Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgesi saat 12.26’da şiddetli depremle sallandı. Deprem Bolu’dan Edirne’ye, İstanbul’dan İzmir’e, Çanakkale’den Eskişehir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. İşte deprem sonrası objektiflere takılan o karelerden birkaçı...
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Deprem sonrası halk sokağa döküldü
Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgesi saat 12.26’da şiddetli depremle sallandı. Deprem Bolu’dan Edirne’ye, İstanbul’dan İzmir’e, Çanakkale’den Eskişehir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. İşte deprem sonrası objektiflere takılan o karelerden birkaçı...
DEPREM. Nerdeyse Türkiye'nin yarısı sallandı.
Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgesi saat 12.26’da şiddetli depremle sallandı. Deprem Bolu’dan Edirne’ye, İstanbul’dan İzmir’e, Çanakkale’den Eskişehir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. Gökçeada ve Şarköy'de yaralananlar oldu. Deprem 40 saniye sürdü.
İstanbul ve ilçelerinde de şiddetli bir şekilde hissedilen deprem, maden faciasında 301 kişinin yaşamını yitirdiği Soma'da da halkı sokaklara döktü.
Kandilli Rasathanesi merkez üssü Gökçeada'nın batısı olan depremin büyüklüğünü önce 6.7 olarak duyurdu ancak daha sonra 6.5 olarak yeniledi.
AFAD'DAN AÇIKLAMA
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Denizi açıklarında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu, Şirinköy, Dereköy, Tepeköy ve Zeytinli olduğunu bildirdi.
İstanbul ve ilçelerinde de şiddetli bir şekilde hissedilen deprem, maden faciasında 301 kişinin yaşamını yitirdiği Soma'da da halkı sokaklara döktü.
Kandilli Rasathanesi merkez üssü Gökçeada'nın batısı olan depremin büyüklüğünü önce 6.7 olarak duyurdu ancak daha sonra 6.5 olarak yeniledi.
AFAD'DAN AÇIKLAMA
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Denizi açıklarında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu, Şirinköy, Dereköy, Tepeköy ve Zeytinli olduğunu bildirdi.
7 Mayıs 2014 Çarşamba
700 binlik saatin üreticisinden Çağlayan'a yalanlama geldi.
Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın TBMM'de yaptığı savunmasında 700 bin TL'lik saatle ilgili dile getirdiği iddiaları, saatin satın alındığı Patek Philippe firması yalanladı.
"Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor" diyen Çağlayan'ın açıklamalarını yalanlayan firma yetkilileri "Garanti belgesi, kişiye özel değil saate özeldir. Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır" dedi. 'GAZETE İLANI VERMEYİZ' Saati gazete ilanından görüp beğendiğini söyleyen Çağlayan'ın bu iddiası da yine firma tarafından yalanlandı.
Gazete ilanı vermediklerini belirten firma yetkilileri "Özel bir saat ürettiğimiz zaman bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz" diye konuştu. Firmanın Cenevre'deki merkez mağaza sorumlusu ile görüşen Aydınlık gazetesinden Derya Derviş'in aldığı yanıtlar şöyle: "Cenevre Paris ve Londra'nın yanısıra bir çok ülkede de saatlerimizi satan aracı firmalar var. Hiçbir ülkede gazete ilanları vermeyiz. Biz marka bir firmayız ve müşterilerimiz çok özeldir. Firmamız 1996 senesinden beri dergi çıkarır. Müşterilerimiz, ürettiğimiz saatleri bu dergiden takip ederler. Özel bir saat ürettiğimiz zaman da bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz." 'GARANTİ BELGESİNE İSİM YAZMAYIZ' "Faturalarda müşterilerimizin adı, ünvanı ve kanunen yazılması gereken her şey kesinlikle yazılır. Ama garanti belgesine isim yazmayız. Garanti belgesi kişiye özel değil saate özeldir.
Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır. Saati alan kişi hediye edebilir veya satabilir düşüncesiyle isim yazılmaz, garanti belgesini elinde bulunduran kişi saati alan kişi demek değildir." Öte yandan Patek Philippe'le sözleşmesi olan İstanbul'daki firmanın da garanti belgesinde isim yazılmadığını teyit ettiği haberde ifade edildi. 'SAATİN PARASINI ÖDEDİM' Zafer Çağlayan, konuyla ilgili, "Ben saati bir gazetenin ilanında gördüm, çok beğendim, ilgili firmayla temasa geçtim, 'kişiye özel üretiyoruz' dediler. Daha sonra firma yetkilisi beni aradı ve 'satın alacak mısınız?' dedi. Bu konuşma yapılırken Rıza Zarrab o ortamda bulunuyordu.
'Bizim orada ofisimiz var, alır size gönderirler' dedi. Sonra bir araçla saati bana gönderdiler. Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor. Saatin parasını ödedim ve mal beyanımda da gösterdim" dediği medyaya yansımıştı. Çağlayan, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Başbakan Erdoğan'ın Mersin mitingi öncesinde hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili açıklamada bulunmuş, "Zafer Çağlayan'a saat hediye eden varsa, eğer bir saat almışsam, saat aldığımı ve saat verildiğini kim söylüyorsa edepsizdir, vicdansızdır, ahlaksızdır. Hırsız görmek istiyorsan dön partine bak. Hırsız görmek istiyorsan İstanbul'a aday gösterdiğin başkan adayına bak" ifadelerini kullanmıştı.
Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın avukatı Muhammed Hardalaç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerel seçim öncesi miting meydanlarında yaptığı konuşmalarda sarf ettiği "Zafer Çağlayan hediye saat almış. O saati paralel devlet mi taktı? Bakanın koluna 700 milyar liralık saati paralel devlet mi taktı?" şeklindeki sözler üzerine yasal yollara başvuracaklarını söylemişti.
Kesin mahkeme kararı olmadan bu tip asılsız ithamlarda bulunulmasının müvekkilini rahatsız ettiğini vurgulayan Hardalaç, şunları kaydetmişti: "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bahse konu saat ile alakalı müvekkilim Mersin milletvekili Zafer Çağlayan'ın, saatin bedelinin ödendiğine ve söz konusu saati mal beyanında sunduğuna ilişkin yapmış olduğu açıklamaları hiçe sayarak kamuoyunu kasten yanlış yönlendirmek istemektedir." Cihan
"Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor" diyen Çağlayan'ın açıklamalarını yalanlayan firma yetkilileri "Garanti belgesi, kişiye özel değil saate özeldir. Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır" dedi. 'GAZETE İLANI VERMEYİZ' Saati gazete ilanından görüp beğendiğini söyleyen Çağlayan'ın bu iddiası da yine firma tarafından yalanlandı.
Gazete ilanı vermediklerini belirten firma yetkilileri "Özel bir saat ürettiğimiz zaman bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz" diye konuştu. Firmanın Cenevre'deki merkez mağaza sorumlusu ile görüşen Aydınlık gazetesinden Derya Derviş'in aldığı yanıtlar şöyle: "Cenevre Paris ve Londra'nın yanısıra bir çok ülkede de saatlerimizi satan aracı firmalar var. Hiçbir ülkede gazete ilanları vermeyiz. Biz marka bir firmayız ve müşterilerimiz çok özeldir. Firmamız 1996 senesinden beri dergi çıkarır. Müşterilerimiz, ürettiğimiz saatleri bu dergiden takip ederler. Özel bir saat ürettiğimiz zaman da bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz." 'GARANTİ BELGESİNE İSİM YAZMAYIZ' "Faturalarda müşterilerimizin adı, ünvanı ve kanunen yazılması gereken her şey kesinlikle yazılır. Ama garanti belgesine isim yazmayız. Garanti belgesi kişiye özel değil saate özeldir.
Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır. Saati alan kişi hediye edebilir veya satabilir düşüncesiyle isim yazılmaz, garanti belgesini elinde bulunduran kişi saati alan kişi demek değildir." Öte yandan Patek Philippe'le sözleşmesi olan İstanbul'daki firmanın da garanti belgesinde isim yazılmadığını teyit ettiği haberde ifade edildi. 'SAATİN PARASINI ÖDEDİM' Zafer Çağlayan, konuyla ilgili, "Ben saati bir gazetenin ilanında gördüm, çok beğendim, ilgili firmayla temasa geçtim, 'kişiye özel üretiyoruz' dediler. Daha sonra firma yetkilisi beni aradı ve 'satın alacak mısınız?' dedi. Bu konuşma yapılırken Rıza Zarrab o ortamda bulunuyordu.
'Bizim orada ofisimiz var, alır size gönderirler' dedi. Sonra bir araçla saati bana gönderdiler. Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor. Saatin parasını ödedim ve mal beyanımda da gösterdim" dediği medyaya yansımıştı. Çağlayan, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Başbakan Erdoğan'ın Mersin mitingi öncesinde hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili açıklamada bulunmuş, "Zafer Çağlayan'a saat hediye eden varsa, eğer bir saat almışsam, saat aldığımı ve saat verildiğini kim söylüyorsa edepsizdir, vicdansızdır, ahlaksızdır. Hırsız görmek istiyorsan dön partine bak. Hırsız görmek istiyorsan İstanbul'a aday gösterdiğin başkan adayına bak" ifadelerini kullanmıştı.
Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın avukatı Muhammed Hardalaç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerel seçim öncesi miting meydanlarında yaptığı konuşmalarda sarf ettiği "Zafer Çağlayan hediye saat almış. O saati paralel devlet mi taktı? Bakanın koluna 700 milyar liralık saati paralel devlet mi taktı?" şeklindeki sözler üzerine yasal yollara başvuracaklarını söylemişti.
Kesin mahkeme kararı olmadan bu tip asılsız ithamlarda bulunulmasının müvekkilini rahatsız ettiğini vurgulayan Hardalaç, şunları kaydetmişti: "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bahse konu saat ile alakalı müvekkilim Mersin milletvekili Zafer Çağlayan'ın, saatin bedelinin ödendiğine ve söz konusu saati mal beyanında sunduğuna ilişkin yapmış olduğu açıklamaları hiçe sayarak kamuoyunu kasten yanlış yönlendirmek istemektedir." Cihan
Suriye'li İsyancılar Humus’tan çekiliyor
Suriye hükümeti ile varılan anlaşma çerçevesinde Suriyeli isyancılar ellerinde tuttukları Humus kentinden ayrılmaya başladı.
Bölgedeki isyancılar adına müzakereleri yürüten Ebulharet El Halidi 120 savaşçı ve sivilin üç otobüsle birlikte kenti terk ettiğini söyledi. Suriyeli isyancılar otobüslerin bölgeyi terk ettiğini gösteren fotoğraflar yayınladı.
İsyancılardan Ebu Yasin El Humsi gün içerisinde 1200 isyancının çekilerek kenti Esad rejimine bağlı birliklere bırakacağını söyledi. İsyancıların Talbise ve Dar El Kebir kentlerine çekileceği belirtiliyor.
Suriye hükümeti ile isyancılar arasındaki anlaşma birkaç gün önce sağlanmıştı. İsyancılar ayrıca Halep yakınlarındaki, hükümete sadık Şii köyleri Nebl ve El Sahra'ya insanî yardım gönderilmesine de izin vermeyi kabul etmişti. Yardımların yerine ulaşup ulaşmadığı ise henüz bilinmiyor.
©Deutsche Welle Türkçe
Bölgedeki isyancılar adına müzakereleri yürüten Ebulharet El Halidi 120 savaşçı ve sivilin üç otobüsle birlikte kenti terk ettiğini söyledi. Suriyeli isyancılar otobüslerin bölgeyi terk ettiğini gösteren fotoğraflar yayınladı.
İsyancılardan Ebu Yasin El Humsi gün içerisinde 1200 isyancının çekilerek kenti Esad rejimine bağlı birliklere bırakacağını söyledi. İsyancıların Talbise ve Dar El Kebir kentlerine çekileceği belirtiliyor.
Suriye hükümeti ile isyancılar arasındaki anlaşma birkaç gün önce sağlanmıştı. İsyancılar ayrıca Halep yakınlarındaki, hükümete sadık Şii köyleri Nebl ve El Sahra'ya insanî yardım gönderilmesine de izin vermeyi kabul etmişti. Yardımların yerine ulaşup ulaşmadığı ise henüz bilinmiyor.
©Deutsche Welle Türkçe
5 Mayıs 2014 Pazartesi
Bagaja kilitledikleri gençe işkence yapmışlar.
