Meclis'te gazetecilerin sorusu üzerine, son günlerde çocuklara dönük yaşananların üzücü ve hiç yaşamayı istemedikleri olaylar olduğunu belirten İslam, "Acilen önlem almamız gerek. Bakanlık olarak bizim üzerimize düşen sorumluluk aileleri bilinçlendirmek; çocukların, kendilerine yönelen bu tür kaba kuvvet olaylarında neler yapabileceklerini planlamak ve çocukları bu istikametinde eğitmek" dedi.
ÇOCUKLARI KORUMAK
İkinci görevlerinin de aileleri eğitmek, bilinçlendirmek, çocuklarını toplumsal şiddete karşı nasıl koruyacaklarına yönelik olarak eğitmek olduğunu kaydeden İslam, "Çocuklar ve ailelerin bu tür şiddete maruz kalmamalarını sağlamak için ne yapılabileceğini organize etmek... Bunun için çalışıyoruz, İçişleri ve Adalet bakanlıkları ile beraber toplantılar yapacağız. Bu süreç içerisinde ihtiyaç görürsek başka kurum ve kuruluşlarla da toplantılar yapacağız" diye açıkladı.
CİNSEL SUÇ TASARISI
Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarla alakalı tasarı taslağı çalışmalarını Adalet Bakanlığı ile beraber sürdürdüklerini belirten İslam, "Bu mevzu ile ilgili bundan evvel hazırlanmış bir faaliyet vardı. Ama biz şimdi Adalet Bakanlığı ile beraber konu üzerinde çalışıyoruz. Çalışma, toplumda özellikle çocuklara yönelik işlenen cinsel suçlara karşı, bütün kanunları gözden geçiren bir tasarı taslağı çalışması" dedi.
Vahşi cinayeti, küçük kızın ablasıyla evlenmesine izin verilmeyen 25 yaşındaki akrabaları Süleyman Akdeniz'in 'intikam' için işlediği anlaşıldı. Cinayeti ilk gün işleyen zanlının, iki gün devam eden arama faaliyetlerine da katıldığı anlaşıldı. Merkez Seyhan ilçesi Tellidere mahallesinde önceki pazar günü annesi pazara gidince sokağa çıkan ve tekrar haber alınamayan ilkokul birinci sınıf öğrencisi Gizem Akdeniz'i bulabilmek için neredeyse tüm şehir seferber oldu.
Ancak acı haber dün sabaha karşı geldi. Asayiş ve Çocuk Şube Müdürlüğü'nde Gizem'i bulmak için kurulan özel ekip, havadan ve karadan gece gündüz çalışmalarını sürdürdü. Çevredeki 100'den çok işyerinin kameraları tek tek incelendi. Kamera kayıtlarında bazı görüntülere ulaşan polis, mahalleden yüzlerce kişiyle yüz yüze görüştü. Birkaç görgü tanığının, Gizem'i en son akrabası Süleyman Akdeniz ile el ele yürürken gördüklerini söylemesi üzerine Akdeniz 'şüpheli' listesine alındı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, özel bir sitede emniyet elemanı olarak çalışan ve bekâr olan Süleyman Akdeniz'i ifadesini almak için evvelki sabah emniyete götürdü. Gizem'in kaybolduğu gün hangi yerde olduğu sorulan Akdeniz, "Otomobilimle ailemle pikniğe gittim" dedi. Polis Süleyman Akdeniz'den yol güzergâhını öğrenip serbest bıraktı.