Eskişehir'de Ali İsmail Korkmaz'ın sopalarla dövüldüğü gün hemen yan sokakta, Tevfik Caner Ertay adlı bir başka üniversiteli de polisler tarafından, iddiaya göre demir sopalarla darp edilerek polis otosunun bagajına kilitlenmişti.
Şehir içinde dolaştırılan Ertay, iki hastane gezdirildikten sonra avukatlarından saklanarak gözaltına alınmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne ait kameralarda Ertay'ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar var.
Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, savcılığın bilirkişi olarak atadığı Ankara Emniyeti, gencin yanında kameralara yansıyan ve yüzü açık olan polisleri teşhis edemedi. Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Tevfik Caner Ertay, 2 Haziran 2013 akşamında polislerce demir sopalarla dövülüp, polis otosunun bagajına kilitlenerek ölümle tehdit edildiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunmuştu. Ertay'in dilekçesine göre, o gece AKP Eskişehir İl Binası'na yürüyen grubun içindeydi. Gruba polis müdahale edince Ertay gazdan kaçıp bir otoparka saklandı. Arkasından gelen 20-30 polis, Ertay'ı tekme, yumruk ve copla dövdü. Baygın düşen Ertay gözünü açtığında polislerin gittiğini fark etti.
Yaşadığı kâbusun bittiğini düşünerek otoparkın üst katına çıktı. Ancak asıl kâbus ondan sonra başladı. Ertay bundan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bir saat sonra bulunduğum yere Eskişehir Terörle Mücadele Şubesi'nde çalışan, bildiğim, sivil giyimli beş polis geldi. Beni darp edip kimliğimi aldılar. Sürükleyerek merdivenlerden indirdiler. Aşağıda 15 polis daha vardı. Ellerindeki demir ve ahşap sopalarla bana saldırdılar. Yerde yatarken polis yüzüme biber gazı sıktı. Beni parka doğru sürüklediler, aracın bagajına sıkıştırıp, kapağını kapattılar. Aralarında 'Bunu yok edelim' diye baskı uyguluyorlardı. Bilmediğim bir caddeye götürdüler. Bagaj açıldığında da polis amiri olan 'Ayhan' isimli şahısla yaklaşık 10 polis vardı. Ayhan, 'İyi yapmışsınız, şimdi götürün' dedi. Bagajdan çıkartmaya çalıştılar. Direnince dövüp tekrar kapattılar."
Ertay, aracın bagajında iki hastaneye götürüldüğünü, rapor yazan doktora baskı uygulandığını, avukatlarını aramasının engellendiğini ve en sonunda polis merkezinde tutulduğunu savundu. Ertay'ın, Adli Tıp muayenesinde 'burnu ve elinde kemik kırığı, yüzünde yaygın şişlik, sağ göz altında 10x5 santimetre çapında morluk, sırtında, ensede, batında ve sol uylukta büyük kızarıklıklar' saptandı. Eskişehir Başsavcılığı, soruşturma sonunda Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin kemaralarına el koydu.
Eskişehir Devlet Hastanesi kamerasına göre saat 02.29 sularında girişe sivil bir araç yanaşıyor ve sivil giyimli üç kişi iniyor. Sonra aracın bagajı açılıyor. Bagajdan çıkan Ertay topallayarak yürüyor. Bu halde hastaneye götürülüyor. 10 dakika sonra Ertay koluna iki polis girmiş halde yeniden bagaja bindiriliyor. Araç, saat 02.49'da Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne varıyor. Ertay, tekerlekli sandalyeyle götürülüyor. Bu sırada koridorda, Ertay'ı getiren iki polis beliriyor. Biri şapkalı iki polis, kısa bir muayenenin ardından Ertay'la odadan ayrılıyor.
Ertay'ın Eskişehir Devlet Hastanesi'ne giriş kayıtlarını inceleyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nün 14 Mart tarihli bilirkişi raporunda, 'kayıt çözünürlülüğünün düşük olması, kayıtların uzak mesafe olması ve şüpheli şahısların yüzünü temsil eden görüntü bilgisinin yeterli düzeyde olmaması' nedeniyle teşhis yapılamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin koridor kamerası görüntülerini ise incelemedi.
Şehir içinde dolaştırılan Ertay, iki hastane gezdirildikten sonra avukatlarından saklanarak gözaltına alınmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne ait kameralarda Ertay'ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar var.
Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, savcılığın bilirkişi olarak atadığı Ankara Emniyeti, gencin yanında kameralara yansıyan ve yüzü açık olan polisleri teşhis edemedi. Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Tevfik Caner Ertay, 2 Haziran 2013 akşamında polislerce demir sopalarla dövülüp, polis otosunun bagajına kilitlenerek ölümle tehdit edildiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunmuştu. Ertay'in dilekçesine göre, o gece AKP Eskişehir İl Binası'na yürüyen grubun içindeydi. Gruba polis müdahale edince Ertay gazdan kaçıp bir otoparka saklandı. Arkasından gelen 20-30 polis, Ertay'ı tekme, yumruk ve copla dövdü. Baygın düşen Ertay gözünü açtığında polislerin gittiğini fark etti.
Yaşadığı kâbusun bittiğini düşünerek otoparkın üst katına çıktı. Ancak asıl kâbus ondan sonra başladı. Ertay bundan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bir saat sonra bulunduğum yere Eskişehir Terörle Mücadele Şubesi'nde çalışan, bildiğim, sivil giyimli beş polis geldi. Beni darp edip kimliğimi aldılar. Sürükleyerek merdivenlerden indirdiler. Aşağıda 15 polis daha vardı. Ellerindeki demir ve ahşap sopalarla bana saldırdılar. Yerde yatarken polis yüzüme biber gazı sıktı. Beni parka doğru sürüklediler, aracın bagajına sıkıştırıp, kapağını kapattılar. Aralarında 'Bunu yok edelim' diye baskı uyguluyorlardı. Bilmediğim bir caddeye götürdüler. Bagaj açıldığında da polis amiri olan 'Ayhan' isimli şahısla yaklaşık 10 polis vardı. Ayhan, 'İyi yapmışsınız, şimdi götürün' dedi. Bagajdan çıkartmaya çalıştılar. Direnince dövüp tekrar kapattılar."
Ertay, aracın bagajında iki hastaneye götürüldüğünü, rapor yazan doktora baskı uygulandığını, avukatlarını aramasının engellendiğini ve en sonunda polis merkezinde tutulduğunu savundu. Ertay'ın, Adli Tıp muayenesinde 'burnu ve elinde kemik kırığı, yüzünde yaygın şişlik, sağ göz altında 10x5 santimetre çapında morluk, sırtında, ensede, batında ve sol uylukta büyük kızarıklıklar' saptandı. Eskişehir Başsavcılığı, soruşturma sonunda Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin kemaralarına el koydu.
Eskişehir Devlet Hastanesi kamerasına göre saat 02.29 sularında girişe sivil bir araç yanaşıyor ve sivil giyimli üç kişi iniyor. Sonra aracın bagajı açılıyor. Bagajdan çıkan Ertay topallayarak yürüyor. Bu halde hastaneye götürülüyor. 10 dakika sonra Ertay koluna iki polis girmiş halde yeniden bagaja bindiriliyor. Araç, saat 02.49'da Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne varıyor. Ertay, tekerlekli sandalyeyle götürülüyor. Bu sırada koridorda, Ertay'ı getiren iki polis beliriyor. Biri şapkalı iki polis, kısa bir muayenenin ardından Ertay'la odadan ayrılıyor.
Ertay'ın Eskişehir Devlet Hastanesi'ne giriş kayıtlarını inceleyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nün 14 Mart tarihli bilirkişi raporunda, 'kayıt çözünürlülüğünün düşük olması, kayıtların uzak mesafe olması ve şüpheli şahısların yüzünü temsil eden görüntü bilgisinin yeterli düzeyde olmaması' nedeniyle teşhis yapılamadığı ifade edildi. Bilirkişiler, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nin koridor kamerası görüntülerini ise incelemedi.
4 Mayıs 2014 Pazar
Adam denize düşmüş boğuluyor,gençler dalga geçme modunda !?
Denizde can pazarı insanlık ölmüş haberimiz yok!
Beşiktaş sahilinde denizde can pazarı yaşandı. Deniz düşen bir vatandaşın boğulmaktan son anda kurtarıldı.
Denize atlayan bir kişi, boğulmak üzere olan vatandaşı kurtarırken, yaşanan hareketli dakikalar amatör kameraya yansıdı. Kurtarma çalışmalarını izleyenler arasında yaşanan diyaloglar ise dikkat çekti.
Edinilen bilgiye göre, dün Beşiktaş İskelesindeki vatandaşlar denizde hareketsiz yatan bir kişiyi fark ettiler. İlk başlarda hayatını kaybettiği düşünülen denizdeki yaşlı adamın zaman zaman hareketlendiğini gören vatandaşlar kurtarma çalışmaları başlattı. Vatandaşlar üzerinde bir kanca bulunan uzun bir sopa ile denizdeki adamın kemerini tutarak akıntıya kapılmasını engellemeye çalıştı.
Denizde hareketsiz yatan kişi sopa yardımı ile su üzerinde tutulmaya çalışıldı. Bir süre sopayı tutmaya çalışan yaşlı adam daha sonra yüz üstü suya gömüldü. Bir süre kanca ile tişörtünden çekilmeye çalışılan yaşlı adamın dakikalar süren uğraşa rağmen kurtarılmadığını gören bir vatandaş denize atlayarak yaşlı adamını başını su üstünde tutulmaya çalıştı. Denize atılan bir simide yaşlı adamın başından geçiren vatandaş yaşlı adamı boğulmaktan son anda kurtardı.
"DAYI BOĞULACAKSIN, BAK KÖPEK BALIĞI GELİYOR”
Kurtarma çalışmaları sırasında onlarca vatandaşın olup biteni adeta bir tribün oluşturarak izlemesi dikkat çekti. Kurtarma çalışmalarını izleyen gençlerin aralarında gülüşerek "Dayı boğulacaksın, Dayı bak köpek balığı geliyor, Motor çalışacak altında kalacaksın, Abi belki yüzmek istemiyor, Adam özgür" şeklinde espri yapması dikkat çekti.
"CAN PAZARI KAMERADA"
Beşiktaş İskelesi'nde yaşana can pazarı amatör bir kamera tarafından da saniye saniye görüntülendi. Kamera kayıtlarında yaşlı adamın su üstünde durması, bir vatandaşın atlayarak kurtarması ve yapılan espriler görülüyor.
Beşiktaş sahilinde denizde can pazarı yaşandı. Deniz düşen bir vatandaşın boğulmaktan son anda kurtarıldı.
Denize atlayan bir kişi, boğulmak üzere olan vatandaşı kurtarırken, yaşanan hareketli dakikalar amatör kameraya yansıdı. Kurtarma çalışmalarını izleyenler arasında yaşanan diyaloglar ise dikkat çekti.
Edinilen bilgiye göre, dün Beşiktaş İskelesindeki vatandaşlar denizde hareketsiz yatan bir kişiyi fark ettiler. İlk başlarda hayatını kaybettiği düşünülen denizdeki yaşlı adamın zaman zaman hareketlendiğini gören vatandaşlar kurtarma çalışmaları başlattı. Vatandaşlar üzerinde bir kanca bulunan uzun bir sopa ile denizdeki adamın kemerini tutarak akıntıya kapılmasını engellemeye çalıştı.
Denizde hareketsiz yatan kişi sopa yardımı ile su üzerinde tutulmaya çalışıldı. Bir süre sopayı tutmaya çalışan yaşlı adam daha sonra yüz üstü suya gömüldü. Bir süre kanca ile tişörtünden çekilmeye çalışılan yaşlı adamın dakikalar süren uğraşa rağmen kurtarılmadığını gören bir vatandaş denize atlayarak yaşlı adamını başını su üstünde tutulmaya çalıştı. Denize atılan bir simide yaşlı adamın başından geçiren vatandaş yaşlı adamı boğulmaktan son anda kurtardı.
"DAYI BOĞULACAKSIN, BAK KÖPEK BALIĞI GELİYOR”
Kurtarma çalışmaları sırasında onlarca vatandaşın olup biteni adeta bir tribün oluşturarak izlemesi dikkat çekti. Kurtarma çalışmalarını izleyen gençlerin aralarında gülüşerek "Dayı boğulacaksın, Dayı bak köpek balığı geliyor, Motor çalışacak altında kalacaksın, Abi belki yüzmek istemiyor, Adam özgür" şeklinde espri yapması dikkat çekti.
"CAN PAZARI KAMERADA"
Beşiktaş İskelesi'nde yaşana can pazarı amatör bir kamera tarafından da saniye saniye görüntülendi. Kamera kayıtlarında yaşlı adamın su üstünde durması, bir vatandaşın atlayarak kurtarması ve yapılan espriler görülüyor.
20 Nisan 2014 Pazar
Şehidin eşi herkesi ağlattı
Çanakkale'nin Biga ilçesinde şehit edilen jandarma başçavuş Ömer Yanar'ın cenazesi, Hatay'da toprağa verildi. Cenaze töreninde Zekiye Yanar'ın oğlunu son bir kez daha görmek istemesi üzerine şehidin eşi Seçil Yanar, 'Anne ben sana anlatayım. Yüzü gülüyordu' diyerek gözyaşlarını tutamadı.
Askeri uçakla Hatay Havaalanı’na getirilen şehit Astsubay Başçavuş Ömer Yanar’ın cenazesi Kırıkhan ilçesine götürüldü. Şehidin cenazesi ilk olarak Mimar Sinan Mahallesi’ndeki babasının oturduğu eve getirildi. Burada şehidin ailesi, helallik aldı. Daha sonra cenaze, Kırıkhan Mezarlık Kompleksi’ne götürülerek askeri tören düzenlendi.
"ANNE ÜZÜLME, GÜLÜMSÜYORDU"
Cenaze namazı ardından Şehit Yanar’ın cenazesi omuzlara alınırken, annesi Zekiye Yanar, gözyaşları içinde yetkililere son kez oğlunun yüzünü görmek istediğini söyledi. Bu sırada şehidin eşi öğretmen Seçil Yanar, kayınvalidesine sarılarak, "Anne üzülme. Bursa’da kefenlenirken yüzünü gördüm, gülümsüyordu" dedi.
Şehit Yanar’ın cenazesi, Kırıkhan Mezarlık Kompleksi’nde gözyaşları arasında toprağa verilirken, güçlükle ayakta duran ailesi taziyeleri kabul etti.
Askeri uçakla Hatay Havaalanı’na getirilen şehit Astsubay Başçavuş Ömer Yanar’ın cenazesi Kırıkhan ilçesine götürüldü. Şehidin cenazesi ilk olarak Mimar Sinan Mahallesi’ndeki babasının oturduğu eve getirildi. Burada şehidin ailesi, helallik aldı. Daha sonra cenaze, Kırıkhan Mezarlık Kompleksi’ne götürülerek askeri tören düzenlendi.
"ANNE ÜZÜLME, GÜLÜMSÜYORDU"
Cenaze namazı ardından Şehit Yanar’ın cenazesi omuzlara alınırken, annesi Zekiye Yanar, gözyaşları içinde yetkililere son kez oğlunun yüzünü görmek istediğini söyledi. Bu sırada şehidin eşi öğretmen Seçil Yanar, kayınvalidesine sarılarak, "Anne üzülme. Bursa’da kefenlenirken yüzünü gördüm, gülümsüyordu" dedi.
Şehit Yanar’ın cenazesi, Kırıkhan Mezarlık Kompleksi’nde gözyaşları arasında toprağa verilirken, güçlükle ayakta duran ailesi taziyeleri kabul etti.
17 Nisan 2014 Perşembe
Ben 'Böyle şerefsizlik görmedim'
Ertuğrul Özkök'ten flaş açıklamalar 'Hiç bir gazetecinin ötekilerini işten attırmak için gammazlama şerefsizliğine bu dönemde olduğu kadar tanık olmadım'
CNN TÜRK'te yayınlanan 'Aykırı Sorular' Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök'ü konuk etti. Özkök, Enver Aysever'in sorularını yanıtladı.
Özkök, 'Ben 27 Mayıs ihtilalinden sonrasını hatırlıyorum. 12 Mart'ı hatırlıyorum. 12 Eylül'ü hatırlıyorum. Bu iki askeri darbe bir ara rejim döneminde bir biri ile bıçaklı olan hiç bir gazetecinin ötekilerini işten attırmak için gammazlama şerefsizliğine tanık olmadım' dedi.
Özkök, 'Bu gazetecilerin tarihe kalmayacağını ve bu isimleri çöp tenekeleri almayacağını' söyledi.
CNN TÜRK'te yayınlanan 'Aykırı Sorular' Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök'ü konuk etti. Özkök, Enver Aysever'in sorularını yanıtladı.
Özkök, 'Ben 27 Mayıs ihtilalinden sonrasını hatırlıyorum. 12 Mart'ı hatırlıyorum. 12 Eylül'ü hatırlıyorum. Bu iki askeri darbe bir ara rejim döneminde bir biri ile bıçaklı olan hiç bir gazetecinin ötekilerini işten attırmak için gammazlama şerefsizliğine tanık olmadım' dedi.
Özkök, 'Bu gazetecilerin tarihe kalmayacağını ve bu isimleri çöp tenekeleri almayacağını' söyledi.
15 Nisan 2014 Salı
by kralgaste
Milletvekiline saldıranlar suç makinası çıktı.
İSTANBUL Bakırköy'de, Anavatan Partisi eski İstanbul Milletvekili Adnan Yıldız'ın aracına, evinin önünde suç ortağıyla birlikte silahlı saldırıda bulunan Mehmet Beşir Artukoğlu'nun İzmir, Ankara ve İstanbul illerinde çok sayıda hırsızlık ve gasp olaylarına karıştığı ortaya çıktı.
Suç kayıtlarından, genellikle araçtan hırsızlık, oyalamak suretiyle hırsızlık, işyerinden hırsızlık gibi suçlara karıştığı öğrenilen Mehmet Beşir Artukoğlu, İzmir’in Bostanlı semtinde, 2004 yılının Mart ayında, A. H. H. isimli işadamını soyduğu, kiralık otomobille kaçtıktan sonra Buca’da yine peruklu şekilde dolaştığı sırada polisin operasyonuyla yakalanmıştı.
Bakırköy’de silahlı saldırıda Artukoğlu ile birlikte bulunan ve olay yerinde vurularak ölen M.D.Y’nin ise poliste toplam 6 hırsızlık 1 de yaralama suçundan kaydı olduğu öğrenildi.
Suç kayıtlarından, genellikle araçtan hırsızlık, oyalamak suretiyle hırsızlık, işyerinden hırsızlık gibi suçlara karıştığı öğrenilen Mehmet Beşir Artukoğlu, İzmir’in Bostanlı semtinde, 2004 yılının Mart ayında, A. H. H. isimli işadamını soyduğu, kiralık otomobille kaçtıktan sonra Buca’da yine peruklu şekilde dolaştığı sırada polisin operasyonuyla yakalanmıştı.
Bakırköy’de silahlı saldırıda Artukoğlu ile birlikte bulunan ve olay yerinde vurularak ölen M.D.Y’nin ise poliste toplam 6 hırsızlık 1 de yaralama suçundan kaydı olduğu öğrenildi.
13 Nisan 2014 Pazar
Öldürmeden önce fotograflarını çektirmiş!
Kars'ta kaçırılarak öldürülen 9 yaşındaki Mert Aydın'ın katil zanlısı yakalanmıştı. Kars Valisi Eyüp Tepe, katil zanlısının 23 yaşındaki Aykut B. olduğunu ve katilin, Mert'in babasıyla daha önceden tanıştığını, aralarında alışveriş olduğu açıklamıştı.
Mert'in kaçırılarak öldürülme olayını uzmanlardan oluşan bir kadronun özverili çalışması sonucu aydınlattıklarını ifade eden İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak, zanlının tutuklanma haberinden sonra yüzlerce telefon ve mesaj aldıklarını söyledi.
Emniyet Müdürü Çakmak, 36 AV 079 plakalı otomobille çekilen fotoğrafla ilgili olarak "Aykut kendisine ait cep telefonu ile Mert'e olay yerinde fotoğraf çektirdiğini itiraf etti. Cep telefonunu olaydan sonra bir telefoncuya ucuza sattığını söyledi. Polisler belirtilen iş yerinden telefonunu aldıklarında kırmızı oto önünde ve yanında Aykut'un fotoğraflarını buldular. İfadesinde zaten her şeyi itiraf etti. Hatta kız kaçırma olayından dolayı mı kendisini bulduğumuzu sordu. Biz de o zaman ona güvenlik ve mobese görüntülerini izlettirdik. Oto ile fotoğraf çektiren kişi ile video görüntülerinde Mert'in yanında kaldırımda yürüyen aynı kişi" diye konuştu.
Mert'in kaçırılarak öldürülme olayını uzmanlardan oluşan bir kadronun özverili çalışması sonucu aydınlattıklarını ifade eden İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak, zanlının tutuklanma haberinden sonra yüzlerce telefon ve mesaj aldıklarını söyledi.
Emniyet Müdürü Çakmak, 36 AV 079 plakalı otomobille çekilen fotoğrafla ilgili olarak "Aykut kendisine ait cep telefonu ile Mert'e olay yerinde fotoğraf çektirdiğini itiraf etti. Cep telefonunu olaydan sonra bir telefoncuya ucuza sattığını söyledi. Polisler belirtilen iş yerinden telefonunu aldıklarında kırmızı oto önünde ve yanında Aykut'un fotoğraflarını buldular. İfadesinde zaten her şeyi itiraf etti. Hatta kız kaçırma olayından dolayı mı kendisini bulduğumuzu sordu. Biz de o zaman ona güvenlik ve mobese görüntülerini izlettirdik. Oto ile fotoğraf çektiren kişi ile video görüntülerinde Mert'in yanında kaldırımda yürüyen aynı kişi" diye konuştu.
11 Nisan 2014 Cuma
Ertem Şener'den çelişkili beyanlar.
Beyaz TV Spor Genel Direktörü Ertem Şener, yasaklanan Twitter'ı en iyi kullanan isimlerden biri. Üstelik spor medyasında önemli bir konumda olmasına rağmen, siyasi tweetleriyle gündem yaratan isimlerden biri.
Gezi olaylarından beri Başbakan Erdoğan'ı ve hükümeti alenen desteklediği için eleştiri bombardımanına tutulan Şener, sosyal medyadan dertli. Ancak "çok seviyorum, samimiyetine güveniyorum" dediği Başbakan Erdoğan için "yedirtmeyeceğim" diyor.
Karıncanın yangını söndürmek için su taşıması misali elimden geleni yapacağım diyen Şener, İnternetHaber Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık ile konuştu. Şener, Özışık'ın sorularını bütün açıklığı ile yanıtladı.
Röportajın en çarpıcı sorusu ise "Baban mı, Başbakan Erdoğan mı?" sorusunu Şener'in verdiği yanıt. İşte o röportajdan çarpıcı bölümler:
BAŞBAKAN TWİTTER'I KULLANMAYIN DEDİ AMA DİNLEMEDİM
- Sen "başbakan ne düşünüyorsa ben de aynı şeyi düşünüyorum" diyorsun... Neden böyle söylüyorsun?
Ben başbakan ne düşünüyorsa, aynı şeyi düşünüyorum; Türkiye ile ilgili olarak. Ben hep beyefendinin yanındayım. Yangını söndürmeye giden karınca misali. Kimsenin aleyhinde konuşmam ama beyefendi ne düşünüyorsa öyle düşünüyorum.
- Seni Beyefendiye bu kadar bağlayan ne?
Samimiyet. Herşeyini açık açık söylüyor. Anında. Ertem senin buran böyle. En son 10 gün önce Beyefendi ile görüştüm. Nasıl gidiyor dedi? İyi dedim. Sosyal medyada elinden gelenleri yapıyoruz dedim. O bakışlarını unutamam. "Twitter yok, Youtube yok" dedi…
- Kullanmayın dedi?
Evet tabi kullanmayın dedi. Ama baktım herkes kullanıyor, ben de bir şey yok dedim… Kullanıyorum o yüzden.
-Başbakan'ı dinlemedin yani?
Dinlemedim. Dinlemedim diye düşünmeyelim de… Ortalığı meydanı boş bırakmamak lazım. Bu sefer insanlar üzerinde farklı düşünceler çıkar. Niye böyle yaptılar denir. Seçime kadar bu işi çıkar amaçlı yaptı, şimdi yok demek ki para alıyordu derler. Onu dedirtmemek için yazıyorum. Beyefendi yazmayın diyor ama sosyal medya ortalık, birirlerine kalmasın. Acaha diyen insanlar var. Ben hiç kimse girmesin diyorum der. O zaman boynum kıldan ince.
Gezi olaylarından beri Başbakan Erdoğan'ı ve hükümeti alenen desteklediği için eleştiri bombardımanına tutulan Şener, sosyal medyadan dertli. Ancak "çok seviyorum, samimiyetine güveniyorum" dediği Başbakan Erdoğan için "yedirtmeyeceğim" diyor.