ELLERİ AYAKLARI BAĞLI
Akdeniz'den aldığı yol haritası üzerine ekipler MOBESE kameraları ve çevredeki işyerlerinin kameralarını inceledi. Süleyman Akdeniz'in kullandığını söylediği güzergâh ile aracının MOBESE'lerde tespit edilen güzergâhı birbirini tutmadı. Bütün delilleri değerlendiren polis, önceki akşam 22.00 sularında Süleyman Akdeniz'i yeniden tutukladı. Yaklaşık 30 dakika boyunca çelişkili ifadeler veren zanlı sonunda Gizem'i öldürdüğünü itiraf etti. Süleyman Akdeniz'in cesedin yerini söylemesi üzerine harekete önceki polis, dün 01.30 sularında Kabasakal Mezarlığı Rüzgârlı Tepe mevkisinde küçük kızın el ve ayaklarının koli bandı ile sarılmış, bıçaklanmış ve üzerine benzin dökülerek bir kısmı yakılmış haldeki cesedini buldu. İlk incelemede işkence yapıldıktan akabinde boğularak öldürüldüğü belirlenen Gizem'in cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
KAN DONDURAN İFADE
Baba Mustafa Akdeniz'in amcasının oğlu olan ve aynı sokaktaki karşı binada oturan Süleyman Akdeniz'in ilk ifadesinde "Üniversitede hemşirelik bölümünü okuyan Gizem'in ablası Gamze'yi ailesinden istedim. Babası izin vermedi. Ben de intikam almak için Gizem'i kaçırdım. Aynı gün akşam saatlerinde öldürdükten akabinde Gizem'in evine geldim" dediği açıklandı. Zanlının, dikkat çekmemek için küçük kızın arama faaliyetlerine da katıldığı öğrenildi. Sağlık kontrolüne zırhlı araçla götürülen zanlıya çelik yelek de giydirildi. Zanlının ailesinin de evlerini ve mahalleyi terk ederek kaçtığı öğrenildi.
Çıkarıldığı 4. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan zanlının sorgusuna katılması için Adana Barosu tarafından çağrı yapılan avukatlar ise negatif yanıt verdi. Bunun üzerine baro yönetim kurulu üyesi bir kişi sorguya yer aldı. Zanlı Akdeniz'in ifadesinde "Gizem olmasa o aileden başka birini öldürecektim. Olay günü Gizem dışarıda oynuyordu. 'Pikniğe gideceğiz' diyerek kandırdım. Boş arazide otomobili park ettim. Koli bandıyla, ellerini ayaklarını bağladım. Ağzını bantladım.
Sonra bıçakladım. Ayağa kalkınca üzerine benzin döküp yaktım. Çığlıklar attı. 25 dakika bekledim, ağladım ve olay yerinden ayrıldım" dediği öğrenildi. Öte yandan morgda kızının cesedini teşhis eden baba bayıldı. Anne Hatice, 3 ablası ve yakınları sinir krizleri geçirdi. Yakınları "Asın bu katili" diyerek haykırırken, abla Gamze ise "Onu kendi ellerimle öldüreceğim. Kardeşimin suçu neydi, ona nasıl kıydı" diyerek feryat etti. Gizem'in cenazesi Kabasakal Mezarlığı'nda toprağa verildi.
'ACİLEN TEDBİR ALMAMIZ LAZIM'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, çocuk ölümleriyle alakalı olarak, "Hiç yaşamayı istemediğimiz olaylar. Acilen önlem almamız gerekiyor" dedi. Meclis'te gazetecilerin sorusu üzerine, son günlerde çocuklara dönük yaşananların üzücü ve hiç yaşamayı istemedikleri olaylar olduğunu belirten İslam, "Acilen önlem almamız gerek. Bakanlık olarak bizim üzerimize düşen sorumluluk aileleri bilinçlendirmek; çocukların, kendilerine yönelen bu tür kaba kuvvet olaylarında neler yapabileceklerini planlamak ve çocukları bu istikametinde eğitmek" dedi.
ÇOCUKLARI KORUMAK
İkinci görevlerinin de aileleri eğitmek, bilinçlendirmek, çocuklarını toplumsal şiddete karşı nasıl koruyacaklarına yönelik olarak eğitmek olduğunu kaydeden İslam, "Çocuklar ve ailelerin bu tür şiddete maruz kalmamalarını sağlamak için ne yapılabileceğini organize etmek... Bunun için çalışıyoruz, İçişleri ve Adalet bakanlıkları ile beraber toplantılar yapacağız. Bu süreç içerisinde ihtiyaç görürsek başka kurum ve kuruluşlarla da toplantılar yapacağız" diye açıkladı.
CİNSEL SUÇ TASARISI
Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarla alakalı tasarı taslağı çalışmalarını Adalet Bakanlığı ile beraber sürdürdüklerini belirten İslam, "Bu mevzu ile ilgili bundan evvel hazırlanmış bir faaliyet vardı. Ama biz şimdi Adalet Bakanlığı ile beraber konu üzerinde çalışıyoruz. Çalışma, toplumda özellikle çocuklara yönelik işlenen cinsel suçlara karşı, bütün kanunları gözden geçiren bir tasarı taslağı çalışması" dedi.
by kralgaste
Gizem’in katili cezaevinde iki kez intihara kalkıştı
Adana'da kaybolduktan 36 saat sonra cesedi bulunan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in katil zanlısı 25 yaşındaki Süleyman Akdeniz, tutuklandıktan sonra konulduğu cezaevinde 2 kez intihar girişiminde bulundu.
Gizem Akdeniz'in ablası Gamze Akdeniz ile evlenmesine izin verilmediğini ileri sürerek intikam için cinayeti işlediğini iddia eden katil zanlısı Süleyman Akdeniz, tutuklanarak Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. 29 Nisan'da nöbetçi mahkemece 'çocuğu veya beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme, canavarca hisler veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından' tutuklanan Süleyman Akdeniz ceza evinde 2 kez intihara kalkıştı. Akdeniz dün Dr. Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Akdeniz'in ikinci kez intihara kalkışmasının ardından tedavi ve müşahede altında tutulması için hastaneye gönderildiği bildirildi.
Katil zanlısı Süleyman Akdeniz, Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin Adli Psikiyatri Ünitesi'nde gözetim altında tutuluyor.
Gizem Akdeniz'in ablası Gamze Akdeniz ile evlenmesine izin verilmediğini ileri sürerek intikam için cinayeti işlediğini iddia eden katil zanlısı Süleyman Akdeniz, tutuklanarak Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. 29 Nisan'da nöbetçi mahkemece 'çocuğu veya beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme, canavarca hisler veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından' tutuklanan Süleyman Akdeniz ceza evinde 2 kez intihara kalkıştı. Akdeniz dün Dr. Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Akdeniz'in ikinci kez intihara kalkışmasının ardından tedavi ve müşahede altında tutulması için hastaneye gönderildiği bildirildi.
Katil zanlısı Süleyman Akdeniz, Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin Adli Psikiyatri Ünitesi'nde gözetim altında tutuluyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Categories
1 nisan şakası
19 mayıs
1mayıs
2.el oto
23nisan
3.köprü
3.sayfa
5.element
Abdullah Gül
abdülkadir selvi
abigail ratchford
abiye elbise
abiye modası
ac milan
acun ılıcalı
acun medya
açalya semyeli
açlık sınırı
adalet
adana
adet
adıyaman
adli olaylar
adnan oktar
adriana curi
adriana lima
aeas bulut iynemli
af kanunu
afganistan
afrika
ahlaksız teklif
ahmet altan
ahmet dursun
ahmet hakan
aile
ajda pekkan
ak belediyeler
akaryakıt
akhisar
akıllı evler
Akıllı telefonlar
akif beki
akif hamzaçebi
akik taşı
akmerkez
akp
akp mitingleri
akp seçmeni
alanya
albüm
aldatma
ali ağaoğlu
ali atay
alkali diyet
allerji
almanya
alperen ocakları
altın fiyatları
altın ticareti
alzheimer
amal alamuddin
amazon
amerika
ana braga
ana paula maciel
anais zanotti
anamur
anayasa mahkemesi
Andrew Silverman
android telefonlar
ankara
ankaralı turgut
ankaranın dikmeni
anket
anlatımlı örgüler
anna grigorievna semenovich
anna kournikova
anna paquin
anne
anne ve bebeği
anneler günü
antalya
antikapitalist müslümanlar
antivirüs
apple
arda turan
arjantin
arkadaşım hoşgeldin
artvin
asena
asena erkin
asgari ücret
Ashley graham
askılı abiyeler
askılı bayan bluz
astroloji
aşk
aşk iksiri
ata demirer
atasözleri
atatürk
ateist
ateizm
atiye
atm
atv dizileri
avea
avm
avrupa
avukat
avustralya
avusturya
ayak kokusu
ayasofya
ayça ayşin turan
aydın
ayhan yılmaz
aylin kocaman
aylin kotil
aym
ayrılık
ayşe arman
ayşe özyılmazel
azerbeycan