Karıncanın yangını söndürmek için su taşıması misali elimden geleni yapacağım diyen Şener, İnternetHaber Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık ile konuştu. Şener, Özışık'ın sorularını bütün açıklığı ile yanıtladı.
Röportajın en çarpıcı sorusu ise "Baban mı, Başbakan Erdoğan mı?" sorusunu Şener'in verdiği yanıt. İşte o röportajdan çarpıcı bölümler:
BAŞBAKAN TWİTTER'I KULLANMAYIN DEDİ AMA DİNLEMEDİM
- Sen "başbakan ne düşünüyorsa ben de aynı şeyi düşünüyorum" diyorsun... Neden böyle söylüyorsun?
Ben başbakan ne düşünüyorsa, aynı şeyi düşünüyorum; Türkiye ile ilgili olarak. Ben hep beyefendinin yanındayım. Yangını söndürmeye giden karınca misali. Kimsenin aleyhinde konuşmam ama beyefendi ne düşünüyorsa öyle düşünüyorum.
- Seni Beyefendiye bu kadar bağlayan ne?
Samimiyet. Herşeyini açık açık söylüyor. Anında. Ertem senin buran böyle. En son 10 gün önce Beyefendi ile görüştüm. Nasıl gidiyor dedi? İyi dedim. Sosyal medyada elinden gelenleri yapıyoruz dedim. O bakışlarını unutamam. "Twitter yok, Youtube yok" dedi…
- Kullanmayın dedi?
Evet tabi kullanmayın dedi. Ama baktım herkes kullanıyor, ben de bir şey yok dedim… Kullanıyorum o yüzden.
-Başbakan'ı dinlemedin yani?
Dinlemedim. Dinlemedim diye düşünmeyelim de… Ortalığı meydanı boş bırakmamak lazım. Bu sefer insanlar üzerinde farklı düşünceler çıkar. Niye böyle yaptılar denir. Seçime kadar bu işi çıkar amaçlı yaptı, şimdi yok demek ki para alıyordu derler. Onu dedirtmemek için yazıyorum. Beyefendi yazmayın diyor ama sosyal medya ortalık, birirlerine kalmasın. Acaha diyen insanlar var. Ben hiç kimse girmesin diyorum der. O zaman boynum kıldan ince.
Benzin ve motorine zam geldi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, tavan fiyatı uygulamasında baz alınan İstanbul Avrupa Yakası'nda 12-15 Nisan arasında benzinin tavan satış fiyatını 4,99 lira, motorinin tavan satış fiyatını 4,29 lira olarak belirledi. Buna göre, benzinin litre fiyatı 2 kuruş, motorinin litre fiyatı 1 kuruş arttı
Kurulun, dağıtıcı ve bayi paylarının toplamını 2 ay süresince litrede benzinde 44 kuruştan, motorinde ise 51 kuruştan 37 kuruşa indiren kararının ardından, akaryakıt ürünlerinde 12-15 Nisan tarihleri arasında uygulanacak fiyatlar açıklandı.
Buna göre, tavan fiyatı uygulamasında baz alınan İstanbul Avrupa Yakası'nda 12-15 Nisan arasında benzinin tavan satış fiyatı 4,99 lira, motorinin tavan satış fiyatı 4,29 lira olarak belirlendi. Böylece benzinin litre fiyatı 2 kuruş, motorinin litre fiyatı 1 kuruş arttı.
Söz konusu tarihlerde İstanbul Anadolu Yakası'nda benzinin litresi 4,99 lira, motorinin litresi 4,30 liradan; Ankara'da benzinin litresi 5 lira, motorin litresi 4,30 liradan; İzmir'de benzinin litresi 5,01 lira, motorinin litresi 4,28 liradan satılacak.
Nazlı Ilıcak soyulduğunu 1 hafta sonra farketmiş!
Nazlı Ilıcak, soygunu bir TV programına katılmak üzere evden ayrılacağı sırada fark etti. Yapılan incelemede evde yaklaşık 60 bin lira değerinde para ziynet eşyası alındığı ortaya çıktı. Evde araştırma yaparak parmak izi alan polisin soruşturması devam ediyor.
TV PROGRAMI İÇİN KULLANACAĞI TAKILARI BULAMADI
3 Nisan günü gerçekleşen soygun Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak'ın katılacağı bir TV programı için evinde hazırlık yaptığı sırada kullanacağı takılarının yerinde olmaması ile ortaya çıktı.
Evinde kısa bir inceleme yapan Ilıcak, bazı ziynet eşyaları ile 2000 lira nakit parasının yerinde olmadığını gördü. Nazlı Ilıcak vakit kaybetmeden kendisiyle yan evinde ikamet eden kızı Aslı Sarrafgil’den yardım istedi.Sarrafgil de polise ihbarda bulundu.
MADDİ KAYBI 60 BİN LİRA
Olay yerine gelen polis evde incelemelerde bulundu. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ve Üsküdar Asayiş Büro Amirliği olayla ilgili detaylı çalışma başlattı. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı bir ekip de evde parmak izi çalışması yaptı. Evde inceleme yapan polislere bilgi veren Aslı Sarrafgil, annesinin kendisine haber vermesiyle birlikte eve geldiğini ve sehpa üzerindeki 2000 TL nakit para ile birlikte yatak odasında bulunan bir adet Lalaounis marka ince pırlantalı kolye, bir adet Lalaounis altın kolye, bir adet Lalaounis iğne, 3 adet altın kolye, bir adet Lalaounis bilezik, bir adet Bulgari saatin çalındığını söyledi. Aslı Sarrafgil, annesinin maddi kaybının yaklaşık 60 bin lira olduğunu ifade etti.
ÇELİK KASAYI AÇAMADILAR
Hırsız yada hırsızların yatak odasında içerisinde ziynet eşyalarının bulunduğu çelik kasayı da zorladığı ancak açamadıkları öğrenildi. Ekiplerin incelemesinde evdeki kapılarda herhangi bir zorlama izi veya evde dağınıklık olmadığı belirlendi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, evin bahçıvanı Murat Köken ile şoför Selçuk Kaya’nın ifadesini de aldı. Polisin hırsızlık zanlılarını yakalamak için çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
TV PROGRAMI İÇİN KULLANACAĞI TAKILARI BULAMADI
3 Nisan günü gerçekleşen soygun Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak'ın katılacağı bir TV programı için evinde hazırlık yaptığı sırada kullanacağı takılarının yerinde olmaması ile ortaya çıktı.
Evinde kısa bir inceleme yapan Ilıcak, bazı ziynet eşyaları ile 2000 lira nakit parasının yerinde olmadığını gördü. Nazlı Ilıcak vakit kaybetmeden kendisiyle yan evinde ikamet eden kızı Aslı Sarrafgil’den yardım istedi.Sarrafgil de polise ihbarda bulundu.
MADDİ KAYBI 60 BİN LİRA
Olay yerine gelen polis evde incelemelerde bulundu. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ve Üsküdar Asayiş Büro Amirliği olayla ilgili detaylı çalışma başlattı. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı bir ekip de evde parmak izi çalışması yaptı. Evde inceleme yapan polislere bilgi veren Aslı Sarrafgil, annesinin kendisine haber vermesiyle birlikte eve geldiğini ve sehpa üzerindeki 2000 TL nakit para ile birlikte yatak odasında bulunan bir adet Lalaounis marka ince pırlantalı kolye, bir adet Lalaounis altın kolye, bir adet Lalaounis iğne, 3 adet altın kolye, bir adet Lalaounis bilezik, bir adet Bulgari saatin çalındığını söyledi. Aslı Sarrafgil, annesinin maddi kaybının yaklaşık 60 bin lira olduğunu ifade etti.
ÇELİK KASAYI AÇAMADILAR
Hırsız yada hırsızların yatak odasında içerisinde ziynet eşyalarının bulunduğu çelik kasayı da zorladığı ancak açamadıkları öğrenildi. Ekiplerin incelemesinde evdeki kapılarda herhangi bir zorlama izi veya evde dağınıklık olmadığı belirlendi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, evin bahçıvanı Murat Köken ile şoför Selçuk Kaya’nın ifadesini de aldı. Polisin hırsızlık zanlılarını yakalamak için çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
2 Nisan 2014 Çarşamba
Gezi Parkı sonrası akla zarar yasak!
Gezi Parkı olaylarının meydana geldiği Haziran’dan sonra, ‘Platform’, ‘Konsey’ gibi isimlerle dernek kurulmasının yasaklandığı ortaya çıktı. İstanbul Valiliği'nden bu yasağın gerekçesi olarak, ''derneğin amacını aşan anlamlar yüklenmesine sebep olarak anlam ve algı karmaşası yaratıldığı'' açıklandı.
Gezi Parkı olaylarının meydana geldiği Haziran’dan sonra, ‘Platform’, ‘Konsey’ gibi isimlerle dernek kurulmasının yasaklandığı ortaya çıktı. İstanbul Valiliği, derneğin amacını aşan anlamların yüklenmesine sebep olacak kelimelerin anlam ve algı karmaşasına sebep olduğu gerekçesiyle, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın böyle bir uygulamaya gittiğine dikkat çekti.
Geçen yıl 27 Mayıs’ta Taksim Gezi Parkı’nda duvarın yıkılması ve ağaçların kesilmesiyle patlak veren Gezi Parkı olayları, Türkiye ve dünyada geniş tepkiye yol açmıştı. Olaylar devam ederken Taksim Gezi Parkı Platformu üyeleri, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüşmüş ve taleplerini dile getirmişti. Ancak görüşmeden sonra olaylar daha da şiddetlenmişti. Başta Taksim olmak üzere İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Twitter ve Facebook gibi sosyal medya siteleri üzerinde, “Gezi platformu’, ‘Taksim Gezi Parkı Platformu’, ‘Taksim Platformu’ isimleri altında birleşen yüzlerce kişi aynı anda toplanmış ve eylem yapmıştı.
DERNEK KURMAK İSTEYENLERE SÜRPRİZ
Haziran’dan sonra dernek kurmak isteyenler İl Dernekler Müdürlüğü’ne başvuru yaptığında ‘Platform’ ismini kullanamayacakları uyarısıyla karşılaştı. Konuyla ilgili bilgisine başvurulan İstanbul İl Dernekler Müdürlüğü’nden açıklama geldi. Vali Yardımcısı Günay Özdemir’in yazılı olarak yaptığı açıklamada, “5253 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 4. maddesi (a) bendinde derneğin adı ve merkezinin tüzüğünde belirtilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Uygulama yeni olmayıp, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın 29.07.2013 tarihli yazıları ile dernek isimlerinin dernek tüzel kişiliği dışında farklı hukuki kişileri çağrıştıracak ve derneğin ismine amacını aşan anlamlar yüklenmesine sebep olacak(akademi, enstitü, oda, kurum, platform, konsey (v.b) kelimelerin kullanılmaması öngörülmüştür. Bu kapsamda kanunlarla kurulması öngörülen çeşitli tüzel kişiliklerin hukuki statüleri ile dernek tüzel kişiliğinin hukuki statüsünün birbirine karışmaması, toplumda bu şekilde oluşmuş veya oluşacak olan anlam ve algı karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.
Gezi Parkı olaylarının meydana geldiği Haziran’dan sonra, ‘Platform’, ‘Konsey’ gibi isimlerle dernek kurulmasının yasaklandığı ortaya çıktı. İstanbul Valiliği, derneğin amacını aşan anlamların yüklenmesine sebep olacak kelimelerin anlam ve algı karmaşasına sebep olduğu gerekçesiyle, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın böyle bir uygulamaya gittiğine dikkat çekti.
Geçen yıl 27 Mayıs’ta Taksim Gezi Parkı’nda duvarın yıkılması ve ağaçların kesilmesiyle patlak veren Gezi Parkı olayları, Türkiye ve dünyada geniş tepkiye yol açmıştı. Olaylar devam ederken Taksim Gezi Parkı Platformu üyeleri, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüşmüş ve taleplerini dile getirmişti. Ancak görüşmeden sonra olaylar daha da şiddetlenmişti. Başta Taksim olmak üzere İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Twitter ve Facebook gibi sosyal medya siteleri üzerinde, “Gezi platformu’, ‘Taksim Gezi Parkı Platformu’, ‘Taksim Platformu’ isimleri altında birleşen yüzlerce kişi aynı anda toplanmış ve eylem yapmıştı.