aziz yıldırım
babet
bağış
bahar şenliği
bahar yorgunluğu
bahçeşehir
bakanbey
bakım kürü
bakırköy
bal faydaları
balık
balık fiyatları
balıkcılar
balıkcılık
balıkesir
bangladeş
bank asya
banka kredisi
bankacılık
barbara berlusconi
Basen Eritme
basketbol
başak sayan
başörtülü kızlar
battaniye modelleri
bayan hırka
bayan kazak modelleri
bayan örgü bere
bayan örgü modelleri
bayanlar
bayburt
bayern münchen
bayrak sevgisi
bdp
beach
bebek
bebek balıkcısı
bebek battaniyesi
bebek elbisesi
bebek örgü modelleri
bebek örgüleri
bebek patik
bebek şapkası
bebek yelek
bebiş
bedaş
begüm birgören
behzat ç
belçim bilgin
belediye başkanı
belediye hizmetleri
belfie
belgesel
belgrad ormanı
bella hadid
bella thorne
bengü
beni affet
benzin fiyatları
Beren Saat
berkay
berkin elvan
berna arıcı
berna laçin
berrak tüzünataç
beşiktaş
beşir atalay
beyaz show
beyazıt öztürk
beylikdüzü
beyonce
beyza bayraktar
biber gazı
bikini modelleri
bikinili güzeller
bikinili pozlar
bilgisayar
bilim
binali yıldırım
birmingham
bitcoin
bitki çayı
bitki kürü
bitlis
biyografi
bo osinski
bodrum
bodrum otelleri
boko haram
bolivya
borsa
bosna hersek
boşanma
brezilya
brooklyn decker
buca
burak yılmaz
burcin abdullah
burcu esmersoy
burhan kuzu
bülent arınç
bülent emrah parlak
bülent ersoy
büyük beden kadınlar
büyükçekmece
byran singer
cami imamı
can bonomo
can tanrıyar
candan erçetin
candice swanepoel
Caner Erkin
canlı yayın
cannes film festivali
Cara Delevingne
cari açık
carmen ortega
carola remer
cas
casey batchelor
casusluk
cazibeli kadınlar
celebrity
cem boyner
cem kılıç
cem yılmaz
cemaat
cep telefonu
ceren hindistan
ceren kalpakaslan
ceyda ateş
ceyda düvenci
chanel iman
charlie sims
chloe loughnan
chp
chp mitingleri
cicişler
cihangir
cihat
cilt bakımı
cilt sağlığı
cinayet haberleri
cinsel istismar
cinsel sağlık
cinsellik
CoCo
constance nunes
corona virüsü
courtney love
Courtney Stodden
covid19
cris urena
Cristiano Ronaldo
cristina pedroche
cuma
cuma hutbesi
cumhurbaşkanı
cumhurbaşkanı seçimi
cumhuriyet
cübbeli ahmet hoca
çagatay ulusoy
çağatay ulusoy
çağla kubat
çağla şikel
çağrı merkezi
çalıkuşu
çanakkale
çankaya
çapkınlık
çemişgezek
çeşme
çılgın ünlüler
çıplak fotolar
çıplak ünlüler
çiğdem kayalı
çin
çin çayı
çivril
çocuk gelinler
çocuk istismarı
çocuk ölümleri
çocuk parası
çorum
damak tadı
damat
danıştay
dans yarışması
dantel örgü modelleri
define
defne joy
değerli taşlar
deimante guabyte
dekolte
demet akalın
demet akbağ
demet evgar
demi lovato
den
denise welch
deniz
deniz atalay
deniz kazaları
deniz seki
deniz tanrıçaları
deniz uğur
denizli
deprem
derbi maçı
derin mermerci
derya büyükuncu
derya şensoy
derya tuna
dev kuleler
devin brugman
devlet bahçeli
devlet garantisi
dış politika
didem soydan
din görevlisi
din ve islam
disk
Dita Von Teese
diyanet
diyarbakır
diyet
diyet ve zayıflama
diziler
dizilerden sevişme sahneleri
doğa
doğa olayları
doğal kür
doğal sağlık
doğal yaşam
doğalgaz
doğukan manço
doğum
doğum günü
doğuş
doktor
doktor servan gökhan
dolar fiyatları
dolgun modeller
dolunay soyset
dombra marşı
dondurma
doutzen kroes
dövme
dövmeli ünlüler
dublaj
duygu bal
düğün dernek
dünya kupası
dünyadan haberler
düzce
dylan penn
ebru gündeş
ebru polat
ebru şallı
Ebru Şancı
ece erken
eda taşpınar
edirne
edita vilkeviciute
edremit
ege
ege üniversitesi
egemen bağış
egzersiz
eğitim
eğlence
ekonomi
ekrem imamoğlu
el kaide
el nusra
el örgü modelleri
elazığ
elektrikli otomobil
elena perminova
elif turan
eliz sakuçoğlu
emeklilik
emilia fox
emily didonato
emlak vergisi
emma appleton
emrah başsan
en güzel kadınlar
engelliler
engin altan düzyatan
engin öztürk
enrique iglesias
enteresan fotolar
enteresan haberler
enteresan twittler
enteresan videolar
erdal beşikcioğlu
erdal özyağcılar
erhan çelik
erkan petekkaya
erman toroğlu
erotic
erotik sahneler
ertem şener
ertuğrul özkök
erzurum
escort kızlar
esenyurt
eskişehir
eskort
esra ceyda
esra erol
estetik
estetik ameliyatı
estetikli güzeller
ethem sarısülük
etik
etiler
eurovision
ev hali
ev kadınları
ev yapımı
evlilik
evlilik programları
eyvah eyvah 3
ezgi mola
facebook
fahriye evcen
fantezi
farah zeynep abdullah
fatih altaylı
fatih saraç
fatimanın eli
felipe melo
femen
fenerbahçe
ferne mccann
ferrari
feshane
fethullah gülen
feyza çıpa
fıkra
fifa
film fragmanı
film seti
finans
finans haberleri
formula1
fota haber
foto galeri
foto galerisi
foto haber
fotomodel
foxtv
fransa
frikik
futbol
gabriella lenzi
gala geceleri
galatasaray
gamze karaman
Gamze Özçelik
garip ama gerçek
gavat
gazetecilik
gece klübü
geçici dövme
gelin
gelir testi
gemicik
genç kadın
gençler
gençlik iksiri
gençlik sırları
george clooney
georgis kousoulou
gerdek
gezi
gezi parkı
Gezi Seyahat
gisele bundchen
gizem akdeniz
gizem karaca
gizem özdilli
gizemli olaylar
gizli ilimler
google
gossip girl
göbek eritme
gögüs ekzersizleri
gökçe
gökçeada
göz sağlığı
greenpeace
gupse özay
gülben ergen
gülmece
gülşen
güncel
güncel haberler
güneri civaoğlu
güneşi beklerken
güney kore
günün twittleri
gürsel tekin
güvenlik
güzel kadın
güzellik sırları
güzellik yarışması
gwynet paltrow
haber
haberler
haç ve umre
hadise
hakan fidan
hakan keysan
hakim
halterci
hamdi alkan
hamilelik
hande ataizi
hande soral
hande yener
hanka maslikova
hareketli gifler
harun tan
hasta hakları
hastane
hastane randevusu
haşim kılıç
hatay
hatice aslan
havayolu
havuz medyası
hayvanlar alemi
Hazal Kaya
hazine
hdp
heidi klum
Helen Flanagan
helga lovekaty
hırsızlık
hilal cebeci
hindistan
hipokrat yemini
holanda
hollywood
hong kong
hostesler
hot babes
hot fotos
hot videos
hsyk
hurma faydaları
hülya avşar
hülya avşar cup
hürrem sultan
hüseyin avni çoş
hüseyin avni mutlu
hüseyin çelik
ırak
ırmak atuk
ışid
ibadet
ibb
ibrahim çelikkol
ibrahim saraçoğlu
ibrahim tatlıses
icardi
iç çamaşırı
idam cezası
iğne oyası
iğne oyası modelleri
ihale
ihsan özkes
iletişim
ilhan ekşioğlu
ilişki
ilkel yaşam
ilker kaleli
imar
imelih gökçek
imogen anthony
indila
ingiltere
inka uygarlığı
insan hakları
insanlık dramı
instagram
inter
internet
internet yasakları
intizar
ipad
ipek tuzcuoğlu
ipucu
iran
irem derici
irem sak
iri kalçalı kadınlar
iri memeler
irina shayk
isabeli fontana
ismail baki
ismail hacıoğlu
ispanya
israil
istanbul
istihbarat
isviçre
isviçreli yarim
iş adamı
iş güvenliği
işçi bayramı