DERNEK KURMAK İSTEYENLERE SÜRPRİZ
Haziran’dan sonra dernek kurmak isteyenler İl Dernekler Müdürlüğü’ne başvuru yaptığında ‘Platform’ ismini kullanamayacakları uyarısıyla karşılaştı. Konuyla ilgili bilgisine başvurulan İstanbul İl Dernekler Müdürlüğü’nden açıklama geldi. Vali Yardımcısı Günay Özdemir’in yazılı olarak yaptığı açıklamada, “5253 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 4. maddesi (a) bendinde derneğin adı ve merkezinin tüzüğünde belirtilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Uygulama yeni olmayıp, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın 29.07.2013 tarihli yazıları ile dernek isimlerinin dernek tüzel kişiliği dışında farklı hukuki kişileri çağrıştıracak ve derneğin ismine amacını aşan anlamlar yüklenmesine sebep olacak(akademi, enstitü, oda, kurum, platform, konsey (v.b) kelimelerin kullanılmaması öngörülmüştür. Bu kapsamda kanunlarla kurulması öngörülen çeşitli tüzel kişiliklerin hukuki statüleri ile dernek tüzel kişiliğinin hukuki statüsünün birbirine karışmaması, toplumda bu şekilde oluşmuş veya oluşacak olan anlam ve algı karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.
"Elektrikleri kesen iki ayaklı hayvandır."
Seçimleri kazanan AK Parti adayının yarısı kadar oy alabilen Baydemir, pazar günü yaşanan elektrik kesintilerini hatırlatarak, "Şanlıurfa’nın elektriklerini kesen dört ayaklı değil iki ayaklı hayvandır" dedi.
Seçimi kaybedince Diyarbakır'a dönecek olan BDP'li Osman Baydemir, bugün Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan Balıklıgöl Platosundaki mağarayı ziyaret ederek namaz kıldı, ardından vatandaşlarla vedalaştı. Kendisine ilgi gösteren vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektiren Baydemir, gazetecilere seçimlere ilişkin değerlendirme yaptı.
65 gün kentte seçim çalışması yaptıklarını anlatan Baydemir, "Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan bütün seçimlerde tek partili dönemlerdeki seçimlerde dahil olmak üzere Cumhuriyet tarihinin en karanlık seçimini bu seçimlerde yaşadık. 2014 yerel seçimlerinin en karanlık seçimi de Şanlıurfa’da oldu. Biz bütün katıldığımız programlarda 'elektrik giderse bu işlere şaibe girer, karışır' demiştik. Ama seçim günü elektrikler gitti ve 5 saat boyunca gelmedi. Herkes biliyor ki; yarasalar, vampirler, hırsızlar karanlığı sever. Bu sonuç karanlığın yaratmış olduğu bir sonuçtur" dedi.
Seçmenin sandık başına giderek oyunu kullandığını ancak bazı ilçelerde oyların yakıldığını ileri süren Baydemir, "Biz seçim süreci boyunca 'demokrasi kazansın' diyerek nezaketimizi koruduk. Başkaları karanlık hesapların, fırıldakların, çirkin oyunların hesabını planını yapmıştır. Bütün sandıklardaki torbaların hepsinin ağzı açıktı. Gelen tutanakların mühürlü olması gerekirdi. Ama tutanakların yüzde 60'ı mühürsüzdü. Hilenin karışmadığı tek bir sandık kalmadı. Tutanakların büyük bir çoğunluğu tek kalem ürünü tutanaklardı. Böyle bir şey olamaz. Açık ve net söylüyorum torbaların büyük çoğunu polis getirdi. Polisler torbaları sırtlayarak Seçim Kurulu'na getiriyorlardı. Burada A’dan Z’ye devlet var gücüyle yek vücut oldu” diye konuştu.
"ŞANLIURFA SURİYENİN ARKA BAHÇESİ YAPILMAK İSTENİYOR"
Hükümetin Suriye politikalarını eleştiren ve sınır hattındaki Şanlıurfa'nın Suriye'nin arka bahçesine dönüştürülmek istendiği iddiasında bulunan Baydemir şöyle konuştu:
"Ey Şanlıurfa halkı; Suriye savaşı sizin üzerinizden verilmek isteniyor. Yarın Suriye’den Şanlıurfa merkezine ve ilçelerine birkaç füze düşerse sanmayın ki o füzeleri Esad atmıştır. O füzeleri bakanın kendisi atmıştır. Eğer Şanlıurfa topraklarına bir füze düşerse bu Suriye rejimi tarafında atılmış bir füze olmayacaktır. Bakan Faruk Çelik tarafından, Başbakan, MİT Müsteşarı tarafından atılmış bir füze olacaktır. Şanlıurfa Suriye savaşının arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Önümüzdeki birkaç yıl Şanlıurfa için zorlu yıllar olacaktır. Suriye savaşı bizim savaşımız değildir. Suriye savaşını çıkartmak isteyenler, hırsızlıklarını, rantlarını gizlemek isteyenlerindir. Bu oyuna gelmeyin. Bizim nefesimizi her zaman enselerinde hissedecekler. AK Parti'nin oyu bu kentte yüzde 65 değildir. BDP’nin oyu bu kentte yüzde 30 değildir. Biz başa baş giden iki partiydik, devlet bütün kurumlarıyla adeta hırsızlıkta sınır tanımadılar. Bu dünyanın sonu değildir, daha başlangıçtır."
"ELEKTİRİKLERİ KESEN İKİ AYAKLI HAYVANDIR"
Seçim günü yaşanan elektrik kesintilerine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı'nın 'trafoya kedi girdi' yorumuna ilişkin görüşü de sorulan Baydemir şöyle devam etti:
"Benim bildiğim bütün kediler dört ayaklıdır. Doğrudur elektrikleri kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’nın elektriklerini kesen dört ayaklı hayvan değildir iki ayaklı hayvandır. Enerji bakanı çok doğru söylüyor elektriği kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’daki elektriği kesenler, iki ayaklı hayvanlardır. Barış ve demokrasi mücadelesine tam gaz devam edeceğim. Ama hırsızlara, yarasalara, kan emicilere boyun eğecek değiliz. Bizden kaynaklı bir gerilim olmadı. Muhtarlık seçiminden 6 kişi öldü. Bununla da mücadele edeceğim. Ben başbakan olursam hırsızlık ve yolsuzlukla anılacaksam benim başbakanlığım 50 kere yerin dibine girsin. Bir insanın itibarı yoksa yüzde 155 alsan ne yazar. Elektronik düzenek sende, hakim sende, hem resmi hem de gayri resmi para sende. Bu dünya Nemrut'a kalmadı size mi kalacak."
Seçimi kaybedince Diyarbakır'a dönecek olan BDP'li Osman Baydemir, bugün Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan Balıklıgöl Platosundaki mağarayı ziyaret ederek namaz kıldı, ardından vatandaşlarla vedalaştı. Kendisine ilgi gösteren vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektiren Baydemir, gazetecilere seçimlere ilişkin değerlendirme yaptı.
65 gün kentte seçim çalışması yaptıklarını anlatan Baydemir, "Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan bütün seçimlerde tek partili dönemlerdeki seçimlerde dahil olmak üzere Cumhuriyet tarihinin en karanlık seçimini bu seçimlerde yaşadık. 2014 yerel seçimlerinin en karanlık seçimi de Şanlıurfa’da oldu. Biz bütün katıldığımız programlarda 'elektrik giderse bu işlere şaibe girer, karışır' demiştik. Ama seçim günü elektrikler gitti ve 5 saat boyunca gelmedi. Herkes biliyor ki; yarasalar, vampirler, hırsızlar karanlığı sever. Bu sonuç karanlığın yaratmış olduğu bir sonuçtur" dedi.
Seçmenin sandık başına giderek oyunu kullandığını ancak bazı ilçelerde oyların yakıldığını ileri süren Baydemir, "Biz seçim süreci boyunca 'demokrasi kazansın' diyerek nezaketimizi koruduk. Başkaları karanlık hesapların, fırıldakların, çirkin oyunların hesabını planını yapmıştır. Bütün sandıklardaki torbaların hepsinin ağzı açıktı. Gelen tutanakların mühürlü olması gerekirdi. Ama tutanakların yüzde 60'ı mühürsüzdü. Hilenin karışmadığı tek bir sandık kalmadı. Tutanakların büyük bir çoğunluğu tek kalem ürünü tutanaklardı. Böyle bir şey olamaz. Açık ve net söylüyorum torbaların büyük çoğunu polis getirdi. Polisler torbaları sırtlayarak Seçim Kurulu'na getiriyorlardı. Burada A’dan Z’ye devlet var gücüyle yek vücut oldu” diye konuştu.
"ŞANLIURFA SURİYENİN ARKA BAHÇESİ YAPILMAK İSTENİYOR"
Hükümetin Suriye politikalarını eleştiren ve sınır hattındaki Şanlıurfa'nın Suriye'nin arka bahçesine dönüştürülmek istendiği iddiasında bulunan Baydemir şöyle konuştu:
"Ey Şanlıurfa halkı; Suriye savaşı sizin üzerinizden verilmek isteniyor. Yarın Suriye’den Şanlıurfa merkezine ve ilçelerine birkaç füze düşerse sanmayın ki o füzeleri Esad atmıştır. O füzeleri bakanın kendisi atmıştır. Eğer Şanlıurfa topraklarına bir füze düşerse bu Suriye rejimi tarafında atılmış bir füze olmayacaktır. Bakan Faruk Çelik tarafından, Başbakan, MİT Müsteşarı tarafından atılmış bir füze olacaktır. Şanlıurfa Suriye savaşının arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Önümüzdeki birkaç yıl Şanlıurfa için zorlu yıllar olacaktır. Suriye savaşı bizim savaşımız değildir. Suriye savaşını çıkartmak isteyenler, hırsızlıklarını, rantlarını gizlemek isteyenlerindir. Bu oyuna gelmeyin. Bizim nefesimizi her zaman enselerinde hissedecekler. AK Parti'nin oyu bu kentte yüzde 65 değildir. BDP’nin oyu bu kentte yüzde 30 değildir. Biz başa baş giden iki partiydik, devlet bütün kurumlarıyla adeta hırsızlıkta sınır tanımadılar. Bu dünyanın sonu değildir, daha başlangıçtır."
"ELEKTİRİKLERİ KESEN İKİ AYAKLI HAYVANDIR"
Seçim günü yaşanan elektrik kesintilerine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı'nın 'trafoya kedi girdi' yorumuna ilişkin görüşü de sorulan Baydemir şöyle devam etti:
"Benim bildiğim bütün kediler dört ayaklıdır. Doğrudur elektrikleri kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’nın elektriklerini kesen dört ayaklı hayvan değildir iki ayaklı hayvandır. Enerji bakanı çok doğru söylüyor elektriği kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’daki elektriği kesenler, iki ayaklı hayvanlardır. Barış ve demokrasi mücadelesine tam gaz devam edeceğim. Ama hırsızlara, yarasalara, kan emicilere boyun eğecek değiliz. Bizden kaynaklı bir gerilim olmadı. Muhtarlık seçiminden 6 kişi öldü. Bununla da mücadele edeceğim. Ben başbakan olursam hırsızlık ve yolsuzlukla anılacaksam benim başbakanlığım 50 kere yerin dibine girsin. Bir insanın itibarı yoksa yüzde 155 alsan ne yazar. Elektronik düzenek sende, hakim sende, hem resmi hem de gayri resmi para sende. Bu dünya Nemrut'a kalmadı size mi kalacak."
1 Nisan 2014 Salı
by kralgaste
Sandık Başkanı boş oy pusulasına Akp'yi basalım diyor!
Çorlu Unilever İlköğretim Okulu 1235 nolu sandık, Sandık başkanı boş pusulaya ak partiyi basalım diyor. İZLE VE İZLETTİR..
28 Mart 2014 Cuma
Pegasus’tan “Ampulü söndürelim” uyarısı!
Pegasus Havayolları’nın kurum içine astığı bir pano tartışma yarattı. AKP’nin sembolü olan ampul görseliyle verilen panonun yerel seçimler öncesinde asılması kimi kesim tarafından “zamanlaması manidar” olarak nitelendirilse de Pegasus, ise ilanın eski olduğunu ve çalışanlara çevre bilincini aşılamak için ilanın asıldığını savundu.
Pano üzerinde yazan ‘geleceğimiz için fazla ışıkları söndürelim’ yazısının, AKP’nin amblemi olan ampul ile verilmesi tartışma yarattı.
Yerel seçimlere sayılı günler kala, Ali Sabancı’ya ait Pegasus Hava Yolları’nın bu mesajı akıllara, “Sabancı son günlerde yaşanan tartışmalar üzerinden AKP’ye gönderme mi yapıyor” sorusunu getirdi.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda hükümetle cemaat arasında yaşanan çatışma sırasında Pegasus Havayolları’nın sahibi Ali Sabancı’nın Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen’i sık sık sorduğu ve süreci yakından takip ettiği şeklinde ses kayıtları ortaya çıkmıştı.
Pano üzerinde yazan ‘geleceğimiz için fazla ışıkları söndürelim’ yazısının, AKP’nin amblemi olan ampul ile verilmesi tartışma yarattı.
Yerel seçimlere sayılı günler kala, Ali Sabancı’ya ait Pegasus Hava Yolları’nın bu mesajı akıllara, “Sabancı son günlerde yaşanan tartışmalar üzerinden AKP’ye gönderme mi yapıyor” sorusunu getirdi.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda hükümetle cemaat arasında yaşanan çatışma sırasında Pegasus Havayolları’nın sahibi Ali Sabancı’nın Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen’i sık sık sorduğu ve süreci yakından takip ettiği şeklinde ses kayıtları ortaya çıkmıştı.
27 Mart 2014 Perşembe
Bedaş bu neyin parası?
BEDAŞ'a soruşturma!
EPDK, faturaya yansıtılan bedel için "bu neyin parası" diye sorduAbone sayısı 4.3 milyona ulaşan ve 25 milyar kilovatsaatlik elektrik satışıyla Türkiye’nin en büyük dağıtım şirketi olarak öne çıkan BEDAŞ, özelleştirme sonrasında şikâyet rekorları kırıyor.
Habertürk'ün haberine göre aboneler, başta fatura okuma, arızalara müdahale ve açma-kapama olmak üzere çok değişik konuda Ankara’ya şikâyet yağdırıyor. Abonelerden gelen bu şikâyetler, çoğu zaman bilgi ve belgeye bağlanmadığı için inceleme ya da denetim aşamasına geçilemiyor.
BEDAŞ’la ilgili bir şikâyet, kısa bir süre önce soruşturma konusu oldu. BEDAŞ’ın bazı abonelerden elektrik sayaçlarına ‘bakım yapıldığı’ gerekçesiyle ‘sayaç bakım bedeli’ adı altında haksız yere belli tutarda tahsilat yaptığı iddiası ve bu iddiayı destekleyecek nitelikte soruşturma için yeterli kanıt ya da bilginin olduğunun saptanması üzerine EPDK harekete geçti. Soruşturmada, BEDAŞ’ın bu konuda yürüttüğü tahsilatın gerekçeleri ve abone bazlı işlemler tek tek incelenecek. Haksız yere tahsilat yapıldığının belirlenmesi durumunda BEDAŞ, öncelikle ilgili abonelere paraları iade edecek. BEDAŞ’a, mevzuata aykırı işlemi nedeniyle aynı zamanda para cezası verilmesi de gündemde.
DAĞITIM ŞİRKETLERİ SEÇİM İÇİN TEYAKKUZDA
Enerji Bakanı Taner Yıldız, 21 özel dağıtım şirketine, seçim günü bütün mühendis ve teknik elemanlarının işin başında ve muhtemel arızaya karşı teyakkuzda olmalarını söylediklerini belirtti.
25 Mart 2014 Salı
Seray Sever'in Suriyeli Mülteciler Konusunda İsyan Etti
Geçtiğimiz günlerde "Türkiye 2018 yılında çok güçlü bir devlet konumuna gelecek" diyen Seray Sever, Instagram'dan hesabından Türkiye'nin Suriye politikasını eleştirdi.
ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ
30 Mart yerel seçimlerine 5 gün kala Suriyeli mülteciler hakkındaki endişelerini dile getiren güzel oyuncu, sığınmacılara vatandaşlık verildiği ve seçimde oy kullanacakları yönündeki iddialar üzerine Instagram'dan sitem etti.
"MADEM DÜZGÜN YAŞAM ŞARTLARI SAĞLANMAYACAKTI..."
Suriyeli çocukların durumuna dikkat çeken Sever şu ifadelere yer verdi: "T.C. vatandaşları dışında 2 aylığına, sadece oy versin diye yerleştirilmiş insanların oy vermesini sağlıklı bulmuyorum. Nişantaşı'nda önümü kesip, dilini anlamadığım Suriyeli çocuklar ellerini açmış bir şeyler istiyor. Madem onlara doğru düzgün yaşam şartları sağlanmayacaktı, niye getirdiler? Tek bir tek cevabı var."
ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ
30 Mart yerel seçimlerine 5 gün kala Suriyeli mülteciler hakkındaki endişelerini dile getiren güzel oyuncu, sığınmacılara vatandaşlık verildiği ve seçimde oy kullanacakları yönündeki iddialar üzerine Instagram'dan sitem etti.
"MADEM DÜZGÜN YAŞAM ŞARTLARI SAĞLANMAYACAKTI..."
Suriyeli çocukların durumuna dikkat çeken Sever şu ifadelere yer verdi: "T.C. vatandaşları dışında 2 aylığına, sadece oy versin diye yerleştirilmiş insanların oy vermesini sağlıklı bulmuyorum. Nişantaşı'nda önümü kesip, dilini anlamadığım Suriyeli çocuklar ellerini açmış bir şeyler istiyor. Madem onlara doğru düzgün yaşam şartları sağlanmayacaktı, niye getirdiler? Tek bir tek cevabı var."
23 Mart 2014 Pazar
Türkçe olimpiyatları bu ülkenin gururunu okşuyor
Başbakan Erdoğan'ın "Bundan sonra Türkçe Olimpiyatları yapamazlar. Artık bitti o iş. Bizden salon alacaklar. Geç o işleri geç. Kapandı o defter kapandı." sözleriyle yeniden gündeme gelen Türkçe Olimpiyatları'na ilişkin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıklama yaptı.
"Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum." diyen Kılıçdaroğlu, "Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.” sözleriyle Erdoğan'a tepki gösterdi.
İşte Milliyet yazarı Serpil Çevikcan'ın Gaziantep mitingi sonrası Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaları aktardığı yazısının o bölümü...
"Seçim meydanlarında Gülen cemaatine dönük sert eleştirilerini sürdüren Başbakan RecepTayyip Erdoğan, son olarak, bundan sonra cemaatin Türkçe Olimpiyatları’nı yapamayacağını söyledi.
“Bitti artık o iş. Artık bizden stat alacak, kapalı spor salonu alacak; geç o işi geç. Kapandı o defter artık” dedi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Gaziantep’teki seçim mitinginden dönerken Erdoğan’ın bu açıklamasını da sorduk. Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:
“Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.”
CHP lideri, koşullar uygun olmadığı için bugüne kadar Türkçe Olimpiyatları’na katılamadığını, ancak öğrencilerin kendisini ziyaret ettiğini belirtti. “Bundan sonra katılmayı düşünüyor musunuz” sorusunu da, “Koşullar uygun olursa katılırım, CHP’li arkadaşlar katıldılar Türkçe Olimpiyatları’na. Bir kültür faaliyeti olarak görmek lazım” diye yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, “Ses kayıtları, tapeler konusunda siyasetin topluca bir tavır göstermesi gerekmiyor mu?” sorusunu yanıtlarken ise şunları söyledi:
“İkiye ayırmamız lazım. Kişinin özel yaşamı ile ilgili kasetlere şiddetle karşıyım. Bunun şu veya bu şekilde belli kişi ve kurumlar tarafından servis edilmesini uygun görmem. Özel yaşamın dışında, toplumu ilgilendiren ses kayıtları varsa onun yayılmasında, kamuoyuna duyurulmasında hiçbir sakınca görmem. ABD’de Watergate skandalı oldu, Başkan istifa etmek zorunda kaldı. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. Özel yaşamı ilgilendirmeyip doğrudan toplumsal yaşamı ilgilendiren bir konuda, özel bir kaydın yayınlanması suç görülmüyor. Böyle bir tablonun ortaya çıktığı durumda, ‘Efendim ses kayıtları var ama özel hayat’ diyemeyiz, bunun özel hayatla ilgisi yok, toplumun çıkarları ile birebir ilgilidir ve yayınlanması doğrudur. Yayınlamamak suçtur.”
CHP lideri, “Türkiye’de seçim sürecinde gerginliğin tırmanmasından, kutuplaşmanın artmasından yakınılıyor. Başbakan Erdoğan ile konuşmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna karşılık ise, “Hayır. Eğer Türkiye’de temiz siyaseti öngörüyorsak şaibeli bir kişiyle, ana muhalefet partisinin bir araya gelmesini asla doğru bulmam. Onun önce aklanması lazım” dedi.
"ERKEN SEÇİMİ PLANLIYORLAR
Kılıçdaroğlu, bazı şehirlerde CHP ile MHP’nin seçim işbirliği yaptığı, İstanbul, Ankara gibi bazı metropollerde MHP’lilerin CHP’ye, bazılarında da CHP’lilerin MHP’ye oy vereceği yolundaki iddiaları ise şöyle yanıtladı:
“Her siyasal parti adaylarını gösterdi. Dolayısıyla bir işbirliği söz konusu değil. Bunu açıklıkla ifade edelim ama vatandaş kime oy verirse ona da saygı göstereceğiz. Oy geçişkenliğinin fazla olacağı, kararsızların oyunun çok önemli olacağı bir seçim yaşayacağız. Yerel adayların kimlikleri önemli. Adaylar eğer gerçekten bölgeye, beldeye, yönetmek istediği belediyede güven veriyorsa pek çok partiden o adaya oy gelebilir.”
CHP lideri, hükümetin erken seçim planladığını belirterek, “Büyük bir olasılıkla hükümet,Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile genel seçimleri birlikte yapmak isteyecektir. Ekonominin iyiye gitmediğini iktidar da görüyor” diye konuştu."
Odatv.com
"Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum." diyen Kılıçdaroğlu, "Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.” sözleriyle Erdoğan'a tepki gösterdi.
İşte Milliyet yazarı Serpil Çevikcan'ın Gaziantep mitingi sonrası Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaları aktardığı yazısının o bölümü...
"Seçim meydanlarında Gülen cemaatine dönük sert eleştirilerini sürdüren Başbakan RecepTayyip Erdoğan, son olarak, bundan sonra cemaatin Türkçe Olimpiyatları’nı yapamayacağını söyledi.
“Bitti artık o iş. Artık bizden stat alacak, kapalı spor salonu alacak; geç o işi geç. Kapandı o defter artık” dedi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Gaziantep’teki seçim mitinginden dönerken Erdoğan’ın bu açıklamasını da sorduk. Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:
“Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.”
CHP lideri, koşullar uygun olmadığı için bugüne kadar Türkçe Olimpiyatları’na katılamadığını, ancak öğrencilerin kendisini ziyaret ettiğini belirtti. “Bundan sonra katılmayı düşünüyor musunuz” sorusunu da, “Koşullar uygun olursa katılırım, CHP’li arkadaşlar katıldılar Türkçe Olimpiyatları’na. Bir kültür faaliyeti olarak görmek lazım” diye yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, “Ses kayıtları, tapeler konusunda siyasetin topluca bir tavır göstermesi gerekmiyor mu?” sorusunu yanıtlarken ise şunları söyledi:
“İkiye ayırmamız lazım. Kişinin özel yaşamı ile ilgili kasetlere şiddetle karşıyım. Bunun şu veya bu şekilde belli kişi ve kurumlar tarafından servis edilmesini uygun görmem. Özel yaşamın dışında, toplumu ilgilendiren ses kayıtları varsa onun yayılmasında, kamuoyuna duyurulmasında hiçbir sakınca görmem. ABD’de Watergate skandalı oldu, Başkan istifa etmek zorunda kaldı. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. Özel yaşamı ilgilendirmeyip doğrudan toplumsal yaşamı ilgilendiren bir konuda, özel bir kaydın yayınlanması suç görülmüyor. Böyle bir tablonun ortaya çıktığı durumda, ‘Efendim ses kayıtları var ama özel hayat’ diyemeyiz, bunun özel hayatla ilgisi yok, toplumun çıkarları ile birebir ilgilidir ve yayınlanması doğrudur. Yayınlamamak suçtur.”
CHP lideri, “Türkiye’de seçim sürecinde gerginliğin tırmanmasından, kutuplaşmanın artmasından yakınılıyor. Başbakan Erdoğan ile konuşmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna karşılık ise, “Hayır. Eğer Türkiye’de temiz siyaseti öngörüyorsak şaibeli bir kişiyle, ana muhalefet partisinin bir araya gelmesini asla doğru bulmam. Onun önce aklanması lazım” dedi.