işçi hakları
işçi sağlığı
işyeri
italya
ivana sert
izmir
japon turist
japonya
jasmin walia
jen selter
Jennifer Lawrence
jennifer lopez
Jennifer Nicole Lee
jessica alba
jessica szohr
jimnastik
joanna krupa
julia louis dreyfus
justin bieber
justin timberlake
kaan kalyon
kabak çekirdeği
kadın
kadın askerler
kadın cinayetleri
kadın erkek
kadın hakları
kadın milletvekili
kadın modası
kadın sağlığı
kadın ünlüler
kadın ve güzellik
kadirli
kahvaltı
kalça
kama sutra
kamboçya
kampanya
kanada
kanal D
kanaltürk
kanser
kanser belirtileri
kar yağışı
kara büyü
kara del toro
kara mizah
kara para aşk
karikatür
karim benzema
karine jelinek
kariyer
karizma
karpuz
kars
kartal
kate hudson
kate upton
kate winslett
katie green
katil
katil koca
katy perry
kaya çilingiroğlu
kaybolan uçak
kayıp çocuk
kayseri
kedi
kedicikler
kehanetler
kehribar
kelly brook
Kelly Brooks
kemal kılıçdaroğlu
kemal sunal
kemer
kenan evren
kenan ışık
kentsel rant kaynakları
kepekli saçlar
kesk
ketche
kıbrıs
kıl dönmesi
kırıkkale
kırım
kısa elbise modelleri
kısa elbiseler
kısa film
kış diyeti
kıvanç tatlıtuğ
kıyamet
kız isteme
kızılay
kızlar
kiev
kim kardashian
kinsey elizabeth
kiraz faydaları
kişniş faydaları
koah
komik fıkralar
komik twittler
komik videolar
konser
konuşan fotolar
konut sektörü
kozan
köşe yazısı
köyceğiz
kredi kartı
kris jenner
kulak ağrıları
kulak çınlaması
kuran ayetleri
kurbagalar
kurt seyit ve şura
kurt üzümü
kurtlar vadisi pusu
kuşadası
kutsi
kutup ayıları
küçük ağa
küçükçekmece
küresel ısınma
kürtaj
kym marsh
kyushu adası
lacey wildd
Lady gaga
larissa riquelme
lauren goodgear
lea anne ellison
lea michelle
leah felder
leah maree
leanna decker
leman sam
leslie mann
lewis hamilton
lig maçı
lilly allen
limon
lindsay ellingson
lindsay lohan
lisa seiffert
lise
liseli kızlar
londra
los angeles
lüks hayat
maden kazaları
maden kazası
maden mühendisleri
magazin
magazin haberleri
magazinler
makyaj
mal paylaşımı
malatya
malezya
maliye bakanı
manisa
mansur yavaş
manuela arbelaez
manuela arcuri
maria sharapova
mariah carey
marmara
marmaray
marmaris
mars
masaj
mavi tur
maxi lopez
maxim
mayalar
meclis çalışmaları
medcezir
megan fox
mehmet ali erbil
mehmet ali şahin
mehmet şimşek
meksika
melanie brown
melih gökçek
melisa sözen
menopoz
mert günok
merve aydın
merve boluğur
merve oflaz
meryem uzerli
metro
mezoterapi
mhp
mısır
miami
michael kadlec
michelle keegan
mihrimah sultan
mila kunis
Miley Cyrus
milletvekili
milli piyango
mimarlar odası
mini etekli ünlüler
miranda kerr
mirgün cabas
mit
mitoloji
mizah
moda
moda örgüler
montaj
morelos
motifli bebek yelek modeli
motifli örgüler
motorsiklet
muammer güler
mucize doktor
mucizeler
muğla
muharrem ince
muhteşem yüzyıl
murat başoğlu
murat boz
murat cemşir
murat ülker
murathan mungan
music
mustafa ceceli
mustafa islamoğlu
mustafa sarıgül
muş lalesi
mutfak
muz
müge anlı
mümtazer türköne
müzik
müzik klipleri
müzik listeleri
müzikklipleri
nabilla benattia
nagehan alçı
natasha oakley
naz elmas
nazlı ılıcak
nebahat çehre
necip fazıl kısakürek
nedir
nefes darlığı
nejat işler
nergis kumbasar
neslişah alkoçlar
new york
neymar
nicole aniston
nicole coco austin