"ERKEN SEÇİMİ PLANLIYORLAR
Kılıçdaroğlu, bazı şehirlerde CHP ile MHP’nin seçim işbirliği yaptığı, İstanbul, Ankara gibi bazı metropollerde MHP’lilerin CHP’ye, bazılarında da CHP’lilerin MHP’ye oy vereceği yolundaki iddiaları ise şöyle yanıtladı:
“Her siyasal parti adaylarını gösterdi. Dolayısıyla bir işbirliği söz konusu değil. Bunu açıklıkla ifade edelim ama vatandaş kime oy verirse ona da saygı göstereceğiz. Oy geçişkenliğinin fazla olacağı, kararsızların oyunun çok önemli olacağı bir seçim yaşayacağız. Yerel adayların kimlikleri önemli. Adaylar eğer gerçekten bölgeye, beldeye, yönetmek istediği belediyede güven veriyorsa pek çok partiden o adaya oy gelebilir.”
CHP lideri, hükümetin erken seçim planladığını belirterek, “Büyük bir olasılıkla hükümet,Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile genel seçimleri birlikte yapmak isteyecektir. Ekonominin iyiye gitmediğini iktidar da görüyor” diye konuştu."
Odatv.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Categories
1 nisan şakası
19 mayıs
1mayıs
2.el oto
23nisan
3.köprü
3.sayfa
5.element
Abdullah Gül
abdülkadir selvi
abigail ratchford
abiye elbise
abiye modası
ac milan
acun ılıcalı
acun medya
açalya semyeli
açlık sınırı
adalet
adana
adet
adıyaman
adli olaylar
adnan oktar
adriana curi
adriana lima
aeas bulut iynemli
af kanunu
afganistan
afrika
ahlaksız teklif
ahmet altan
ahmet dursun
ahmet hakan
aile
ajda pekkan
ak belediyeler
akaryakıt
akhisar
akıllı evler
Akıllı telefonlar
akif beki
akif hamzaçebi
akik taşı
akmerkez
akp
akp mitingleri
akp seçmeni
alanya
albüm
aldatma
ali ağaoğlu
ali atay
alkali diyet
allerji
almanya
alperen ocakları
altın fiyatları
altın ticareti
alzheimer
amal alamuddin
amazon
amerika
ana braga
ana paula maciel
anais zanotti
anamur
anayasa mahkemesi
Andrew Silverman
android telefonlar
ankara
ankaralı turgut
ankaranın dikmeni
anket
anlatımlı örgüler
anna grigorievna semenovich
anna kournikova
anna paquin
anne
anne ve bebeği
anneler günü
antalya
antikapitalist müslümanlar
antivirüs
apple
arda turan
arjantin
arkadaşım hoşgeldin
artvin
asena
asena erkin
asgari ücret
Ashley graham
askılı abiyeler
askılı bayan bluz
astroloji
aşk
aşk iksiri
ata demirer
atasözleri
atatürk
ateist
ateizm
atiye
atm
atv dizileri
avea
avm
avrupa
avukat
avustralya
avusturya
ayak kokusu
ayasofya
ayça ayşin turan
aydın
ayhan yılmaz
aylin kocaman
aylin kotil
aym
ayrılık
ayşe arman
ayşe özyılmazel
azerbeycan
aziz yıldırım
babet
bağış
bahar şenliği
bahar yorgunluğu
bahçeşehir
bakanbey
bakım kürü
bakırköy
bal faydaları
balık
balık fiyatları
balıkcılar
balıkcılık
balıkesir
bangladeş
bank asya
banka kredisi
bankacılık
barbara berlusconi
Basen Eritme
basketbol
başak sayan
başörtülü kızlar
battaniye modelleri
bayan hırka
bayan kazak modelleri
bayan örgü bere
bayan örgü modelleri
bayanlar
bayburt
bayern münchen
bayrak sevgisi
bdp
beach
bebek
bebek balıkcısı
bebek battaniyesi
bebek elbisesi
bebek örgü modelleri
bebek örgüleri
bebek patik
bebek şapkası
bebek yelek
bebiş
bedaş
begüm birgören
behzat ç
belçim bilgin
belediye başkanı
belediye hizmetleri
belfie
belgesel
belgrad ormanı
bella hadid
bella thorne
bengü
beni affet
benzin fiyatları
Beren Saat
berkay
berkin elvan
berna arıcı
berna laçin
berrak tüzünataç
beşiktaş
beşir atalay
beyaz show
beyazıt öztürk
beylikdüzü
beyonce
beyza bayraktar
biber gazı
bikini modelleri
bikinili güzeller
bikinili pozlar
bilgisayar
bilim
binali yıldırım
birmingham
bitcoin
bitki çayı
bitki kürü
bitlis
biyografi
bo osinski
bodrum
bodrum otelleri
boko haram
bolivya
borsa
bosna hersek
boşanma
brezilya
brooklyn decker
buca
burak yılmaz
burcin abdullah
burcu esmersoy
burhan kuzu
bülent arınç
bülent emrah parlak
bülent ersoy
büyük beden kadınlar
büyükçekmece
byran singer
cami imamı
can bonomo
can tanrıyar
candan erçetin
candice swanepoel
Caner Erkin
canlı yayın
cannes film festivali
Cara Delevingne
cari açık
carmen ortega
carola remer
cas
casey batchelor
casusluk
cazibeli kadınlar
celebrity
cem boyner
cem kılıç
cem yılmaz
cemaat
cep telefonu
ceren hindistan
ceren kalpakaslan
ceyda ateş
ceyda düvenci
chanel iman
charlie sims
chloe loughnan
chp
chp mitingleri
cicişler
cihangir
cihat
cilt bakımı
cilt sağlığı
cinayet haberleri
cinsel istismar
cinsel sağlık
cinsellik
CoCo
constance nunes
corona virüsü
courtney love
Courtney Stodden
covid19
cris urena
Cristiano Ronaldo
cristina pedroche
cuma
cuma hutbesi
cumhurbaşkanı
cumhurbaşkanı seçimi
cumhuriyet
cübbeli ahmet hoca
çagatay ulusoy
çağatay ulusoy
çağla kubat
çağla şikel
çağrı merkezi
çalıkuşu
çanakkale
çankaya
çapkınlık
çemişgezek
çeşme
çılgın ünlüler
çıplak fotolar
çıplak ünlüler
çiğdem kayalı
çin
çin çayı
çivril
çocuk gelinler
çocuk istismarı
çocuk ölümleri
çocuk parası
çorum
damak tadı
damat
danıştay
dans yarışması
dantel örgü modelleri
define
defne joy
değerli taşlar
deimante guabyte
dekolte
demet akalın
demet akbağ
demet evgar
demi lovato
den
denise welch
deniz
deniz atalay
deniz kazaları
deniz seki
deniz tanrıçaları
deniz uğur
denizli
deprem
derbi maçı
derin mermerci
derya büyükuncu
derya şensoy
derya tuna
dev kuleler
devin brugman
devlet bahçeli
devlet garantisi
dış politika
didem soydan
din görevlisi
din ve islam
disk
Dita Von Teese
diyanet
diyarbakır
diyet
diyet ve zayıflama
diziler
dizilerden sevişme sahneleri
doğa
doğa olayları
doğal kür
doğal sağlık
doğal yaşam
doğalgaz
doğukan manço
doğum
doğum günü
doğuş
doktor
doktor servan gökhan
dolar fiyatları
dolgun modeller
dolunay soyset
dombra marşı
dondurma
doutzen kroes
dövme
dövmeli ünlüler
dublaj
duygu bal
düğün dernek
dünya kupası
dünyadan haberler
düzce
dylan penn
ebru gündeş
ebru polat
ebru şallı
Ebru Şancı
ece erken
eda taşpınar
edirne
edita vilkeviciute
edremit
ege
ege üniversitesi
egemen bağış
egzersiz
eğitim
eğlence
ekonomi
ekrem imamoğlu
el kaide
el nusra
el örgü modelleri
elazığ
elektrikli otomobil
elena perminova
elif turan
eliz sakuçoğlu
emeklilik
emilia fox
emily didonato
emlak vergisi
emma appleton
emrah başsan
en güzel kadınlar
engelliler
engin altan düzyatan
engin öztürk
enrique iglesias
enteresan fotolar
enteresan haberler
enteresan twittler
enteresan videolar
erdal beşikcioğlu
erdal özyağcılar
erhan çelik
erkan petekkaya
erman toroğlu
erotic
erotik sahneler
ertem şener
ertuğrul özkök
erzurum
escort kızlar
esenyurt
eskişehir
eskort
esra ceyda
esra erol
estetik
estetik ameliyatı
estetikli güzeller
ethem sarısülük
etik
etiler
eurovision
ev hali
ev kadınları
ev yapımı
evlilik
evlilik programları
eyvah eyvah 3
ezgi mola
facebook
fahriye evcen
fantezi
farah zeynep abdullah
fatih altaylı
fatih saraç
fatimanın eli
felipe melo
femen
fenerbahçe
ferne mccann
ferrari
feshane
fethullah gülen
feyza çıpa
fıkra
fifa
film fragmanı
film seti
finans
finans haberleri
formula1
fota haber
foto galeri
foto galerisi
foto haber
fotomodel
foxtv
fransa
frikik
futbol
gabriella lenzi
gala geceleri
galatasaray
gamze karaman
Gamze Özçelik
garip ama gerçek
gavat
gazetecilik
gece klübü
geçici dövme
gelin
gelir testi
gemicik
genç kadın
gençler
gençlik iksiri
gençlik sırları
george clooney
georgis kousoulou
gerdek
gezi
gezi parkı
Gezi Seyahat
gisele bundchen
gizem akdeniz
gizem karaca
gizem özdilli
gizemli olaylar
gizli ilimler
google
gossip girl
göbek eritme
gögüs ekzersizleri
gökçe
gökçeada
göz sağlığı
greenpeace
gupse özay
gülben ergen
gülmece
gülşen
güncel
güncel haberler
güneri civaoğlu
güneşi beklerken
güney kore
günün twittleri
gürsel tekin
güvenlik
güzel kadın
güzellik sırları
güzellik yarışması
gwynet paltrow
haber
haberler
haç ve umre
hadise
hakan fidan
hakan keysan
hakim
halterci
hamdi alkan
hamilelik
hande ataizi
hande soral
hande yener
hanka maslikova
hareketli gifler
harun tan
hasta hakları
hastane
hastane randevusu
haşim kılıç
hatay
hatice aslan
havayolu
havuz medyası
hayvanlar alemi
Hazal Kaya
hazine
hdp
heidi klum
Helen Flanagan
helga lovekaty
hırsızlık
hilal cebeci
hindistan
hipokrat yemini
holanda
hollywood
hong kong
hostesler
hot babes
hot fotos
hot videos
hsyk
hurma faydaları
hülya avşar
hülya avşar cup
hürrem sultan
hüseyin avni çoş
hüseyin avni mutlu
hüseyin çelik
ırak
ırmak atuk
ışid
ibadet
ibb
ibrahim çelikkol
ibrahim saraçoğlu
ibrahim tatlıses
icardi
iç çamaşırı
idam cezası
iğne oyası
iğne oyası modelleri
ihale
ihsan özkes
iletişim
ilhan ekşioğlu
ilişki
ilkel yaşam
ilker kaleli
imar
imelih gökçek
imogen anthony
indila
ingiltere
inka uygarlığı
insan hakları
insanlık dramı
instagram
inter
internet
internet yasakları
intizar
ipad
ipek tuzcuoğlu
ipucu
iran
irem derici
irem sak
iri kalçalı kadınlar
iri memeler
irina shayk
isabeli fontana
ismail baki
ismail hacıoğlu
ispanya
israil
istanbul
istihbarat
isviçre
isviçreli yarim
iş adamı
iş güvenliği
işçi bayramı
işçi hakları
işçi sağlığı
işyeri
italya
ivana sert
izmir
japon turist
japonya
jasmin walia
jen selter
Jennifer Lawrence
jennifer lopez
Jennifer Nicole Lee
jessica alba
jessica szohr
jimnastik
joanna krupa
julia louis dreyfus
justin bieber
justin timberlake
kaan kalyon
kabak çekirdeği
kadın
kadın askerler
kadın cinayetleri
kadın erkek