nicole lee
Nicole Scherzinger
nicole trunfio
nihal yalçın
nihat doğan
nijerya
nikolaj coster
nina agdal
niran ünsal
nişanlı
noel biderman
noelle mondolini
normal doğum
norveç
nostalji
not defteri dizisi
nude
nurgül yeşilçay
nurgül yeşliçay
nuri bilge ceylan
nymphomaniac
obezite
okan bayülgen
okan kurt
okmeydanı
oktay usta
okul
ordu
oryantal
oryantal zümre
osman baydemir
osman sınav
osmaniye
otel
otomobil
otoyol
oylum talu
ödem söktürücü
ölüm
ömer çelik
ömer hayyam
ömer türken
ömür gedik
öpücük
örgü
örgü bebek yelek
örgü modelleri
örgü örnekleri
özcan deniz
özel hastaneler
özel sektör
özer hurmacı
özge özpirinçci
özge uzun
özgür özel
özlem yıldız
pamela anderson
panço modası
parti
passolig
pedikür
pegasus
peker açıkalın
pelin karahan
penelope cruz
pentagram
peru
petek dinçöz
petra silander
pırasa
pierre webo
pilates
plaj fotoları
plaj modası
platform
platini
playboy
playroom
podyum
polen alerjisi
police
popiş
popo frikikleri
pratik bilgiler
prenses
profil fotoları
prostat büyümesi
protesto
putin
püf noktası
radikal islamcılar
radyatör
radyo yayınları
rafet roman
real madrid
recep ivedik4
reza zarrab
rihanna
rina nanase
rita ora
robot
robot teknolojisi
rokcu imam
rose huntington
rtük
rus kızı
rus turist
rusya
rüstem paşa
saba tümer
sabah sporu
saç bakımı
saç dökülmesi
saç sağlığı
sadi güven
sağlık
sağlık haberleri
sağlık politikaları
sağlık videoları
sağlıklı beslenme
sağlıklı yaşam
sağlıktv
sahil
sahra ışık
sakallı ipten halı modelleri
sam faiers
sampdoria
samsun
samsung
sanat
sansür
sara tommasi
sarı sendika
sarıkamış
sarp akkaya
sarp apak
savaş
sbs
seçim
seçim haberleri
seçim hileleri
seçim sistemi
seçim sonuçları
seçkin özdemir
seda sayan
seks cihadı
seksi hostesler
seksi kızlar
selanik örgü
selçuk inan
selen soyder
Selena Gomez
selfie
selma ergeç
senem kuyucuoğlu
seray sever
serdar ortaç
serena williams
serenay sarıkaya
ses kaydı
ses kayıtları
sevgili
sevil uyar
seyahat
seyhan
seyyal taner
sgk
shakira
Sharon Stone
showtv
sıla şahin
sınav
sırt dekolteli abiye
sibel kekilli
sibel üresin
simge tertemiz
Simon Cowell
sinan akçıl
sinem bayraktutar
sinem kobal
sinema
sinema filmi
sirkenin faydaları
sit alanı
sivas
sivilce tedavisi
siyaset
skandal
sneijder
sofia valleri
Sofia Vergara
soğan kürü
sokak modası
soma
soma holding
soma madencilik
soma medencilik
son dakika
songül karlı
sophie reade
sosyal medya
spor
spor magazin
sport
straplez abiye modelleri
su böreği tarifi
sudan
suriye
survivor
survivor duygu
survivor gökhan
survivor kızları
survivor müge
survivor sahra
survivor tolga
survivor turabi
survivor yarışması
süleyman aslan
süleymanın yıldızı
sümeyye erdoğan
süperlig
süperstar
sylvio berlusconi
şafak pavey
şafak sezer
şahan gökbakar
şair
şaka
şal modelleri
şampiyon
şampiyonlar ligi
şampiyonluk
şarkı yarışması
şehir magandası
şehzade beyazıt
şenay gürler
şeyma subaşı
şifalı bitkiler
şiir dünyası
tablet
taciz vakaları
taksim
taliban
tamara gorro
tammy jung
tandogan
taner yıldız
tansiyon
tansu çiller
tapeler
tarih
taşeron işçiler
tatil
tatil fotoları
tatil mekanları
tayland
taylor swift
tayt
tayyip erdoğan
tecavüz olayları
tekne gezisi
teknoloji
teknoloji haberleri
tele dolandırıcı
telefon dolandırıcıları
televizyon
tenis
terapi
terörizm
tesettür
tesisat
teşhircilik
tığ işi örgü modelleri
tıp doktoru
timsah
tmmob
tolga çevik
tolga karel
tolga sarıtaş
tolgahan sayışman
tom cruise
toma
top modeller
trabzon
trafik kazaları
transfer
transparan
trendler
true blood
tuba büyüküstün
tuba ünsal
tuğba ekinci
tuğba özay
tuğçe ışınsu
tuğçe kazaz
tuncay özkan
tunceli
tunus
turist
turizm
turkcell
tutanak
tüketim toplumu
tülay kumaşcı
tüp geçit
türbanlı
türgev
türk askeri
Türk kadını
türk kahvesi
türk kızı
türk sineması
türkan şoray
türkiye
türkiye gündemi
türkiyem haberleri
tv dizileri
tv yarışmaları
tv yayınları
tv8
twitter
twitter fotoları
uefa
uğur aslan
uğur kurt
ukrayna
Ulu Önder
umut oran
unisex
urla
uygur türkleri
uykusuzluk
uzay kapsülü
uzun abiyeler
Ülkeler
ümraniye
üniversite
üniversite sınavı
ünlü kadınlar
ünlü modeller
ünlüler
ünlüler frikik
ünlüler gönüllüler
ünlüler modası
ünlülerin diyeti
üretim
üsküdar
üzüm faydaları
v.stiviano
vakıf
van
vanessa knowles
varis
vatikan
vergi
vergi cezası
vicky pattison
victoria beckham
victoria secret
video
video indir
video izle
vildan atasever
villa
virüs programları
vişne
vito schnabel
viyana
vodafone
vogue
voleybol
volkan demirel
volkan konak
vpn
wanda nara
webcam
Wesley Sneijder
whitney port
Wilma Elles
yabancı basından
yabancı sinema
yalan dünya
yalova
yangın
yargı
yarışma
yasak aşk
yasaklar
yasaklı sitelere giriş
yasemin erbil
yasemin ergene
yasemin key allen
yasmin erbil
yaşam
yaşam koçu
yaşam ve insanlar
yaşam ve teknoloji
yatak odası
yazlık modası
yazlık örgüler
yelek modelleri
yemek tarifleri
yenge
yeni moda
yenikapı
yere
yerel haberler
yerel seçim
yerel seçim anketi
yerel seçimler
yeşil kart
yeşim ceren bozoğlu
yetenek sizsiniz
yılan masajı
yıldız tilbe
yıldızlar
yılmaz erdoğan
yılmaz özdil
yoga
yoksulluk sınırı
yolanthe cabau
yolsuzluk
yorgunluk
you tube
yozgat
ysk
yusuf yerkel
yüksek tansiyon
yüksel aytuğ
yüreğir
zafer çağlayan
zahia dehar
zam haberleri
zayıflama diyeti
zayıflama kürü
zayıflama teknikleri
zeliha sunal
zelkif kazdal
zencefil faydaları
zengin türkler
zenginlik
ziraat
ziraat bankası
Trends
Popular Posts
-
Yıl: 2014 Yer: Ankara Mansur yavaş tek sandıkta -1705 (eksi bin yediyüz beş) oy alarak tarihe geçti. Dün gece geç saatler de Mansur Yavaş...
-
Türkiye'nin dekolteyi seven ünlü kadınları. Özellikle dünya basınında adeta dekoltelerini yarıştıran ünlülülere Türk ünlüler de katılıyo...
-
Camilerde çalınan Çav Bella şarkısını paylaşan CHP üyesi ve eski İzmir İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir tutuklandı. Özdemir, İzmir'dek...
Blog Archive
- Mart 2026 (2)
- Ocak 2026 (1)
- Aralık 2022 (2)
- Ağustos 2022 (3)
- Temmuz 2022 (1)
- Şubat 2022 (9)
- Ocak 2022 (2)
- Haziran 2021 (3)
- Mayıs 2021 (4)
- Şubat 2021 (1)
- Ocak 2021 (6)
- Aralık 2020 (6)
- Mayıs 2020 (11)
- Mart 2020 (13)
- Şubat 2020 (28)
- Ağustos 2015 (1)
- Nisan 2015 (4)
- Şubat 2015 (1)
- Kasım 2014 (5)
- Ağustos 2014 (22)
- Temmuz 2014 (35)
- Haziran 2014 (17)
- Mayıs 2014 (460)
- Nisan 2014 (672)
- Mart 2014 (140)




