kadın hakları
kadın milletvekili
kadın modası
kadın sağlığı
kadın ünlüler
kadın ve güzellik
kadirli
kahvaltı
kalça
kama sutra
kamboçya
kampanya
kanada
kanal D
kanaltürk
kanser
kanser belirtileri
kar yağışı
kara büyü
kara del toro
kara mizah
kara para aşk
karikatür
karim benzema
karine jelinek
kariyer
karizma
karpuz
kars
kartal
kate hudson
kate upton
kate winslett
katie green
katil
katil koca
katy perry
kaya çilingiroğlu
kaybolan uçak
kayıp çocuk
kayseri
kedi
kedicikler
kehanetler
kehribar
kelly brook
Kelly Brooks
kemal kılıçdaroğlu
kemal sunal
kemer
kenan evren
kenan ışık
kentsel rant kaynakları
kepekli saçlar
kesk
ketche
kıbrıs
kıl dönmesi
kırıkkale
kırım
kısa elbise modelleri
kısa elbiseler
kısa film
kış diyeti
kıvanç tatlıtuğ
kıyamet
kız isteme
kızılay
kızlar
kiev
kim kardashian
kinsey elizabeth
kiraz faydaları
kişniş faydaları
koah
komik fıkralar
komik twittler
komik videolar
konser
konuşan fotolar
konut sektörü
kozan
köşe yazısı
köyceğiz
kredi kartı
kris jenner
kulak ağrıları
kulak çınlaması
kuran ayetleri
kurbagalar
kurt seyit ve şura
kurt üzümü
kurtlar vadisi pusu
kuşadası
kutsi
kutup ayıları
küçük ağa
küçükçekmece
küresel ısınma
kürtaj
kym marsh
kyushu adası
lacey wildd
Lady gaga
larissa riquelme
lauren goodgear
lea anne ellison
lea michelle
leah felder
leah maree
leanna decker
leman sam
leslie mann
lewis hamilton
lig maçı
lilly allen
limon
lindsay ellingson
lindsay lohan
lisa seiffert
lise
liseli kızlar
londra
los angeles
lüks hayat
maden kazaları
maden kazası
maden mühendisleri
magazin
magazin haberleri
magazinler
makyaj
mal paylaşımı
malatya
malezya
maliye bakanı
manisa
mansur yavaş
manuela arbelaez
manuela arcuri
maria sharapova
mariah carey
marmara
marmaray
marmaris
mars
masaj
mavi tur
maxi lopez
maxim
mayalar
meclis çalışmaları
medcezir
megan fox
mehmet ali erbil
mehmet ali şahin
mehmet şimşek
meksika
melanie brown
melih gökçek
melisa sözen
menopoz
mert günok
merve aydın
merve boluğur
merve oflaz
meryem uzerli
metro
mezoterapi
mhp
mısır
miami
michael kadlec
michelle keegan
mihrimah sultan
mila kunis
Miley Cyrus
milletvekili
milli piyango
mimarlar odası
mini etekli ünlüler
miranda kerr
mirgün cabas
mit
mitoloji
mizah
moda
moda örgüler
montaj
morelos
motifli bebek yelek modeli
motifli örgüler
motorsiklet
muammer güler
mucize doktor
mucizeler
muğla
muharrem ince
muhteşem yüzyıl
murat başoğlu
murat boz
murat cemşir
murat ülker
murathan mungan
music
mustafa ceceli
mustafa islamoğlu
mustafa sarıgül
muş lalesi
mutfak
muz
müge anlı
mümtazer türköne
müzik
müzik klipleri
müzik listeleri
müzikklipleri
nabilla benattia
nagehan alçı
natasha oakley
naz elmas
nazlı ılıcak
nebahat çehre
necip fazıl kısakürek
nedir
nefes darlığı
nejat işler
nergis kumbasar
neslişah alkoçlar
new york
neymar
nicole aniston
nicole coco austin
nicole lee
Nicole Scherzinger
nicole trunfio
nihal yalçın
nihat doğan
nijerya
nikolaj coster
nina agdal
niran ünsal
nişanlı
noel biderman
noelle mondolini
normal doğum
norveç
nostalji
not defteri dizisi
nude
nurgül yeşilçay
nurgül yeşliçay
nuri bilge ceylan
nymphomaniac
obezite
okan bayülgen
okan kurt
okmeydanı
oktay usta
okul
ordu
oryantal
oryantal zümre
osman baydemir
osman sınav
osmaniye
otel
otomobil
otoyol
oylum talu
ödem söktürücü
ölüm
ömer çelik
ömer hayyam
ömer türken
ömür gedik
öpücük
örgü
örgü bebek yelek
örgü modelleri
örgü örnekleri
özcan deniz
özel hastaneler
özel sektör
özer hurmacı
özge özpirinçci
özge uzun
özgür özel
özlem yıldız
pamela anderson
panço modası
parti
passolig
pedikür
pegasus
peker açıkalın
pelin karahan
penelope cruz
pentagram
peru
petek dinçöz
petra silander
pırasa
pierre webo
pilates
plaj fotoları
plaj modası
platform
platini
playboy
playroom
podyum
polen alerjisi
police
popiş
popo frikikleri
pratik bilgiler
prenses
profil fotoları
prostat büyümesi
protesto
putin
püf noktası
radikal islamcılar
radyatör
radyo yayınları
rafet roman
real madrid
recep ivedik4
reza zarrab
rihanna
rina nanase
rita ora
robot
robot teknolojisi
rokcu imam
rose huntington
rtük
rus kızı
rus turist
rusya
rüstem paşa
saba tümer
sabah sporu
saç bakımı
saç dökülmesi
saç sağlığı
sadi güven
sağlık
sağlık haberleri
sağlık politikaları
sağlık videoları
sağlıklı beslenme
sağlıklı yaşam
sağlıktv
sahil
sahra ışık
sakallı ipten halı modelleri
sam faiers
sampdoria
samsun
samsung
sanat
sansür
sara tommasi
sarı sendika
sarıkamış
sarp akkaya
sarp apak
savaş
sbs
seçim
seçim haberleri
seçim hileleri
seçim sistemi
seçim sonuçları
seçkin özdemir
seda sayan
seks cihadı
seksi hostesler
seksi kızlar
selanik örgü
selçuk inan
selen soyder
Selena Gomez
selfie
selma ergeç
senem kuyucuoğlu
seray sever
serdar ortaç
serena williams
serenay sarıkaya
ses kaydı
ses kayıtları
sevgili
sevil uyar
seyahat
seyhan
seyyal taner
sgk
shakira
Sharon Stone
showtv
sıla şahin
sınav
sırt dekolteli abiye
sibel kekilli
sibel üresin
simge tertemiz
Simon Cowell
sinan akçıl
sinem bayraktutar
sinem kobal
sinema
sinema filmi
sirkenin faydaları
sit alanı
sivas
sivilce tedavisi
siyaset
skandal
sneijder
sofia valleri
Sofia Vergara
soğan kürü
sokak modası
soma
soma holding
soma madencilik
soma medencilik
son dakika
songül karlı
sophie reade
sosyal medya
spor
spor magazin
sport
straplez abiye modelleri
su böreği tarifi
sudan
suriye
survivor
survivor duygu
survivor gökhan
survivor kızları
survivor müge
survivor sahra
survivor tolga
survivor turabi
survivor yarışması
süleyman aslan
süleymanın yıldızı
sümeyye erdoğan
süperlig
süperstar
sylvio berlusconi
şafak pavey
şafak sezer
şahan gökbakar
şair
şaka
şal modelleri
şampiyon
şampiyonlar ligi
şampiyonluk
şarkı yarışması
şehir magandası
şehzade beyazıt
şenay gürler
şeyma subaşı
şifalı bitkiler
şiir dünyası
tablet
taciz vakaları
taksim
taliban
tamara gorro
tammy jung
tandogan
taner yıldız
tansiyon
tansu çiller
tapeler
tarih
taşeron işçiler
tatil
tatil fotoları
tatil mekanları
tayland
taylor swift
tayt
tayyip erdoğan
tecavüz olayları
tekne gezisi
teknoloji
teknoloji haberleri
tele dolandırıcı
telefon dolandırıcıları
televizyon
tenis
terapi
terörizm
tesettür
tesisat
teşhircilik
tığ işi örgü modelleri
tıp doktoru
timsah
tmmob
tolga çevik
tolga karel
tolga sarıtaş
tolgahan sayışman
tom cruise
toma
top modeller
trabzon
trafik kazaları
transfer
transparan
trendler
true blood
tuba büyüküstün
tuba ünsal
tuğba ekinci
tuğba özay
tuğçe ışınsu
tuğçe kazaz
tuncay özkan
tunceli
tunus
turist
turizm
turkcell
tutanak
tüketim toplumu
tülay kumaşcı
tüp geçit
türbanlı
türgev
türk askeri
Türk kadını
türk kahvesi
türk kızı
türk sineması
türkan şoray
türkiye
türkiye gündemi
türkiyem haberleri
tv dizileri
tv yarışmaları
tv yayınları
tv8
twitter
twitter fotoları
uefa
uğur aslan
uğur kurt
ukrayna
Ulu Önder
umut oran
unisex
urla
uygur türkleri
uykusuzluk
uzay kapsülü
uzun abiyeler
Ülkeler
ümraniye
üniversite
üniversite sınavı
ünlü kadınlar
ünlü modeller
ünlüler
ünlüler frikik
ünlüler gönüllüler
ünlüler modası
ünlülerin diyeti
üretim
üsküdar
üzüm faydaları
v.stiviano
vakıf
van
vanessa knowles
varis
vatikan
vergi
vergi cezası
vicky pattison
victoria beckham
victoria secret
video
video indir
video izle
vildan atasever
villa
virüs programları
vişne
vito schnabel
viyana
vodafone
vogue
voleybol
volkan demirel
volkan konak
vpn
wanda nara
webcam
Wesley Sneijder
whitney port
Wilma Elles
yabancı basından
yabancı sinema
yalan dünya
yalova
yangın
yargı
yarışma
yasak aşk
yasaklar
yasaklı sitelere giriş
yasemin erbil
yasemin ergene
yasemin key allen
yasmin erbil
yaşam
yaşam koçu
yaşam ve insanlar
yaşam ve teknoloji
yatak odası
yazlık modası
yazlık örgüler
yelek modelleri
yemek tarifleri
yenge
yeni moda
yenikapı
yere
yerel haberler
yerel seçim
yerel seçim anketi
yerel seçimler
yeşil kart
yeşim ceren bozoğlu
yetenek sizsiniz
yılan masajı
yıldız tilbe
yıldızlar
yılmaz erdoğan
yılmaz özdil
yoga
yoksulluk sınırı
yolanthe cabau
yolsuzluk
yorgunluk
you tube
yozgat
ysk
yusuf yerkel
yüksek tansiyon
yüksel aytuğ
yüreğir
zafer çağlayan
zahia dehar
zam haberleri
zayıflama diyeti
zayıflama kürü
zayıflama teknikleri
zeliha sunal
zelkif kazdal
zencefil faydaları
zengin türkler
zenginlik
ziraat
ziraat bankası
Trends
Popular Posts
-
Yıl: 2014 Yer: Ankara Mansur yavaş tek sandıkta -1705 (eksi bin yediyüz beş) oy alarak tarihe geçti. Dün gece geç saatler de Mansur Yavaş...
-
Türkiye'nin dekolteyi seven ünlü kadınları. Özellikle dünya basınında adeta dekoltelerini yarıştıran ünlülülere Türk ünlüler de katılıyo...
-
Camilerde çalınan Çav Bella şarkısını paylaşan CHP üyesi ve eski İzmir İl Başkan Yardımcısı Banu Özdemir tutuklandı. Özdemir, İzmir'dek...
Blog Archive
- Mart 2026 (2)
- Ocak 2026 (1)
- Aralık 2022 (2)
- Ağustos 2022 (3)
- Temmuz 2022 (1)
- Şubat 2022 (9)
- Ocak 2022 (2)
- Haziran 2021 (3)
- Mayıs 2021 (4)
- Şubat 2021 (1)
- Ocak 2021 (6)
- Aralık 2020 (6)
- Mayıs 2020 (11)
- Mart 2020 (13)
- Şubat 2020 (28)
- Ağustos 2015 (1)
- Nisan 2015 (4)
- Şubat 2015 (1)
- Kasım 2014 (5)
- Ağustos 2014 (22)
- Temmuz 2014 (35)
- Haziran 2014 (17)
- Mayıs 2014 (460)
- Nisan 2014 (672)
- Mart 2014 (140)






















